A. G. Baumgarten’da duyusal bilginin bilimi olarak estetik


































































ölçüt önerir. Bunlardan birincisi, düş kurma zenginliğidir yani estetik düşünce, kendi içinde bireysel öğeler barındırdığı sürece daha da mükemmelleşir, denilebilir. İçeriğin karmaşıklığı, estetik mükemmelliğin karakteristiği haline yükselmiş olur.
Estetikolojik hakikat bu şekilde daha dar bir kapsamda, mantıksal açıklığın ve anlaşılırlığın rekabet talebi ile kendi davasında maddi bütünselliğin” önüne geçmektedir. Çünkü öncelikle tüm insancıl bilgi olasılıklarının üstünde metafiziksel hakikatin saklı tutulduğu düşünülen maddi bütünsellik ilkesinde, insana geçiş sağlayan nesnel gerçeğin karşısına sınırlayıcı olarak “şekilsel bütünselliği çıkarmaktadır. Bu şekilsel bütünsellik, yani sadelik ve anlaşılırlık, maddi bütünselliğin kaybı ile ulaşılabilir olduğundan, kendi toplam talepleri doğrultusunda sorgulanabilir. Bu da bilinen retorik sorunun mantığıdır: “Soyutlamanın kayıptan başka ne gibi bir anlamı vardır?80 Ancak burada denge hemen kurulur. Baumgarten hem dar, hem de geniş bir ufukta yorumlanabilen bir görüntü izlettirir, kendi felsefesini duyusal bilgi ile denk tutar. “Bir karşılaştırma yapabilmek açısından, düzgün olmayan şekilde bir mermer bloğundan ancak malzemeden büyük ölçüde fireyi göze alarak mermer bir küre yapabilirsiniz ve bu işlemde fire tutarının yuvarlak şekilden çok daha fazla olduğunu da bilirsiniz”.81 Ham mermer blok, onu aşan gerçeğin hem metafizik hem de “malzeme” olarak adlandırılan simgesidir. Bu bloktan oluşturulan küre ise, soyutlama/genelleştirme ile kazanılmış duruluğun simgesini temsil eder. Baumgarten burada duyusal bilginin kabul edilmesi bağlamında estetiği mantığa karşı savaşıyor gibi görür. Ancak, aşağıdaki bölüm bu betimlemenin daha ayrıntılı anlamda ifade edilmesi gerektiğini söylemektedir: duruluk isteğinin yol açtığı kaybı yansıttığı gibi, aynı şiddet ve yoğunlaşma ile soyutlaşmanın salt etkisi ile değil aynı zamanda sınırlandırmaları ile de hareket etmemiz gerektiğini belirtmektedir: Niyetimiz kesinlik içinde duruluğu bozarak bir soyutluk yaratmak olmasa da yine de görüntünün tüm zenginliğini ele alıyoruz. Bu durumda Baumgarten’ın mantığa dayanarak ortaya koyduğu sınırlandırmalar estetik bilgi olasılıkları için de geçerlidir. Mermer küre burada hem mantıksal bütünlüğün duyusal resmini hem de özlülüğün estetik sunumunu ortaya koymaktadır.
80 Baumgarten, A.G., a.g.e., s. 143 – 145 81 a.g.e., s. 145
42



49. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

baumgarten
duyusal
estetik
kendi
mantıksal
hakikat


49. SAYFA ICERIGI

ölçüt önerir. Bunlardan birincisi, düş kurma zenginliğidir yani estetik düşünce, kendi içinde bireysel öğeler barındırdığı sürece daha da mükemmelleşir, denilebilir. İçeriğin karmaşıklığı, estetik mükemmelliğin karakteristiği haline yükselmiş olur.
Estetikolojik hakikat bu şekilde daha dar bir kapsamda, mantıksal açıklığın ve anlaşılırlığın rekabet talebi ile kendi davasında maddi bütünselliğin” önüne geçmektedir. Çünkü öncelikle tüm insancıl bilgi olasılıklarının üstünde metafiziksel hakikatin saklı tutulduğu düşünülen maddi bütünsellik ilkesinde, insana geçiş sağlayan nesnel gerçeğin karşısına sınırlayıcı olarak “şekilsel bütünselliği çıkarmaktadır. Bu şekilsel bütünsellik, yani sadelik ve anlaşılırlık, maddi bütünselliğin kaybı ile ulaşılabilir olduğundan, kendi toplam talepleri doğrultusunda sorgulanabilir. Bu da bilinen retorik sorunun mantığıdır: “Soyutlamanın kayıptan başka ne gibi bir anlamı vardır?80 Ancak burada denge hemen kurulur. Baumgarten hem dar, hem de geniş bir ufukta yorumlanabilen bir görüntü izlettirir, kendi felsefesini duyusal bilgi ile denk tutar. “Bir karşılaştırma yapabilmek açısından, düzgün olmayan şekilde bir mermer bloğundan ancak malzemeden büyük ölçüde fireyi göze alarak mermer bir küre yapabilirsiniz ve bu işlemde fire tutarının yuvarlak şekilden çok daha fazla olduğunu da bilirsiniz”.81 Ham mermer blok, onu aşan gerçeğin hem metafizik hem de “malzeme” olarak adlandırılan simgesidir. Bu bloktan oluşturulan küre ise, soyutlama/genelleştirme ile kazanılmış duruluğun simgesini temsil eder. Baumgarten burada duyusal bilginin kabul edilmesi bağlamında estetiği mantığa karşı savaşıyor gibi görür. Ancak, aşağıdaki bölüm bu betimlemenin daha ayrıntılı anlamda ifade edilmesi gerektiğini söylemektedir: duruluk isteğinin yol açtığı kaybı yansıttığı gibi, aynı şiddet ve yoğunlaşma ile soyutlaşmanın salt etkisi ile değil aynı zamanda sınırlandırmaları ile de hareket etmemiz gerektiğini belirtmektedir: Niyetimiz kesinlik içinde duruluğu bozarak bir soyutluk yaratmak olmasa da yine de görüntünün tüm zenginliğini ele alıyoruz. Bu durumda Baumgarten’ın mantığa dayanarak ortaya koyduğu sınırlandırmalar estetik bilgi olasılıkları için de geçerlidir. Mermer küre burada hem mantıksal bütünlüğün duyusal resmini hem de özlülüğün estetik sunumunu ortaya koymaktadır.
80 Baumgarten, A.G., a.g.e., s. 143 – 145 81 a.g.e., s. 145
42

İlgili Kaynaklar







single.php