A. G. Baumgarten’da duyusal bilginin bilimi olarak estetik


































































duyusallık teorisine gönderme yapar. Estetik tam olarak duyusal algının ayırıcılığının savunması olarak algılanır. Estetik felsefesi bir sanat teorisi olarak değil de, duyarlığın savunması olarak başlar.
Estetiğe olan ihtiyaçla birlikte, şiirin felsefi gerekliliği üzerine yaptığı çalışmayı bitirdikten sonra, 1750lerde yazdığı estetik kitaplarının temelini oluşturmaya devam eder. 1739daki metafizik üzerine yazdığı kitabında duyusal ya da estetik algı dediği şeye oldukça fazla dikkat çeker. Ayrıca aynı konu üzerine Aletheophilus (Hakikatin Dostu) adlı dergide de bir seri mektup yayımlar. 1742de Baumgarten estetik üzerine ders veren ilk filozof olur; bu derslerin sonucunda 1750 ve 1758 basımlı, iki ciltlik Aesthetica ortaya çıkar. Onun çağdaş felsefe ve edebiyat teorileri üzerindeki doğrudan etkisinin sınırlı kalmasının bir nedeni de bu yayınların Latince olmasıdır. Dolaylı olarak da, daha sonradan onun fikirleri belirgin bir etki yaratmıştır. Bunun sebebi, öğrencisi G. F. Meierin 1748de onun Almanca olarak yazdığı ve büyük ölçüde derslerine dayanan ve Baumgartenın kısa sürede popüler olan fikirlerini içeren Anfangsgründe aller schönen Wissenschaften (Bütün Serbest Sanatların Temelleri) adlı eserini yayımlamasıdır.2
Estetik sözcüğü her ne kadar ilk kez Meditationes philosophicae de nonullis ad poema pertinentibus (Şiirin Gereklilikleri Üzerine Felsefi Düşünceler) adlı eserinde özel bir bilimin adı olarak geçse de böyle bir bilimin temellendirilmesi Aestheticada gerçekleşir. Aestheticada mevcut olduğu haliyle estetik, poetik-retorik gelenek çerçevesinde ortaya konmuştur. Kuruluşu, retoriğin antik dönemden beri alışılagelmiş üçlü bölümlemesini takip eder. Böylece, Aestheticada Teorik estetik başlığı altında bir buluş heuristik (inventio), metodoloji (dispositio): düzenleme ve bir semiotik (elocutio): ifade verilir.3 Kullanılan terimlerle de ilgili olarak Aestheticanın çoğunlukla geleneksel retorik sistemine dayandığından bahsedilmelidir. Yani Baumgartenın estetik hakikatin aşama ve unsurlarını detaylandırması, retorik eserler aracılığıyla öğretilen halka hitap konuşmasının (inventio, dispositio, elocutio) üretim aşamalarına göre biçimlenir.
2 Hammermeister, Kai, The German Aesthetic Tradition, Cambridge University Press, 2002, s. 4 3 Baumgarten, A. G.: a.g.e., s. XI
2



9. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Evreni Kalbinde Bulan Adam: Burhan Toprak ve sanatının Türk edebiyatındaki yeri - Sayfa 32
21 II.1. “Estetik” Kavramı Üzerine Alman düşünürü Christian Wolff’un (1679-1744) öğrencisi olan Alexander Gottlieb Baumgarten (1714-1762), hocasının mantık (doğru düşünme bilgisi) ve etik (doğru isteme bilgisi) alanında yazdığı Logica ve Ethica adlı eserlerde, var olduğunu gördüğü bir boşluğu doldurmanın ardına düşüp ilk defa, düşünce ve istek dışında kalan “duyu”lar üzerinde durarak bugünkü “est...

9. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

baumgarten
estetik
felsefi
ortaya
üzerine
olan


9. SAYFA ICERIGI

duyusallık teorisine gönderme yapar. Estetik tam olarak duyusal algının ayırıcılığının savunması olarak algılanır. Estetik felsefesi bir sanat teorisi olarak değil de, duyarlığın savunması olarak başlar.
Estetiğe olan ihtiyaçla birlikte, şiirin felsefi gerekliliği üzerine yaptığı çalışmayı bitirdikten sonra, 1750lerde yazdığı estetik kitaplarının temelini oluşturmaya devam eder. 1739daki metafizik üzerine yazdığı kitabında duyusal ya da estetik algı dediği şeye oldukça fazla dikkat çeker. Ayrıca aynı konu üzerine Aletheophilus (Hakikatin Dostu) adlı dergide de bir seri mektup yayımlar. 1742de Baumgarten estetik üzerine ders veren ilk filozof olur; bu derslerin sonucunda 1750 ve 1758 basımlı, iki ciltlik Aesthetica ortaya çıkar. Onun çağdaş felsefe ve edebiyat teorileri üzerindeki doğrudan etkisinin sınırlı kalmasının bir nedeni de bu yayınların Latince olmasıdır. Dolaylı olarak da, daha sonradan onun fikirleri belirgin bir etki yaratmıştır. Bunun sebebi, öğrencisi G. F. Meierin 1748de onun Almanca olarak yazdığı ve büyük ölçüde derslerine dayanan ve Baumgartenın kısa sürede popüler olan fikirlerini içeren Anfangsgründe aller schönen Wissenschaften (Bütün Serbest Sanatların Temelleri) adlı eserini yayımlamasıdır.2
Estetik sözcüğü her ne kadar ilk kez Meditationes philosophicae de nonullis ad poema pertinentibus (Şiirin Gereklilikleri Üzerine Felsefi Düşünceler) adlı eserinde özel bir bilimin adı olarak geçse de böyle bir bilimin temellendirilmesi Aestheticada gerçekleşir. Aestheticada mevcut olduğu haliyle estetik, poetik-retorik gelenek çerçevesinde ortaya konmuştur. Kuruluşu, retoriğin antik dönemden beri alışılagelmiş üçlü bölümlemesini takip eder. Böylece, Aestheticada Teorik estetik başlığı altında bir buluş heuristik (inventio), metodoloji (dispositio): düzenleme ve bir semiotik (elocutio): ifade verilir.3 Kullanılan terimlerle de ilgili olarak Aestheticanın çoğunlukla geleneksel retorik sistemine dayandığından bahsedilmelidir. Yani Baumgartenın estetik hakikatin aşama ve unsurlarını detaylandırması, retorik eserler aracılığıyla öğretilen halka hitap konuşmasının (inventio, dispositio, elocutio) üretim aşamalarına göre biçimlenir.
2 Hammermeister, Kai, The German Aesthetic Tradition, Cambridge University Press, 2002, s. 4 3 Baumgarten, A. G.: a.g.e., s. XI
2

İlgili Kaynaklar







single.php