A. G. Baumgarten’da duyusal bilginin bilimi olarak estetik


































































ilk güvenin zedelenmesi ve tüm temel yıkılmasıdır. Ancak sadece akıl değildir çöküşe geçen, Hayatın kendisidir aynı zamanda yıkılmış olan Yıkıl derhal, eğer ki sen duyulara güvenmeye cesaret edemezsen ve dik bayırdan kaçınmaya.65

esasların

Güzel düşünmenin konusunun öznel anlamda bir rüya olduğu kabul edilirse; bu öyle bir rüyadır ki, bunun içerisinde ve temelinde er ya da geç onu yok edecek bir çelişki gizlenir veya ruhta rüya türünde birçok yanılsamadan veya gerçek tasarımlardan bir araya gelmiş bir fabl dünyası yükselir, fakat buna rağmen anlamsız kalır ve birlik teşkil etmeyen şeylerin yapay birleşmesinden yıpranır.
Böyle bir rüya veya böyle bir olağanüstü dünya, akıl-benzeri ile çelişkiye düşen, birbirini karşılıklı geçersiz kılan ve akıldışı olan şeyleri içerir veya bunlar dinleyicilerinin gözünde sık sık dağlanan aklın ve anlama yetisinin yargısından kaynaklanan kara bir Theta bulacaklardır, öyle ki estetikçi, dinleyicilerinin, düşündüğü her şeyin akla karşı olduğu yönünde yargıya vardıkları konusunda şüphe duymayacaktır. Bu tür rüyalar veya fabl dünyaları estetik anlamda da yanlışlıkları nedeniyle estetiğin alanından çıkarılmalıdır.66 Çünkü her ne kadar sanatçılar cesur yaratcılıkta özgür olsalar da, bu yaratıcılıkları birbirlerine zıt olanları, narinle yabanı eşleştirmek, yılanla kuşu, kurtla kuzuyu birleştirmek 67 için kullanılmamalıdır.
Bir anlatıda belirli bir kişiye yüklenmiş belirli bir karakter taşınamıyor ve onun özgür ruhu bağlamında mümkün görünmüyorsa ahlaki kuralların ölçütünün yardımıyla yine de akıl-benzeri tarafından ele alınarak hakkında hüküm verilebiliyorsa, (bu kişinin) güçleri artık az ya da çok faal ise- ve bu karakter ona hala yakıştırılıyorsa, o zaman buradan yeni türde bir estetik yanlışlık doğar.

65 a.g.e., s., 79 66 a.g.e., s. 87 67 a.g.e., s. 87

31



38. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Seramik sanatında plastik değerlerin araştırılması - Sayfa 55
40 Hoş: Beğenilen, duyguları okşayan, kişiye zevk veren bir şeydir. Gerçekte (reelde) var olana karşı duyulan beğenidir. Hoşun karşıtı, hoş olmayan, tatsız, zevksizdir. Hoşlanma, içsel bir değerdir ve uyarıcı sonucu hazlanmayı ve tat almayı ifade eder. Eğilim, istem ve içtepilerimizi, isteklerimizi ‘doyuran’, her etkileyici görünüş, hoş değerini yaratır. Daha çok, doğal ve fizyolojik hazlanmalar...

38. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

akıl
olan
estetik
kara
öyle
güzel


38. SAYFA ICERIGI

ilk güvenin zedelenmesi ve tüm temel yıkılmasıdır. Ancak sadece akıl değildir çöküşe geçen, Hayatın kendisidir aynı zamanda yıkılmış olan Yıkıl derhal, eğer ki sen duyulara güvenmeye cesaret edemezsen ve dik bayırdan kaçınmaya.65

esasların

Güzel düşünmenin konusunun öznel anlamda bir rüya olduğu kabul edilirse; bu öyle bir rüyadır ki, bunun içerisinde ve temelinde er ya da geç onu yok edecek bir çelişki gizlenir veya ruhta rüya türünde birçok yanılsamadan veya gerçek tasarımlardan bir araya gelmiş bir fabl dünyası yükselir, fakat buna rağmen anlamsız kalır ve birlik teşkil etmeyen şeylerin yapay birleşmesinden yıpranır.
Böyle bir rüya veya böyle bir olağanüstü dünya, akıl-benzeri ile çelişkiye düşen, birbirini karşılıklı geçersiz kılan ve akıldışı olan şeyleri içerir veya bunlar dinleyicilerinin gözünde sık sık dağlanan aklın ve anlama yetisinin yargısından kaynaklanan kara bir Theta bulacaklardır, öyle ki estetikçi, dinleyicilerinin, düşündüğü her şeyin akla karşı olduğu yönünde yargıya vardıkları konusunda şüphe duymayacaktır. Bu tür rüyalar veya fabl dünyaları estetik anlamda da yanlışlıkları nedeniyle estetiğin alanından çıkarılmalıdır.66 Çünkü her ne kadar sanatçılar cesur yaratcılıkta özgür olsalar da, bu yaratıcılıkları birbirlerine zıt olanları, narinle yabanı eşleştirmek, yılanla kuşu, kurtla kuzuyu birleştirmek 67 için kullanılmamalıdır.
Bir anlatıda belirli bir kişiye yüklenmiş belirli bir karakter taşınamıyor ve onun özgür ruhu bağlamında mümkün görünmüyorsa ahlaki kuralların ölçütünün yardımıyla yine de akıl-benzeri tarafından ele alınarak hakkında hüküm verilebiliyorsa, (bu kişinin) güçleri artık az ya da çok faal ise- ve bu karakter ona hala yakıştırılıyorsa, o zaman buradan yeni türde bir estetik yanlışlık doğar.

65 a.g.e., s., 79 66 a.g.e., s. 87 67 a.g.e., s. 87

31

İlgili Kaynaklar







single.php