A. G. Baumgarten’da duyusal bilginin bilimi olarak estetik


































































Tabii ki şairler gibi, yazmaya başladığında,
Arar, hiçbir yerde olmayanı ve sonunda evet Bulur aradığını ve sonunda ihtimallerle kendi yalanlarını hazırlar.76
O yine de metafiziksel ve estetikolojik hakikati ayrı tutar, aynı tema ve temanın tasavvuru, nesne ve nesnenin kavramı gibi ve estetikolojik hakikati ya eksiksiz olarak ya da tamamen açık olmayan olarak tanımlar. İlk durumda hakikatten bahsedilir, ikinci durumda olasılıktan. Felsefeci ilk konuda tam kesinlikten bahseder, ikinci durumda belirsizin, inanılırın, kuşkunun ve inandırıcı olmayanın alanındaki hakikatten. Bu nedenle estetikçi, güzellikle bağıntılı hakikatin sadece eksiksiz bilginin olduğu yerde değil, aynı şekilde belirsiz olanda, inanılır olanda, şüpheli olanda da aranması gerektiğini tavsiye eder.
Güzel düşünen estetikçi her ne kadar kulaklarında yanlış konuşmalar çınlasa da o her zaman kendi hakikatinin arkasından ve genelde bilinçsizce gider, sonrasında:
Ayak takımını kelimelerin
Kötü niyetli kullanımına karşı savunuyor”
Kast edilen yalanlar ve yanlışlıktır veya kendi içinden sevinerek, kendi dilinden emin, her şeyin ve hayatın hakikati, eğer ona orada ya da burada ormanın ortasında, ki bu orman yanlışların ve yalanların ormanı olarak adlandırılır, bütün ışıklarını yansıtır.77

76 a.g.e., s. 135 – 137 77 a.g.e., s. 137

39



46. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

hakikati
kadar
yanlış
estetikçi
güzel
şekilde


46. SAYFA ICERIGI

Tabii ki şairler gibi, yazmaya başladığında,
Arar, hiçbir yerde olmayanı ve sonunda evet Bulur aradığını ve sonunda ihtimallerle kendi yalanlarını hazırlar.76
O yine de metafiziksel ve estetikolojik hakikati ayrı tutar, aynı tema ve temanın tasavvuru, nesne ve nesnenin kavramı gibi ve estetikolojik hakikati ya eksiksiz olarak ya da tamamen açık olmayan olarak tanımlar. İlk durumda hakikatten bahsedilir, ikinci durumda olasılıktan. Felsefeci ilk konuda tam kesinlikten bahseder, ikinci durumda belirsizin, inanılırın, kuşkunun ve inandırıcı olmayanın alanındaki hakikatten. Bu nedenle estetikçi, güzellikle bağıntılı hakikatin sadece eksiksiz bilginin olduğu yerde değil, aynı şekilde belirsiz olanda, inanılır olanda, şüpheli olanda da aranması gerektiğini tavsiye eder.
Güzel düşünen estetikçi her ne kadar kulaklarında yanlış konuşmalar çınlasa da o her zaman kendi hakikatinin arkasından ve genelde bilinçsizce gider, sonrasında:
Ayak takımını kelimelerin
Kötü niyetli kullanımına karşı savunuyor”
Kast edilen yalanlar ve yanlışlıktır veya kendi içinden sevinerek, kendi dilinden emin, her şeyin ve hayatın hakikati, eğer ona orada ya da burada ormanın ortasında, ki bu orman yanlışların ve yalanların ormanı olarak adlandırılır, bütün ışıklarını yansıtır.77

76 a.g.e., s. 135 – 137 77 a.g.e., s. 137

39

İlgili Kaynaklar







single.php