Sürekli İntravenöz İnfüzyon Stabil ve etkin plazma konsantrasyonu sağlar. Uygulamaya yükleme dozu ile başlanır. Devamında ise, etkin plazma opioid düzeyini sürdürebilmek için sürekli infüzyonla tedaviye devam edilir. Yöntemin etkili olması ve komplikasyon çıkarmaması için bazı basit prensiplere dikkat edilmesi gereklidir. Kullanılacak ilacın yarılanma ömrünün bilinmesi gereklidir. İnfüze edilecek ilaç dozu, ilacın klirensi göz önüne alınarak tahmin edilebilir. Hastaya uygulanan infüzyon yetersiz analjezi sağlayacak olursa, yeterli analjezi sağlanana kadar yeni intravenöz bolus yapılması gerekecektir. Eğer hastada aşırı derecede somnolans görülürse, semptomlar gerileyinceye kadar infüzyona son verilir. Opioidlerin kullanıldığı uygulamalarda antagonisti olan naloksonun elde bulunması gereklidir. Naloksonun analjezik etkiyi ortadan kaldırabileceği ve etkisinin 20 dakika kadar sürdüğü, bu nedenle nalokson dozunun yinelenmesi gerekebileceğini bilinmelidir. İntravenöz yolla infüzyon için ilk kullanılan opioid MEPERİDİNdir.

MEPERİDİN: Ön yükleme dozu: Bolus 1 1.5 mg/kg İnfüzyon: 0.5 1.5 mg/kg/ 30-60 dk. İdame dozu: 0.25 0.7 mg/dk.

MORFİN: Ön yükleme dozu: Bolus 0.08 0.12 mg/kg İnfüzyon: 5 15 mg/30-60 dk. İdame: 1-3 mg/saat Yöntemin en önemli komplikasyonu solunum depresyonudur. İlk 24 saatte ortaya çıkan apne epizodlarının arteriyal oksijen saturasyonunda önemli düşmelere neden olduğu saptanmıştır. Bu nedenle, yöntemin uygulanması sırasında temel ilkelerden biri hastaların yakından izlenebileceği ünitelerde tedavi edilmeleridir.

A-2: İntramusküler Uygulama: İntramusküler uygulamada kullanılabilen Trometamindir.

ilaçlar;

Morfin,

Meperidin,

Ketorolak,

A-3: Subkutan Uygulama: Opioidler 1950lerden önce subkütan uygulanırken, daha sonra intramusküler yol ile kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde ise subkütan yerleştirilmiş kelebek iğneden, uygun bir infüzyon aygıtı kullanarak opioid infüzyonu ile kronik ve akut ağrı tedavisi yapılabilmektedir.
13



15. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Alt abdomen cerrahisi uygulanan hastalarda lornoksikam ve ketamin infüzyonunun preemptif analjezi üzerine etkisi - Sayfa 27
16 ertelemektedir. Teori temelinde HKA, minimal efektif analjezik konsantrasyonuna ulaşıp bu durumun idame edilmesine dayanır. İntravenöz, intramuskuler, subkutan, epidural, oral, sublingual, intranasal ya da transkutanöz yollarla uygulanabilir (42). Hasta kontrollü analjezinin intramusküler enjeksiyonlara üstünlüğü literatürlerce desteklenmektedir. Hasta kontrollü analjezi ile hemşirenin uygula...
Postoperatif hasta kontrollü morfin uygulanan hastalarda peroperatif uygulanan deksmedetomidin, midazolam ve ondansetronun etkilerinin karşılaştırması - Sayfa 45
5. TARTIŞMA Majör abdominal cerrahi sonrasında yetersiz ağrı tedavisi ciddi bir problem olma özelliğini korumakta ve çok sayıda klinik çalışma konusu olmaktadır. Etkin bir postoperatif ağrı tedavisi için araştırılan ve klinikte kullanım alanı bulan postoperatif ağrı tedavisi yöntemlerinden birisi de hasta kontrollü analjezi (HKA) yöntemidir. Bu yöntem postoperatif ağrı tedavisinde hasta konforu v...
Hasta kontrollü analjezi ile tramadol kullanılan olgularda haloperidol, deksametazon ve ondansetronun etkilerinin karşılaştırılması - Sayfa 52
da bağlıdır. Unlugenç ve ark.77, çalışmalarında 1 mg/kg iv bolus yükleme dozundan sonra, 10 dk. kilitli kalma süresi ile hastaların kendilerine 0,2 mg/kg ek tramadol dozu yapabilmelerine izin verecek bir protokol kullanmışlardır. Casali ve ark.74 majör genel cerrahi operasyonu geçiren olgularda tramadolün yükleme dozunu 0,5 mg/kg olarak belirlemişler, hasta kontrollü analjezi için 30 dakikalık ara...

15. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

analjezi
infüzyon
bolus
uygulama
dozu
sonra


15. SAYFA ICERIGI

Sürekli İntravenöz İnfüzyon Stabil ve etkin plazma konsantrasyonu sağlar. Uygulamaya yükleme dozu ile başlanır. Devamında ise, etkin plazma opioid düzeyini sürdürebilmek için sürekli infüzyonla tedaviye devam edilir. Yöntemin etkili olması ve komplikasyon çıkarmaması için bazı basit prensiplere dikkat edilmesi gereklidir. Kullanılacak ilacın yarılanma ömrünün bilinmesi gereklidir. İnfüze edilecek ilaç dozu, ilacın klirensi göz önüne alınarak tahmin edilebilir. Hastaya uygulanan infüzyon yetersiz analjezi sağlayacak olursa, yeterli analjezi sağlanana kadar yeni intravenöz bolus yapılması gerekecektir. Eğer hastada aşırı derecede somnolans görülürse, semptomlar gerileyinceye kadar infüzyona son verilir. Opioidlerin kullanıldığı uygulamalarda antagonisti olan naloksonun elde bulunması gereklidir. Naloksonun analjezik etkiyi ortadan kaldırabileceği ve etkisinin 20 dakika kadar sürdüğü, bu nedenle nalokson dozunun yinelenmesi gerekebileceğini bilinmelidir. İntravenöz yolla infüzyon için ilk kullanılan opioid MEPERİDİNdir.

MEPERİDİN: Ön yükleme dozu: Bolus 1 1.5 mg/kg İnfüzyon: 0.5 1.5 mg/kg/ 30-60 dk. İdame dozu: 0.25 0.7 mg/dk.

MORFİN: Ön yükleme dozu: Bolus 0.08 0.12 mg/kg İnfüzyon: 5 15 mg/30-60 dk. İdame: 1-3 mg/saat Yöntemin en önemli komplikasyonu solunum depresyonudur. İlk 24 saatte ortaya çıkan apne epizodlarının arteriyal oksijen saturasyonunda önemli düşmelere neden olduğu saptanmıştır. Bu nedenle, yöntemin uygulanması sırasında temel ilkelerden biri hastaların yakından izlenebileceği ünitelerde tedavi edilmeleridir.

A-2: İntramusküler Uygulama: İntramusküler uygulamada kullanılabilen Trometamindir.

ilaçlar;

Morfin,

Meperidin,

Ketorolak,

A-3: Subkutan Uygulama: Opioidler 1950lerden önce subkütan uygulanırken, daha sonra intramusküler yol ile kullanılmaya başlanmıştır. Günümüzde ise subkütan yerleştirilmiş kelebek iğneden, uygun bir infüzyon aygıtı kullanarak opioid infüzyonu ile kronik ve akut ağrı tedavisi yapılabilmektedir.
13







single.php