A. G. Baumgarten’da duyusal bilginin bilimi olarak estetik


































































yanlış olan, içinde açıkça yalanı barındırandır. Akıl-benzeri (analogon rationis) için yalan olarak kolayca anlaşılabilen yanlışlıklar, estetik yanlışlık olarak tanımlanır.
Baumgarten, estetik yanlışlığı estetikçi tarafından dinlenen, dogmatik, septik ve akademisyenlerden oluşan grupların tartışmasını örnek olarak vererek anlatır. Bir grubun argümanları, dinleyicinin hangisinin hakikat hangisinin yanlış olduğuna karar veremeyeceği kadar iyi dengelenmişse, dinleyen kişi bunu estetik hakikat olarak görür. Eğer, tartışanlardan biri karşısındakinin bir argümanının açıkça yanlış olduğunu göstermeyi başarırsa, ortaya çıkarılan yanlışlık, estetik yanlışlık olur.
Hakikat hakkındaki felsefi bir diyalogu gözümüzün önüne getirelim: Bir tarafta dogmatikler, diğer tarafta septikler ve akademisyenler arasında olmak üzere zekice yürütülen bir tartışma olmuş olsun. Konusu; (mantıksal ve metafiziksel anlamda) hakikat ve yanlışlık, bunların (soyut ve bilimsel anlamda) ölçütü ve ana kriteri, her iki kavramın anlamı, (açıklık, tamlık ve bilimsellik açısından) ayrılmalarının olanaklılığı olsun. (Genel ve saf mantıksal anlamda) haklı ve haksız arasındaki farkı kavramak istesinler. Hakikatin genel geçer ve asli ayırıcı niteliğine ve mantıksal yargıya geri dönmek istemiş olsunlar. Her iki tarafın da fikrini mümkün olduğu kadarıyla titizlikle savunduğu kabul edilsin. Her ikisi için de artık akıl-benzeri (analogon rationis) hafifçe birbirine karışarak görünecektir, neredeyse septikçinin acıklı ruhunu nihayetinde alkışa boğacak ketum bir dinleyici gibi. Akademisyenlerin bazıları, bu şekilde hiçbir şeyin doğru olarak görülememesinden sonra ve aynı türde (ve apaçıklığın aynı kademesinde) yanlış olarak da görülebileceğinden önermeyi sonunda geçersiz kılmaya kadar götüreceklerdir. Sonra belki de artık, haklı olarak, darılan dogmatikçiler şu yargıda mutabık olacaklardır: bu çocukça bir tutumdur. Çünkü nihayetinde ortaya konan, estetik olarak da yanlıştır.64 Baumgartena göre estetik yanlışlık, bir anlamda duyulara güvenmemenin sonucunda ortaya çıkar. Bununla bağlantılı şu dizeleri yazar:
Duyulardan şüphe etmenin anlamı .Kendi varlığının ellerinden kayması, hayatın ve sağlıklı olmanın dayandığı
64 a.g.e., s., 77
30



37. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

baumgarten
olan
estetik
rationis
analogon
akılbenzeri


37. SAYFA ICERIGI

yanlış olan, içinde açıkça yalanı barındırandır. Akıl-benzeri (analogon rationis) için yalan olarak kolayca anlaşılabilen yanlışlıklar, estetik yanlışlık olarak tanımlanır.
Baumgarten, estetik yanlışlığı estetikçi tarafından dinlenen, dogmatik, septik ve akademisyenlerden oluşan grupların tartışmasını örnek olarak vererek anlatır. Bir grubun argümanları, dinleyicinin hangisinin hakikat hangisinin yanlış olduğuna karar veremeyeceği kadar iyi dengelenmişse, dinleyen kişi bunu estetik hakikat olarak görür. Eğer, tartışanlardan biri karşısındakinin bir argümanının açıkça yanlış olduğunu göstermeyi başarırsa, ortaya çıkarılan yanlışlık, estetik yanlışlık olur.
Hakikat hakkındaki felsefi bir diyalogu gözümüzün önüne getirelim: Bir tarafta dogmatikler, diğer tarafta septikler ve akademisyenler arasında olmak üzere zekice yürütülen bir tartışma olmuş olsun. Konusu; (mantıksal ve metafiziksel anlamda) hakikat ve yanlışlık, bunların (soyut ve bilimsel anlamda) ölçütü ve ana kriteri, her iki kavramın anlamı, (açıklık, tamlık ve bilimsellik açısından) ayrılmalarının olanaklılığı olsun. (Genel ve saf mantıksal anlamda) haklı ve haksız arasındaki farkı kavramak istesinler. Hakikatin genel geçer ve asli ayırıcı niteliğine ve mantıksal yargıya geri dönmek istemiş olsunlar. Her iki tarafın da fikrini mümkün olduğu kadarıyla titizlikle savunduğu kabul edilsin. Her ikisi için de artık akıl-benzeri (analogon rationis) hafifçe birbirine karışarak görünecektir, neredeyse septikçinin acıklı ruhunu nihayetinde alkışa boğacak ketum bir dinleyici gibi. Akademisyenlerin bazıları, bu şekilde hiçbir şeyin doğru olarak görülememesinden sonra ve aynı türde (ve apaçıklığın aynı kademesinde) yanlış olarak da görülebileceğinden önermeyi sonunda geçersiz kılmaya kadar götüreceklerdir. Sonra belki de artık, haklı olarak, darılan dogmatikçiler şu yargıda mutabık olacaklardır: bu çocukça bir tutumdur. Çünkü nihayetinde ortaya konan, estetik olarak da yanlıştır.64 Baumgartena göre estetik yanlışlık, bir anlamda duyulara güvenmemenin sonucunda ortaya çıkar. Bununla bağlantılı şu dizeleri yazar:
Duyulardan şüphe etmenin anlamı .Kendi varlığının ellerinden kayması, hayatın ve sağlıklı olmanın dayandığı
64 a.g.e., s., 77
30

İlgili Kaynaklar







single.php