A. G. Baumgarten’da duyusal bilginin bilimi olarak estetik


































































3.1 Hakikat İçin Mutlak Estetik Çaba
Baumgarten mutlak estetik çabayı; estetik hakikat ve olasılıkla, poetik üretme ve anlatımlarla dolu, olağanüstü bir arzu ile hakikat için çabalayan ve estetikolojik hakikat bilgisinin metoduna uygun bir mizaca sahip bir estetikçinin, bu tinsel duruşunu hakikat için mutlak ve sınırsız çabalama olarak tanımlar.
Ona göre, en düşük hakikat, en düşük metafiziksel hakikatin en düşük bilgisidir; yani bir nesnenin tasarımı (düşüncesi) ne kadar zenginse, ne kadar anlamlı ve uygunsa, ne kadar kesinse, ne kadar açık ve seçikse, ne kadar güvenilir ve safsa, ne kadar parlaksa ve bu, ne kadar çok, ne kadar anlamlı, ne kadar ağırlıklı detayları içeriyorsa, o detaylar ile birbirine bağlı olan bağıntıları ne kadar kuvvetliyse ve nesnenin içerdiği her şey ne kadar iyi birbirine uyuyorsa, estetikolojik hakikat o kadar anlamlıdır.78
Baumgarten için, her kim bir nesneyi bu şekilde kavrarsa; o, her şeyi aynı anda bilir. Metodik düşünmenin ve bilimsel tasarımların nesneleri genel kavram formunda oluşur ve bu şekilde bilimsel olarak kendini oluşturan bir ruhta yetkin, güzel ve dar anlamda mantıksal hakikat büyür. Hakikatin en sıkı arkadaşları olan idrak ve saf akıl, tam bilimsel metotların yardımıyla biçimsel mükemmelliği/yetkinliği, akıl-benzerini (analogon rationis) ve duyusal bilgi yetisini her basamakta devrederek takip ederler.
Her ne kadar mantıksal doğru bize kesinlik sağlayabilirse de, o bunun için yüksek bir bedel öder. Baumgarten mantıksal doğruya, somut olaydan genel kavrama doğru bir hareket olan fakirleşen soyutlama olarak bakar. Somut duyusal deneyimler, soyutlamada kaybolan doluluk, coşkunluk ve canlılık hissi taşır. Soyut mantıksal gerçeklik, estetik yetilerin sağladığı olasılıkla karşılaştırıldığında biraz solgun ve biraz cansız olarak düşünülür. Tersine estetik hakikat zenginlik, karmaşıklık ve maddeyi yüceltir.79 Karışıklık (kaos) terimi bununla birlikte Baumgartenın estetik hakikati yapısız veya gerekli şartlardan yoksun olarak gördüğüne işaret etmez. Bunun yerine o, duyusal bilginin benzersiz mükemmelliğinin kendilerine göre değerlendirileceği üç
78 a.g.e., s. 139 79 Osborne, Harold, Some Theories of Aesthetic Judgement, The Journal of Aesthetics and Art
Criticism, Vol.14, No.1, he American Society or Aesthetics, 1979, s. 139
41



48. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

baumgarten
duyusal
hakikat
estetik
mantıksal
kadar


48. SAYFA ICERIGI

3.1 Hakikat İçin Mutlak Estetik Çaba
Baumgarten mutlak estetik çabayı; estetik hakikat ve olasılıkla, poetik üretme ve anlatımlarla dolu, olağanüstü bir arzu ile hakikat için çabalayan ve estetikolojik hakikat bilgisinin metoduna uygun bir mizaca sahip bir estetikçinin, bu tinsel duruşunu hakikat için mutlak ve sınırsız çabalama olarak tanımlar.
Ona göre, en düşük hakikat, en düşük metafiziksel hakikatin en düşük bilgisidir; yani bir nesnenin tasarımı (düşüncesi) ne kadar zenginse, ne kadar anlamlı ve uygunsa, ne kadar kesinse, ne kadar açık ve seçikse, ne kadar güvenilir ve safsa, ne kadar parlaksa ve bu, ne kadar çok, ne kadar anlamlı, ne kadar ağırlıklı detayları içeriyorsa, o detaylar ile birbirine bağlı olan bağıntıları ne kadar kuvvetliyse ve nesnenin içerdiği her şey ne kadar iyi birbirine uyuyorsa, estetikolojik hakikat o kadar anlamlıdır.78
Baumgarten için, her kim bir nesneyi bu şekilde kavrarsa; o, her şeyi aynı anda bilir. Metodik düşünmenin ve bilimsel tasarımların nesneleri genel kavram formunda oluşur ve bu şekilde bilimsel olarak kendini oluşturan bir ruhta yetkin, güzel ve dar anlamda mantıksal hakikat büyür. Hakikatin en sıkı arkadaşları olan idrak ve saf akıl, tam bilimsel metotların yardımıyla biçimsel mükemmelliği/yetkinliği, akıl-benzerini (analogon rationis) ve duyusal bilgi yetisini her basamakta devrederek takip ederler.
Her ne kadar mantıksal doğru bize kesinlik sağlayabilirse de, o bunun için yüksek bir bedel öder. Baumgarten mantıksal doğruya, somut olaydan genel kavrama doğru bir hareket olan fakirleşen soyutlama olarak bakar. Somut duyusal deneyimler, soyutlamada kaybolan doluluk, coşkunluk ve canlılık hissi taşır. Soyut mantıksal gerçeklik, estetik yetilerin sağladığı olasılıkla karşılaştırıldığında biraz solgun ve biraz cansız olarak düşünülür. Tersine estetik hakikat zenginlik, karmaşıklık ve maddeyi yüceltir.79 Karışıklık (kaos) terimi bununla birlikte Baumgartenın estetik hakikati yapısız veya gerekli şartlardan yoksun olarak gördüğüne işaret etmez. Bunun yerine o, duyusal bilginin benzersiz mükemmelliğinin kendilerine göre değerlendirileceği üç
78 a.g.e., s. 139 79 Osborne, Harold, Some Theories of Aesthetic Judgement, The Journal of Aesthetics and Art
Criticism, Vol.14, No.1, he American Society or Aesthetics, 1979, s. 139
41

İlgili Kaynaklar







single.php