4. SONUÇ VE TARTIŞMA
Araştırmada farklı lokaliteden toplanan Achillea gypsicola, A. clypeolata, A. teretifolia, A. coarctata, A. cappadocica, A. spinulifolia ve A. vermicularis türleri kullanılmıştır. Bu türlere ait bilgiler Tablo 2.1de verilmiştir. Bu örneklerin uçucu yağları, bitkisel materyalin toprak üstü kısımlarından hidrodistilasyon ile elde edilmiş ve GC/MS tekniği kullanılarak da uçucu yağların bileşenleri belirlenerek grafikler halinde gösterilmiştir (Şekil 3.1, Şekil 3.2, Şekil 3.3, Şekil 3.4, Şekil 3.5, Şekil 3.6, Şekil 3.7). Kimyasal kompozisyonları belirlenmiş olan bu uçucu yağlar antimikrobiyal aktivite çalışmalarında da kullanılmıştır.
Araştırmada kullanılan Achillea türlerinden uçucu yağ verimlerinin oldukça düşük olduğu (% 0.006-% 0.03) belirlenmiştir (Tablo 2.1). Daha önce yapılan çalışmalarda da Achillea örneklerinin uçucu yağ verimlerinin düşük olduğu rapor edilmiştir [64, 86].
Test edilen tüm örneklerin uçucu yağlarında ana bileşenlerin ağırlıklı olarak terpenlerden oluştuğu gözlenmiştir. Monoterpenler oldukça yüksek oranlarda (% 75% 99) görülmesine karşın seskiterpenler çok daha az oranlarda (% 0.46-% 20.4) tespit edilmiştir. Çeşitli araştırmacıların yaptıkları çalışmalarda da Achillea uçucu yağ bileşenlerini ağırlıklı olarak monoterpenlerin oluşturduğu, seskiterpenlerin ise oldukça düşük oranlarda bulunduğu rapor edilmiştir [25, 87, 88].
Monoterpenler bitkiler aleminde Asteraceae, Cupressaceae, Lamiaceae, Pinaceae, Poaceae ve Rosaceae gibi familyalarda yaygın olarak bulunur. Monoterpenler küçük moleküller olup, çok eski zamanlardan bu yana birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Yaygın olarak; rubefiyan (terementi yağı), kaşıntı (mentol), acı tonik, iştah açıcı, gastrointestinal rahatsızlıklarda, ekspektoral, sedatif, anestezik, analjezik, antitussif, antiakne, antienflamatuar gibi etkilerinden
62



62. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Achillea biserrata ve Hyssopus officinalis türlerinin antioksidan aktiviteleri ve fenolik bileşen analizleri - Sayfa 64
53 bileşenler bir sonraki aşamada daha kolay bir şekilde çözücü ortamına alınabilmektedir. Hekzan, kloroform ve su özütlerinin toplam verimleri aynıkütleli materyalin metanol-su ile özütlenmesinde elde edilen verimlerden çok daha yüksektir. Uçucu yağverimi % 0.01 civarında olanlar zayıf, % 0.01 ila 1.0 olanlar orta, % 1.0 den büyük olanlar ise zengin olarak sınıflandırılmıştır (Yıldız, 2004). Bu ...
Türkiye de yayılış gösteren dört Thymus türünün uçucu yağ bileşimleri, antibakteriyel ve antifungal aktivite özelliklerinin belirlenmesi - Sayfa 65
4. SONUÇ VE TARTIŞMA Araştırmada farklı lokalitelerden toplanan T. canoviridis (I ve II), T. cilicicus, T. comptus ve T. revolutus olmak üzere dört türe ait 5 bitki örneği ile çalışılmıştır. Bu örneklerin uçucu yağları, bitkisel materyalin toprak üstü kısımlarından hidrodistilasyon ile elde edilerek GC ve GC/MS ile uçucu yağlarının kimyasal bileşenleri belirlenmiş ve örneklerin lokaliteleri, uçuc...
Nigella stellaris boiss. (Ranunculaceae) bitkisi üzerinde farmakognozik araştırmalar Pharmacognostical studies on nigella stellaris boiss. (Ranunculaceae). - Sayfa 26
Literatürde farklı kaynaklı N. sativa tohum uçucu yağı kullanılarak yapılmış çok sayıda araştırma mevcutken diğer türlerden N. damascena, N. orientalis ve N. arvensis üzerinde yapılmış birkaç araştırma olduğu dikkati çekmektedir. Bu araştırmalarda incelenmiş Nigella türleri uçucu yağlarında bulunan bileşenler ve % miktarları Tablo 2. 3’te görülmektedir (2, 31, 52, 71-82). 1997 yılında yapılan bir...

62. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

uçucu
bileşenleri
yağı
farklı
bileşenlerin
türleri


62. SAYFA ICERIGI

4. SONUÇ VE TARTIŞMA
Araştırmada farklı lokaliteden toplanan Achillea gypsicola, A. clypeolata, A. teretifolia, A. coarctata, A. cappadocica, A. spinulifolia ve A. vermicularis türleri kullanılmıştır. Bu türlere ait bilgiler Tablo 2.1de verilmiştir. Bu örneklerin uçucu yağları, bitkisel materyalin toprak üstü kısımlarından hidrodistilasyon ile elde edilmiş ve GC/MS tekniği kullanılarak da uçucu yağların bileşenleri belirlenerek grafikler halinde gösterilmiştir (Şekil 3.1, Şekil 3.2, Şekil 3.3, Şekil 3.4, Şekil 3.5, Şekil 3.6, Şekil 3.7). Kimyasal kompozisyonları belirlenmiş olan bu uçucu yağlar antimikrobiyal aktivite çalışmalarında da kullanılmıştır.
Araştırmada kullanılan Achillea türlerinden uçucu yağ verimlerinin oldukça düşük olduğu (% 0.006-% 0.03) belirlenmiştir (Tablo 2.1). Daha önce yapılan çalışmalarda da Achillea örneklerinin uçucu yağ verimlerinin düşük olduğu rapor edilmiştir [64, 86].
Test edilen tüm örneklerin uçucu yağlarında ana bileşenlerin ağırlıklı olarak terpenlerden oluştuğu gözlenmiştir. Monoterpenler oldukça yüksek oranlarda (% 75% 99) görülmesine karşın seskiterpenler çok daha az oranlarda (% 0.46-% 20.4) tespit edilmiştir. Çeşitli araştırmacıların yaptıkları çalışmalarda da Achillea uçucu yağ bileşenlerini ağırlıklı olarak monoterpenlerin oluşturduğu, seskiterpenlerin ise oldukça düşük oranlarda bulunduğu rapor edilmiştir [25, 87, 88].
Monoterpenler bitkiler aleminde Asteraceae, Cupressaceae, Lamiaceae, Pinaceae, Poaceae ve Rosaceae gibi familyalarda yaygın olarak bulunur. Monoterpenler küçük moleküller olup, çok eski zamanlardan bu yana birçok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır. Yaygın olarak; rubefiyan (terementi yağı), kaşıntı (mentol), acı tonik, iştah açıcı, gastrointestinal rahatsızlıklarda, ekspektoral, sedatif, anestezik, analjezik, antitussif, antiakne, antienflamatuar gibi etkilerinden
62







single.php