A. G. Baumgarten’da duyusal bilginin bilimi olarak estetik


































































SONUÇ
Neredeyse 2300 yıllık batı felsefe tarihinden sonra duyusal bilgiyi teorik düşüncelerin merkezine iten Alexander Gottlieb Baumgarten için bilginin sabah kızıllığı insani bilginin bir boyutunun simgesidir. 1750/58de ünlü Aestheticası ile felsefi estetiğin ilk eseri yayımlanmıştır. Öğrencisi Georg Friedrich Meierin Almanca yazılarıyla gelişmiş ve felsefe tarihi aynı zamanda sanat, poetik, retorik ve sanat kuramları tarihlerinde çığır açan bir etkiyle yayılmıştır. G. W. Leibniz ve Christian Wolffun felsefi sisteminin temellerinde vücut bulan Baumgartenın estetiği, o zamanlar yeni ve kısmen bugüne kadarki estetik yaratıcılık ve bunun bilişsel gücü, bilimsel ve sanatsal bilginin analojisi ve burada ilk kez formüle edilen estetik hakikat kavramına dair doğurgan düşünce metodunun dolgunluğunu içermektedir.
Baumgarten için estetik teorinin amacı, duyusal bilmenin mükemmelliğine yardım etmektir. Duyusal bilmenin mükemmelliği güzel olarak tanımlanır. Tersine, estetik bilmenin eksikliği, çirkinliktir. Bundan dolayı güzelin göstergesi olarak sanat, dünyanın amaçlı birliği ve uyumunu göstermeyi hedefler. Bunda Baumgarten, evreni güzel bir yaratma ve her güzel nesneyi bütünün yansılama örneği olarak sayan klasik pulchrum (güzellik) teorisine katılır. Yansılama biçimindeki temsil, Baumgartenın nesne ve öznenin uyumluluğunu varsayan yani logic-ontolojik denkliğe dayanan Leibnizin Monadolojisinden aldığı bir fikirdir. Daha sonra estetik monad düşüncesinin Adornonun yazılarında tekrar ortaya çıktığı görülür. Güzel bir nesnedeki daha geniş birliğin estetik temsili, Baumgartenın güzel düşünme (pulchre cogitare) olarak nitelendirdiği şeydir.
Bu tanımla, analize başlanan noktaya, yani Aestheticanın birinci paragrafına dönülebilir: estetik, sadece duyusal bilginin bilimi olarak değil, serbest sanatlar teorisi, alt düzey bilgi, güzel düşünme sanatı ve aklın analogu olan sanat olarak da tanımlanır. Böylece ilk cümle, parantez içinde kısa bir tanım biçiminde, takip eden yüzlerce paragrafın detaylandırdığı argümanları içeriyor. Tanımlardan bazıları, aşikar olduğu gibi, geleneksel retorik sistemine ve Leibniz ve Wolffun rasyonel metafiziğine mecbur
52



59. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

baumgarten
duyusal
estetik
güzel
olan
eden


59. SAYFA ICERIGI

SONUÇ
Neredeyse 2300 yıllık batı felsefe tarihinden sonra duyusal bilgiyi teorik düşüncelerin merkezine iten Alexander Gottlieb Baumgarten için bilginin sabah kızıllığı insani bilginin bir boyutunun simgesidir. 1750/58de ünlü Aestheticası ile felsefi estetiğin ilk eseri yayımlanmıştır. Öğrencisi Georg Friedrich Meierin Almanca yazılarıyla gelişmiş ve felsefe tarihi aynı zamanda sanat, poetik, retorik ve sanat kuramları tarihlerinde çığır açan bir etkiyle yayılmıştır. G. W. Leibniz ve Christian Wolffun felsefi sisteminin temellerinde vücut bulan Baumgartenın estetiği, o zamanlar yeni ve kısmen bugüne kadarki estetik yaratıcılık ve bunun bilişsel gücü, bilimsel ve sanatsal bilginin analojisi ve burada ilk kez formüle edilen estetik hakikat kavramına dair doğurgan düşünce metodunun dolgunluğunu içermektedir.
Baumgarten için estetik teorinin amacı, duyusal bilmenin mükemmelliğine yardım etmektir. Duyusal bilmenin mükemmelliği güzel olarak tanımlanır. Tersine, estetik bilmenin eksikliği, çirkinliktir. Bundan dolayı güzelin göstergesi olarak sanat, dünyanın amaçlı birliği ve uyumunu göstermeyi hedefler. Bunda Baumgarten, evreni güzel bir yaratma ve her güzel nesneyi bütünün yansılama örneği olarak sayan klasik pulchrum (güzellik) teorisine katılır. Yansılama biçimindeki temsil, Baumgartenın nesne ve öznenin uyumluluğunu varsayan yani logic-ontolojik denkliğe dayanan Leibnizin Monadolojisinden aldığı bir fikirdir. Daha sonra estetik monad düşüncesinin Adornonun yazılarında tekrar ortaya çıktığı görülür. Güzel bir nesnedeki daha geniş birliğin estetik temsili, Baumgartenın güzel düşünme (pulchre cogitare) olarak nitelendirdiği şeydir.
Bu tanımla, analize başlanan noktaya, yani Aestheticanın birinci paragrafına dönülebilir: estetik, sadece duyusal bilginin bilimi olarak değil, serbest sanatlar teorisi, alt düzey bilgi, güzel düşünme sanatı ve aklın analogu olan sanat olarak da tanımlanır. Böylece ilk cümle, parantez içinde kısa bir tanım biçiminde, takip eden yüzlerce paragrafın detaylandırdığı argümanları içeriyor. Tanımlardan bazıları, aşikar olduğu gibi, geleneksel retorik sistemine ve Leibniz ve Wolffun rasyonel metafiziğine mecbur
52

İlgili Kaynaklar







single.php