A. G. Baumgarten’da duyusal bilginin bilimi olarak estetik


































































iken diğerleri bu geleneklerden kopar ve felsefi bir proje olarak estetiğin ünik durumunun içinde yeni soruşturma yolları açar.
Baumgartenin estetiği, konusuna çift bir yaklaşım alır, yani bir duyusal bilgi teorisi ve bir sanat felsefesi olarak. Ancak, sanat felsefesi, alışılmıştan daha geniş anlamda anlaşılmalıdır ki sanat üretimi teorisini kuşatabilsin yani Baumgartenin şiir ve retorikten birleştirdiği unsurları. İyi sanat demek olan gerçek sanat, sanat ve güzelin biliminin geliştirdiği kuralları uygulamaya dayanır.
Baumgarten’ın “Sanat nedir?” sorusuna verdiği cevap hiçbir yerde açıkça ortaya konmamıştır fakat tartışmadan kolayca çıkarım yapılabilmektedir. Bir sanat nesnesi, dünyanın amaçlı birlik ve güzelliğini diğer nesnelerden daha iyi temsil edendir. Bu ontolojik duruş oldukça korunumludur ve kendini Leibnizin metafizik teorilerinin benzer durumlarını yeniden ifade etmek için sınırlar. Sanatın kavramsal değeri ile ilgili sorgulandığında Baumgarten ontolojik argümanı farklı bir şekilde tekrar eder ama aynı zamanda önemli yeni bir unsur katar. Kuşkusuz bir sanat eserinden dünyanın güzel bir şekilde yaratılmış olduğunu ve içinde uyumun hüküm sürdüğünü öğrenebiliriz. Ama bu daha çok soyut bir gerçektir. Diğer yandan estetik hakikat deneyimin bütün bireyselliklerinin, zenginliğinin ve karmaşıklığının dolaysızlığını barındırır.
Baumgarten için sanat gerçeği mantıksal gerçek için sadece hazırlık değildir, daha da önemlisi o mantığın yöntemleriyle erişilebilir de değildir. Sanat gerçeği duyusal kalır, kavramlaştırılamaz ya da daha sonra Adornonun onu adlandıracağı gibi nonindentical kalır.
Sanatın pratik değeri üzerine ifadeler bu argümanla yakından ilgilidir. Eğer tam olarak sanat ne yapabilir diye sorarsak, Baumgartenın cevabı oldukça açıktır ancak kendi içini oymaktadır. Baumgarten estetik teori gereksinimini, bilinçsiz ve bulanık algıdan açık seçik algıya geçiş yapmaya yardım eden argümanla savunur. Bulanık bir algı teorisi bir duyusallık teorisi olarak böylece rasyonaliteye yardım eder. Fakat bu cevap çözmekten ziyade birçok problem yaratır. Eğer estetik gerçek mantıksal gerçekten bağımsızsa, o mantığın yardımcısı konumuna indirgenemez. Sanatın pratik amacı, estetik duyarlığımızı/hassasiyetimizi daha fazla rasyonel idare için onu geride bırakmak amacı ile eğitmek değildir. Daha çok, sanatla tekrar tekrar yüz yüze gelmek,
53



60. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

estetik
duyusal
baumgarten
olan
algı
estetiği


60. SAYFA ICERIGI

iken diğerleri bu geleneklerden kopar ve felsefi bir proje olarak estetiğin ünik durumunun içinde yeni soruşturma yolları açar.
Baumgartenin estetiği, konusuna çift bir yaklaşım alır, yani bir duyusal bilgi teorisi ve bir sanat felsefesi olarak. Ancak, sanat felsefesi, alışılmıştan daha geniş anlamda anlaşılmalıdır ki sanat üretimi teorisini kuşatabilsin yani Baumgartenin şiir ve retorikten birleştirdiği unsurları. İyi sanat demek olan gerçek sanat, sanat ve güzelin biliminin geliştirdiği kuralları uygulamaya dayanır.
Baumgarten’ın “Sanat nedir?” sorusuna verdiği cevap hiçbir yerde açıkça ortaya konmamıştır fakat tartışmadan kolayca çıkarım yapılabilmektedir. Bir sanat nesnesi, dünyanın amaçlı birlik ve güzelliğini diğer nesnelerden daha iyi temsil edendir. Bu ontolojik duruş oldukça korunumludur ve kendini Leibnizin metafizik teorilerinin benzer durumlarını yeniden ifade etmek için sınırlar. Sanatın kavramsal değeri ile ilgili sorgulandığında Baumgarten ontolojik argümanı farklı bir şekilde tekrar eder ama aynı zamanda önemli yeni bir unsur katar. Kuşkusuz bir sanat eserinden dünyanın güzel bir şekilde yaratılmış olduğunu ve içinde uyumun hüküm sürdüğünü öğrenebiliriz. Ama bu daha çok soyut bir gerçektir. Diğer yandan estetik hakikat deneyimin bütün bireyselliklerinin, zenginliğinin ve karmaşıklığının dolaysızlığını barındırır.
Baumgarten için sanat gerçeği mantıksal gerçek için sadece hazırlık değildir, daha da önemlisi o mantığın yöntemleriyle erişilebilir de değildir. Sanat gerçeği duyusal kalır, kavramlaştırılamaz ya da daha sonra Adornonun onu adlandıracağı gibi nonindentical kalır.
Sanatın pratik değeri üzerine ifadeler bu argümanla yakından ilgilidir. Eğer tam olarak sanat ne yapabilir diye sorarsak, Baumgartenın cevabı oldukça açıktır ancak kendi içini oymaktadır. Baumgarten estetik teori gereksinimini, bilinçsiz ve bulanık algıdan açık seçik algıya geçiş yapmaya yardım eden argümanla savunur. Bulanık bir algı teorisi bir duyusallık teorisi olarak böylece rasyonaliteye yardım eder. Fakat bu cevap çözmekten ziyade birçok problem yaratır. Eğer estetik gerçek mantıksal gerçekten bağımsızsa, o mantığın yardımcısı konumuna indirgenemez. Sanatın pratik amacı, estetik duyarlığımızı/hassasiyetimizi daha fazla rasyonel idare için onu geride bırakmak amacı ile eğitmek değildir. Daha çok, sanatla tekrar tekrar yüz yüze gelmek,
53

İlgili Kaynaklar







single.php