Baş-boyun radyoterapisinde 3 boyutlu bilgisayarlı planlama ile dozimetrik sürecin randofantom üzerinde termolüminisans dozimetre ile kontrolü















































radyoterapi ile % 64 oranında lokal kontrol sağlanabilmektedir. Tek başına radyoterapi uygulanacaksa tek priform sinüs duvarını tutan, fazla tümör yükü olmayan ve kıkırdak invazyonu göstermeyen tümörler tercih edilmelidir. Genellikle erken evre tümörlerde kullanılan toplam tedavi dozu konvansiyonel fraksiyonlarla 65-72 Gy arasında değişmektedir(4).
İleri evre hsatalıkta ise genellikle cerrahi ve preoperatif yada postoperatif radyoterapi kullanılmaktadır. Preoperatif radyoterapide postoperatif radyoterapiye göre düşük dozlarla (45-50 Gy) tedavi uygulanır. Postoperatif radyoterapi de tümör alanı içerisinde ve lenfatiklerde hastalığın tekrarlanmaması için uygulanır. Genellikle uygulanmasını önerilen doz 60 Gydir. Cerrahi sınır pozitif yada ekstra kapsüler uzanım olması durumunda toplam doz 64 Gye çıkılır(4). 2.4.3. Tedavi tekniği
Baş boyun kanserlerinde sıklıkla ön ve 2 yan (ortogonal) sahalar kullanılır. Alan birleşimleri soğuk ve sıcak alan oluşumu açısından risklidir. Simetrik alanlar kullanıldığında, yan sahalarla ön alan arasında, yüksek doz oluşumunu önlemek için, 3-5 mmlik aralık bırakılmalıdır (kullanılan enerjiye göre de değişiklik gösterebilir, doz dağılımlarının görülmesi gerekir). Ancak bırakılacak ara tümör, lenf nodları veya stomayı kapsamamalıdır. Eğer zorunlu olarak tanımlanan riskli sahalar bölünürse aralık bırakmamak daha uygundur. Asimetrik kolimatör kullanımıyla ışın diverjansı ortadan kaldırılarak (Şekil-2.2) alan birleşimlerindeki sıcak-soğuk bölge oluşumları önlenebilir (5,6,7,8,9).
Şekil 2-2 Simetrik ve asimetrik kolimasyon ortogonal alanların gösterimi.
5



15. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Baş ve boyun radyoterapisinde konvansiyonel ve asimetrik ortogonal planlamalarda larinks dozlarının karşılaştırılması. - Sayfa 21
8 2.4. Tedavi Tekniği: Baş boyun kanserlerinde sıklıkla ön ve 2 yan (ortogonal) sahalar kullanılır. Alan birleşimleri soğuk ve sıcak alan oluşumu açısından risklidir. Lateral sahalarla supraklavikular ön alan arası 3-5 mm’lik aralık yeterlidir (kullanılan enerjiye göre de değişiklik gösterebilir, doz dağılımlarının görülmesi gerekir), ancak tümör, lenf nodları veya stomayı bölmemelidir. Eğer zor...
Rektum kanserlerinde preoperatif kemoradyoterapi ile evre küçültülmesi, sfinkter koruyucu girişim ilişkilerinin değerlendirilmesi - Sayfa 50
olanak sağlayacak şekilde evre ve boyutsal olarak tümörün gerilemesi ve aşağı yerleşimli tümörlerde sfinkterlerin korunabilmesi olarak özetlenebilir (97). Ayrıca preoperatif radyoterapi postoperatif radyaterapiye göre daha az toksisiteye yol açmakta ve bu sayede daha fazla hasta tam doz radyoterapi alabilmektedir. Üstelik radyoterapi preoperatif olarak verildiğinde, cerrahi öncesi tümör içindeki o...
Baş-boyun radyoterapisi alan hastalarda karadut pekmezinin oral mukozitleri önleme etkisi - Sayfa 21
20 birlikte uygulanmaktadır (25-37). Baş-boyun kanserlerinin tedavisinde radyoterapi cerrahi tedavi öncesinde ya da sonrasında uygulanabilir (32). Preoperatif radyoterapi; cerrahi uygulanamayan tümörlerde tümörü küçülterek cerrahi tedaviye imkan sağlamak amacıyla uygulanır. Radyoterapi sayesinde çıkarılması gereken doku miktarı küçültülerek, uzak metastaz azaltılabilir (32). Postoperatif radyot...

15. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

tedavi
tümör
radyoterapi
alan
preoperatif
cerrahi


15. SAYFA ICERIGI

radyoterapi ile % 64 oranında lokal kontrol sağlanabilmektedir. Tek başına radyoterapi uygulanacaksa tek priform sinüs duvarını tutan, fazla tümör yükü olmayan ve kıkırdak invazyonu göstermeyen tümörler tercih edilmelidir. Genellikle erken evre tümörlerde kullanılan toplam tedavi dozu konvansiyonel fraksiyonlarla 65-72 Gy arasında değişmektedir(4).
İleri evre hsatalıkta ise genellikle cerrahi ve preoperatif yada postoperatif radyoterapi kullanılmaktadır. Preoperatif radyoterapide postoperatif radyoterapiye göre düşük dozlarla (45-50 Gy) tedavi uygulanır. Postoperatif radyoterapi de tümör alanı içerisinde ve lenfatiklerde hastalığın tekrarlanmaması için uygulanır. Genellikle uygulanmasını önerilen doz 60 Gydir. Cerrahi sınır pozitif yada ekstra kapsüler uzanım olması durumunda toplam doz 64 Gye çıkılır(4). 2.4.3. Tedavi tekniği
Baş boyun kanserlerinde sıklıkla ön ve 2 yan (ortogonal) sahalar kullanılır. Alan birleşimleri soğuk ve sıcak alan oluşumu açısından risklidir. Simetrik alanlar kullanıldığında, yan sahalarla ön alan arasında, yüksek doz oluşumunu önlemek için, 3-5 mmlik aralık bırakılmalıdır (kullanılan enerjiye göre de değişiklik gösterebilir, doz dağılımlarının görülmesi gerekir). Ancak bırakılacak ara tümör, lenf nodları veya stomayı kapsamamalıdır. Eğer zorunlu olarak tanımlanan riskli sahalar bölünürse aralık bırakmamak daha uygundur. Asimetrik kolimatör kullanımıyla ışın diverjansı ortadan kaldırılarak (Şekil-2.2) alan birleşimlerindeki sıcak-soğuk bölge oluşumları önlenebilir (5,6,7,8,9).
Şekil 2-2 Simetrik ve asimetrik kolimasyon ortogonal alanların gösterimi.
5







single.php