ve reaksiyonların değerini belirleyebilir. Farklı aktif bileşenler sinerjik bir etkiye sahip olabilir. Uçucu yağların kimyasal bileşimleri ve dolayısıyla biyolojik aktiviteleri üzerinde bitkilerin toplanma zamanının etkisinin olduğu da bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bunun yanında genotip, kemotip, coğrafik orijin, çevre ve toprak şartlarının hepsi son oluşan doğal ürünün kompozisyonu üzerinde etkili olan diğer parametrelerdir [96, 97].
Literatürlerde yer alan bilgilere göre 1,8 sineol, borneol ve kamforun antimikrobiyal özelliklere sahip oldukları belirlenmiştir [98, 99, 100]. Yine daha önce yapılan çalışmalarda; kamfen, -pinen ve piperitonun da antimikrobiyal aktivite gösterebileceği ile ilgili bilgilere de rastlanmaktadır [101, 102, 103]. Bu bileşiklerin antimikrobiyal aktivitelerinin olduğu çeşitli araştırmacılar tarafından rapor edilmiştir. Bu bileşiklerden özellikle kamfor, 1,8 sineol, borneol, kamfen, piperiton ve -pinen bizim araştırmada da Achillea türlerinin ana bileşenleri olarak belirlenmiştir (Şekil 3.1, Şekil 3.2, Şekil 3.4, Şekil 3.5, Şekil 3.6, Şekil 3.7). Dolayısı ile araştırmamızda elde edilen, özellikle antibakteriyel aktivite sonuçları bu bileşiklerden birinin ya da birkaçının etkisi sonucu ortaya çıkmış olabilir.
Stajonovic ve arkadaşları, A. holosericea ve A. clavennae ile yaptığı bir çalışmada; her iki türün gram (+) ve gram (-) bakteriler üzerine olan etkisinin yaklaşık olarak birbirine eşit olduğunu görmüşlerdir [104]. Bizim araştırmamızda da gram (+) ve gram (-) bakterilerin, test edilen bitki örneklerine karşı duyarlılıklarında büyük bir farklılık görülmemektedir.
Deney sonuçlarına göre Achillea uçucu yağlarının bakteriler üzerine etkisinin funguslar üzerine olan etkisinden daha fazla olduğu gözlenmiştir. Boudouxa göre; alkoller ve seskiterpen laktonlar antifungal aktiviteden sorumlu olan moleküllerdir [93]. Test edilen uçucu yağlarda bu moleküllerin oranlarının düşük olması, antifungal aktiviteden nispeten daha düşük olmasına neden olabilir
Ulubelen ve arkadaşları bir araştırmalarında, kamfor ve 1,8 sineolden sonra antimikrobiyal olarak en etkili maddenin karyofillen oksit olduğunu belirtmişlerdir
67



67. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Achillea teretifolia bitki ekstresinin Allium cepa L. kök meristem hücreleri üzerine sitogenetik etkileri - Sayfa 38
toplandığı lökasyon, bitkinin kısımları (kök, göet ale, meyve, çiçek, yaprak vb.) ve ekstrenin hazırlanma yöntemi (çay, dekoksiyon, demlenme) olabileceğini belirtmişlerdir. Hacıoğlu (2005) yaptığı çalışmaların sonucunda Achillea teretifolia bitkisinden elde edilen ekstrede en fazla bulunan uçucu yağın krisantenil asetat olduğunu ve diğer bileşenlere oranla daha yüksek miktarda bulunduğunu belirle...

67. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

sineol
bileşenler
kamfor
bileşenleri
uçucu
borneol


67. SAYFA ICERIGI

ve reaksiyonların değerini belirleyebilir. Farklı aktif bileşenler sinerjik bir etkiye sahip olabilir. Uçucu yağların kimyasal bileşimleri ve dolayısıyla biyolojik aktiviteleri üzerinde bitkilerin toplanma zamanının etkisinin olduğu da bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bunun yanında genotip, kemotip, coğrafik orijin, çevre ve toprak şartlarının hepsi son oluşan doğal ürünün kompozisyonu üzerinde etkili olan diğer parametrelerdir [96, 97].
Literatürlerde yer alan bilgilere göre 1,8 sineol, borneol ve kamforun antimikrobiyal özelliklere sahip oldukları belirlenmiştir [98, 99, 100]. Yine daha önce yapılan çalışmalarda; kamfen, -pinen ve piperitonun da antimikrobiyal aktivite gösterebileceği ile ilgili bilgilere de rastlanmaktadır [101, 102, 103]. Bu bileşiklerin antimikrobiyal aktivitelerinin olduğu çeşitli araştırmacılar tarafından rapor edilmiştir. Bu bileşiklerden özellikle kamfor, 1,8 sineol, borneol, kamfen, piperiton ve -pinen bizim araştırmada da Achillea türlerinin ana bileşenleri olarak belirlenmiştir (Şekil 3.1, Şekil 3.2, Şekil 3.4, Şekil 3.5, Şekil 3.6, Şekil 3.7). Dolayısı ile araştırmamızda elde edilen, özellikle antibakteriyel aktivite sonuçları bu bileşiklerden birinin ya da birkaçının etkisi sonucu ortaya çıkmış olabilir.
Stajonovic ve arkadaşları, A. holosericea ve A. clavennae ile yaptığı bir çalışmada; her iki türün gram (+) ve gram (-) bakteriler üzerine olan etkisinin yaklaşık olarak birbirine eşit olduğunu görmüşlerdir [104]. Bizim araştırmamızda da gram (+) ve gram (-) bakterilerin, test edilen bitki örneklerine karşı duyarlılıklarında büyük bir farklılık görülmemektedir.
Deney sonuçlarına göre Achillea uçucu yağlarının bakteriler üzerine etkisinin funguslar üzerine olan etkisinden daha fazla olduğu gözlenmiştir. Boudouxa göre; alkoller ve seskiterpen laktonlar antifungal aktiviteden sorumlu olan moleküllerdir [93]. Test edilen uçucu yağlarda bu moleküllerin oranlarının düşük olması, antifungal aktiviteden nispeten daha düşük olmasına neden olabilir
Ulubelen ve arkadaşları bir araştırmalarında, kamfor ve 1,8 sineolden sonra antimikrobiyal olarak en etkili maddenin karyofillen oksit olduğunu belirtmişlerdir
67







single.php