Aromatik ve tıbbi bitkilerin uçucu terpen hidrokarbonları (alifatik, siklik) ile onların yerini tutan oksijenik izoprenoid türevleri ve analogları geniş bir çeşitlilik göstermektedir. Bu maddelerin karışımları uçucu yağ olarak bilinmektedir [15]. Uçucu yağlar başlıca monoterpen, seskiterpen ve diterpenlerden meydana gelmektedir [16].
Uçucu yağlar hemen hemen bütün kokulu bitkilerden distilasyonla izole edilebilen, genellikle oda sıcaklığında sıvı ve yeni distile edildiğinde renksiz, yağ kıvamında, uçucu karışımlardır. Çiçek, meyve, tohum, yaprak, kök, gövde gibi değişik organların değişik dokularında bulunabilmektedirler [17, 18, 19].
Bitki kimyasalları arasında yer alan uçucu yağlar uzun yıllardan beri tedavide kullanılan droglar arasında yer almaktadır. Halk tıbbında kullanılma amaçları esas alınarak bu droglar üzerinde yapılan farmakolojik araştırmalar sonucunda biyolojik etkilerinin bazıları bilimsel olarak da açıklanmıştır [20].
Etken maddelerine göre etkileri değişmekle birlikte birçok uçucu yağın karminatif, koroletik, sedatif, diüretik, antiseptik gibi etkileri olduğu kanıtlanmıştır [21, 22, 23]. Bunun yanında uçucu yağların bazı bakteri ve mantar türleri üzerinde antibakteriyal ve antifungal etkilerinin de olduğu yıllardan beri bilinmektedir [24, 25, 26, 27, 28, 29]. Bu yüzden farmakolojide, eczacılıkta, fitopatolojide, tıbbi ve klinik mikrobiyolojide, koruyucu madde olarak da yiyeceklerde kullanmaktadırlar [15]. Bu özelliklerinden dolayı birçok tıbbi bitki arasına uçucu yağ taşıyan bitkilerde girmiştir. Fakat bazı yan etkilerinin de olduğu bilinmektedir [20, 30].
Bitkilerin uçucu yağ içermeleri veya buna benzer sekonder metabolizma ürünleri sentezlemeleri iklimle yakından ilişkilidir. Genel iklim koşullarında meydana gelen ekstrem değişiklikler bu ürünlerin miktarında da değişikliklere neden olmaktadır [31]. Bununla birlikte toplama periyodu, dehidrasyon prosedürü, depolama şartları ve izolasyon metotları gibi parametrelerin birkaçı da uçucu yağın varlığını ve miktarını etkileyen diğer etmenlerdendir [15].
5



5. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Terapötik etkili bazı gıdalar ve kullanım alanları - Sayfa 16
1.2.3. Sabit Yağlar 7 Gliserin ile yağ asitlerinin esterleşmesi sonucu meydana gelmiş bileşikler grubudur. Sıvı veya katı halde olup suda çözünmez, organik çözücülerde kolay çözünürler. 1.2.4. Uçucu Yağlar Esas itibariyle terpenlerden yapılmış karışımlardır “Terpen ve terpenoidler, çoğu bitki ve çiçekteki esans yağlarının başlıca bileşkeleridir. Esans yağların gıdalarda tatlandırıcı katk...
Salvia chionantha'nın uçucu bileşenlerinin karakterizasyonu antioksidan ve antikolinesteraz aktivitelerinin belirlenmesi - Sayfa 48
35 sürülmekle birlikte, glikozitlerin hidrolizi ile oluştukları kesinlik kazanmıştır (Tetik, 1996). Uçucu yağların bitkilerde biyolojik bir olaya katılmadığı, bitkinin yaralanması sırasında yaprak ve çiçekleri koruduğu, böceklere karşı çekici özellik gösterdiği ve çiçeklerin tozlaşmasına yardımcı olduğu sanılmaktadır (Tyler vd., 1988; Ewans, 1989). Uçucu yağlar, petrol eteri, benzen, eter, etan...
Achillea biserrata ve Hyssopus officinalis türlerinin antioksidan aktiviteleri ve fenolik bileşen analizleri - Sayfa 17
6 9. Reçineli Maddeler: Karmaşık kimyasal bünyeli, sıvı, katıve genellikle amorf maddelerdir. Suda çözünmezler fakat etanol, eter ve kloroformda kısmen ya da tamamen çözünürler. Genellikle bitkilerde özel salgıkanallarıve ceplerinde bulunurlar. 10. Vitaminler: Genellikle insan vücudu tarafından sentezi yapılamayan fakat normal metabolizma faaliyetlerinin devamıiçin gerekli olan organik maddelerd...

5. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

uçucu
bitki
tıbbi
yağlar
yağların
madde


5. SAYFA ICERIGI

Aromatik ve tıbbi bitkilerin uçucu terpen hidrokarbonları (alifatik, siklik) ile onların yerini tutan oksijenik izoprenoid türevleri ve analogları geniş bir çeşitlilik göstermektedir. Bu maddelerin karışımları uçucu yağ olarak bilinmektedir [15]. Uçucu yağlar başlıca monoterpen, seskiterpen ve diterpenlerden meydana gelmektedir [16].
Uçucu yağlar hemen hemen bütün kokulu bitkilerden distilasyonla izole edilebilen, genellikle oda sıcaklığında sıvı ve yeni distile edildiğinde renksiz, yağ kıvamında, uçucu karışımlardır. Çiçek, meyve, tohum, yaprak, kök, gövde gibi değişik organların değişik dokularında bulunabilmektedirler [17, 18, 19].
Bitki kimyasalları arasında yer alan uçucu yağlar uzun yıllardan beri tedavide kullanılan droglar arasında yer almaktadır. Halk tıbbında kullanılma amaçları esas alınarak bu droglar üzerinde yapılan farmakolojik araştırmalar sonucunda biyolojik etkilerinin bazıları bilimsel olarak da açıklanmıştır [20].
Etken maddelerine göre etkileri değişmekle birlikte birçok uçucu yağın karminatif, koroletik, sedatif, diüretik, antiseptik gibi etkileri olduğu kanıtlanmıştır [21, 22, 23]. Bunun yanında uçucu yağların bazı bakteri ve mantar türleri üzerinde antibakteriyal ve antifungal etkilerinin de olduğu yıllardan beri bilinmektedir [24, 25, 26, 27, 28, 29]. Bu yüzden farmakolojide, eczacılıkta, fitopatolojide, tıbbi ve klinik mikrobiyolojide, koruyucu madde olarak da yiyeceklerde kullanmaktadırlar [15]. Bu özelliklerinden dolayı birçok tıbbi bitki arasına uçucu yağ taşıyan bitkilerde girmiştir. Fakat bazı yan etkilerinin de olduğu bilinmektedir [20, 30].
Bitkilerin uçucu yağ içermeleri veya buna benzer sekonder metabolizma ürünleri sentezlemeleri iklimle yakından ilişkilidir. Genel iklim koşullarında meydana gelen ekstrem değişiklikler bu ürünlerin miktarında da değişikliklere neden olmaktadır [31]. Bununla birlikte toplama periyodu, dehidrasyon prosedürü, depolama şartları ve izolasyon metotları gibi parametrelerin birkaçı da uçucu yağın varlığını ve miktarını etkileyen diğer etmenlerdendir [15].
5







single.php