A. G. Baumgarten’da duyusal bilginin bilimi olarak estetik


































































ÖNSÖZ
Estetik sözcüğünü 18. yüzyılın ortalarında, duyusal bilginin bilimini belirtmek üzere ilk kez ortaya koyan Alexander Gottlieb Baumgarten olmuştur. Baumgartenın genelde felsefe tarihi ve özelde modern felsefe tarihi açısından taşıdığı önem, o güne kadar hiçbir filozofun düşüncesinde rastlanmayan yeni bir felsefi bilim oluşturmasında gizlenmektedir. Bağımsız bir disiplin olarak tasarlanan Estetik, Baumgartenın 1750-1758 yıllarında Latince kaleme aldığı iki ciltlik Aesthetica adlı yapıtının konusunu oluşturur. Eserle ilgili göze çarpan nokta, 1983 yılında Hans Rudolf Schweizer tarafından Teorik Estetik Aestheticadan Temel Kesitler başlığı altında, Aestheticanın temel bölümlerinin Almancaya çevrilmesi dışında yapıtın tamamının başka hiçbir dile çevrilmemiş olmasıdır. Bu durum, modern felsefe tarihi kitapları veya felsefe ansiklopedilerinde bu yapıtın önemine dayanarak Baumgartena verilen yer ile orantısız görünmektedir. Hem Baumgartenın, hem de Aestheticanın genel felsefe tarihi kitaplarında ya üstünkörü birkaç cümleyle geçiştirilmesi ya da büsbütün göz ardı edilmesi, onlar üzerine yazılmış incelemelerin eksikliği, bu çalışmanın ortaya çıkmasının temel nedenidir.
Bu çalışmanın gerçekleştirilmesi sürecinde beni her zaman yüreklendiren, emeğini ve desteğini esirgemeyen, kendisiyle çalışmaktan büyük mutluluk duyduğum tez danışmanım Doç. Dr. Işık Erene, katkı ve yönlendirmelerinden dolayı Prof. Dr. A. Kadir Çüçene, dostluğu ve yardımları için Melahat Cana, gösterdikleri anlayış ve zor aşamalar sırasında maddi manevi destekleri için eşime ve aileme, ayrıca, bilerek ya da bilmeyerek yanımda olan herkese teşekkür ederim.

Bursa 2009

Nesrin ATASOY SINMAZ

vi



6. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Sinema estetiğinde sinematografik uzam ve hareket algısı - Sayfa 18
‘estetik’ sözcüğü, bahsi geçen düşünürün ‘estetik kuramı’ kastedilecek şekilde kullanılır. Örneğin ‘Kant Estetiği’ derken Kant’ın estetik kuramından bahsedilir.8 Etimolojik olarak ‘estetik’, Yunanca ‘aisthesis’ sözcüğünden gelmektedir. Aisthesis, ‘duyu ile algılamak’ anlamına gelen ‘aisthanesthai’ fiil kökünden türetilmiş, ‘duyum, duyulur algı’ manası taşıyan bir sözcüktür. Günümüzde tıp alanında...
Avrupa Sanat Müziği bağlamında eleştiri - Sayfa 20
Sanat eleştirisinin öncelikli işlevi ise; sanat görüşü ile gerçekleştirilecek yargılar ile sanat eserlerinin toplumla arasında bir köprü oluşturmasıdır. Sanat eleştirisinin temel öğelerinden biri suje kavramıdır. Sanat eleştirisinde; sanat yapıtının “yaratıcısı veya yorumcusu”, sanat yapıtını alan, dinleyen, seyreden, okuyan “kişi”, sanat yapıtının varlığını irdeleyen, sorgulayan kişi; “eleştirmen...

6. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

aesthetica
estetik
baumgarten
bilim
temel
alexander


6. SAYFA ICERIGI

ÖNSÖZ
Estetik sözcüğünü 18. yüzyılın ortalarında, duyusal bilginin bilimini belirtmek üzere ilk kez ortaya koyan Alexander Gottlieb Baumgarten olmuştur. Baumgartenın genelde felsefe tarihi ve özelde modern felsefe tarihi açısından taşıdığı önem, o güne kadar hiçbir filozofun düşüncesinde rastlanmayan yeni bir felsefi bilim oluşturmasında gizlenmektedir. Bağımsız bir disiplin olarak tasarlanan Estetik, Baumgartenın 1750-1758 yıllarında Latince kaleme aldığı iki ciltlik Aesthetica adlı yapıtının konusunu oluşturur. Eserle ilgili göze çarpan nokta, 1983 yılında Hans Rudolf Schweizer tarafından Teorik Estetik Aestheticadan Temel Kesitler başlığı altında, Aestheticanın temel bölümlerinin Almancaya çevrilmesi dışında yapıtın tamamının başka hiçbir dile çevrilmemiş olmasıdır. Bu durum, modern felsefe tarihi kitapları veya felsefe ansiklopedilerinde bu yapıtın önemine dayanarak Baumgartena verilen yer ile orantısız görünmektedir. Hem Baumgartenın, hem de Aestheticanın genel felsefe tarihi kitaplarında ya üstünkörü birkaç cümleyle geçiştirilmesi ya da büsbütün göz ardı edilmesi, onlar üzerine yazılmış incelemelerin eksikliği, bu çalışmanın ortaya çıkmasının temel nedenidir.
Bu çalışmanın gerçekleştirilmesi sürecinde beni her zaman yüreklendiren, emeğini ve desteğini esirgemeyen, kendisiyle çalışmaktan büyük mutluluk duyduğum tez danışmanım Doç. Dr. Işık Erene, katkı ve yönlendirmelerinden dolayı Prof. Dr. A. Kadir Çüçene, dostluğu ve yardımları için Melahat Cana, gösterdikleri anlayış ve zor aşamalar sırasında maddi manevi destekleri için eşime ve aileme, ayrıca, bilerek ya da bilmeyerek yanımda olan herkese teşekkür ederim.

Bursa 2009

Nesrin ATASOY SINMAZ

vi

İlgili Kaynaklar







single.php