başvurusunun çok fazla olması ile ilişkilidir. Ayrıca yaşam kalitesi ve beklentisi düşük, çok sayıda komorbiditesi olan hasta başvurusu da yüksektir. Yoğun bakım ünitesinden fayda görmeyecek kadar iyi ya da kötü (öncelik modeli 4) hasta grubu %8 olarak saptandı. Garrouste ve arkadaşlarının yoğun bakım ünitesi başvurularını değerlendirdiği bir çalışmada, yoğun bakım ünitesine yatış için danışılan hastaların %43.4ünün yoğun bakım tedavisinden fayda görmeyecek kadar iyi ya da kötü (öncelik modeli 4) olduğu saptanmıştır [50]. Çok merkezli yapılan bir başka çalışmada ise, öncelik modeli 4 grubundaki hasta oranı %22 tespit edilmiştir [51]. Çalışmamızda yoğun bakım ünitesine uygunsuz konsültasyon oranı, dünya verilerine göre daha düşük saptandı. Ülkemizde ve hastanemizde yoğun bakım yatak sayısı yeterli değildir [25]. Bu nedenle acil servis hekimi de daha dikkatli bir triaj yapmak zorundadır. Bununla beraber öncelik ve tanı modeline göre %8, objektif parametre modeline göre %37.9 oranında uygunsuz konsültasyon mevcuttur. Yoğun Bakım ihtiyacı gösteren onkolojik hastaların çok olması ve palyatif bakım ünitelerin yetersiz olması bu hastaların acil serviste kalmasına neden olmaktadır. Ayrıca yaşam beklentisi düşük, yakın hemodinamik monitorizasyon, solunum ve dolaşım desteği verilmesi gereken diğer tanılı hastaların yatırılacağı uygun bakım ünitelerinin olmaması ya da yetersiz olması da, bu hastaların acil serviste takip edilmesine neden olmaktadır. Bu durumda acil servis kalabalıklığı artmakta, acil servise hasta kabulü zorlaşmaktadır. Kritik hastaların uzun süre acil serviste izlenmesi, acil servis hasta bakım kalitesini de olumsuz yönde etkilemektedir [39, 52-54]. Sonuç olarak, yoğun bakım tedavisinden fayda görmeyecek kadar kötü hastalar için uygun destek tedavisi verebilecek bir sistemin geliştirilmemiş olması, bu hastaların acil servise başvurmasına ve yoğun bakım yatışı için konsülte edilmesine neden olmaktadır.
Yoğun bakım tedavisinden fayda göremeyecek kadar iyi hastaların konsülte edilmesinin nedenleri ise, bu grupta daha erken taburcu olabilecek, yatak değişimi hızlı olan, yaşam beklentisi ve kalitesi daha yüksek hastaların bulunması ve yoğun bakım konsültanının bu hastaları yatırmakta daha istekli olması sayılabilir.
Çalışmamızda, objektif parametre modeline göre uygunsuz konsültasyon oranları ise daha yüksek saptandı. Objektif parametre modeli,
32



42. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

hasta
yatış
bakım
yoğun
acil
servis


42. SAYFA ICERIGI

başvurusunun çok fazla olması ile ilişkilidir. Ayrıca yaşam kalitesi ve beklentisi düşük, çok sayıda komorbiditesi olan hasta başvurusu da yüksektir. Yoğun bakım ünitesinden fayda görmeyecek kadar iyi ya da kötü (öncelik modeli 4) hasta grubu %8 olarak saptandı. Garrouste ve arkadaşlarının yoğun bakım ünitesi başvurularını değerlendirdiği bir çalışmada, yoğun bakım ünitesine yatış için danışılan hastaların %43.4ünün yoğun bakım tedavisinden fayda görmeyecek kadar iyi ya da kötü (öncelik modeli 4) olduğu saptanmıştır [50]. Çok merkezli yapılan bir başka çalışmada ise, öncelik modeli 4 grubundaki hasta oranı %22 tespit edilmiştir [51]. Çalışmamızda yoğun bakım ünitesine uygunsuz konsültasyon oranı, dünya verilerine göre daha düşük saptandı. Ülkemizde ve hastanemizde yoğun bakım yatak sayısı yeterli değildir [25]. Bu nedenle acil servis hekimi de daha dikkatli bir triaj yapmak zorundadır. Bununla beraber öncelik ve tanı modeline göre %8, objektif parametre modeline göre %37.9 oranında uygunsuz konsültasyon mevcuttur. Yoğun Bakım ihtiyacı gösteren onkolojik hastaların çok olması ve palyatif bakım ünitelerin yetersiz olması bu hastaların acil serviste kalmasına neden olmaktadır. Ayrıca yaşam beklentisi düşük, yakın hemodinamik monitorizasyon, solunum ve dolaşım desteği verilmesi gereken diğer tanılı hastaların yatırılacağı uygun bakım ünitelerinin olmaması ya da yetersiz olması da, bu hastaların acil serviste takip edilmesine neden olmaktadır. Bu durumda acil servis kalabalıklığı artmakta, acil servise hasta kabulü zorlaşmaktadır. Kritik hastaların uzun süre acil serviste izlenmesi, acil servis hasta bakım kalitesini de olumsuz yönde etkilemektedir [39, 52-54]. Sonuç olarak, yoğun bakım tedavisinden fayda görmeyecek kadar kötü hastalar için uygun destek tedavisi verebilecek bir sistemin geliştirilmemiş olması, bu hastaların acil servise başvurmasına ve yoğun bakım yatışı için konsülte edilmesine neden olmaktadır.
Yoğun bakım tedavisinden fayda göremeyecek kadar iyi hastaların konsülte edilmesinin nedenleri ise, bu grupta daha erken taburcu olabilecek, yatak değişimi hızlı olan, yaşam beklentisi ve kalitesi daha yüksek hastaların bulunması ve yoğun bakım konsültanının bu hastaları yatırmakta daha istekli olması sayılabilir.
Çalışmamızda, objektif parametre modeline göre uygunsuz konsültasyon oranları ise daha yüksek saptandı. Objektif parametre modeli,
32

İlgili Kaynaklar







single.php