Baş-boyun radyoterapisinde 3 boyutlu bilgisayarlı planlama ile dozimetrik sürecin randofantom üzerinde termolüminisans dozimetre ile kontrolü















































Radyoterapide tanımlanan volümler tümör yüküne göre düzenlenmiş olup GTV klinik ve radyolojik olarak saptanabilen hastalığı gösterirken, CTV olası mikroskopik yayılıma göre düzenlenmektedir. Klinik deneyimler makroskopik tümör yükünün ortadan kaldırılabilmesi için gereken optimum dozun 66-70 Gy, mikroskopik hastalığın kontrolü içinse 50-60 Gy olması gerektiğini göstermektedir (24). Klinik pratikte, hedef volüme BTPSde ongörülen dozun kontrolü amacıyla, genellikle giriş-çıkış doz ölçümleri kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra randofantom içine yerleştirilen dozimetrik ekipmanlar da BTPS dozimetrik sürecinin kontrolünde önemli yer tutmaktadır. Çalışmamızda hedef volümler (GTV ve CTV) içine yerleştirilen TLDlerle ölçülen ve BTPSde hesaplanan dozlar arasında oldukça iyi bir uyum göstermekteydi (fark %3ün altında).
Boost aşamasıda, en önemli, kritik organ medulla spinaliste ölçülen dozların uygunluğu radyayonun geç etkileri açısından önemlidir. Medulla spinaliste oluşabilecek myelit hastanın yaşamında geri dönüşümsüz olumsuzluklara yol açabilir. Baş boyun kanserlerinde lokal kontrolü sağlamak amacıyla, tümör yüküne bağlı olarak, 50-70 Gy uygulanmakta olup bu dozlar medulla spinalis tolerans dozu olarak kabul edilen 44-46 Gy’in üzerindedir. Optimum sonuç alabilmek için tedavi sırasında, medulla spinalis korunarak, dozun tolerans sınırında kalması sağlanması gerekmektedir. Baş-boyun radyoterapisinde medulla spinalisin korunması için en fazla kullanılan tekniklerden birisi arka spinal bölgenin elektronla ışınlandığı fotonelektron kombinasyonudur(25).
Çalışmamızda medulla spinalisin korunması için ilk aşamada asimetrik kolimasyon ve boost aşamasında ise foton-elektron kombinasyonu kullanıldı. Toplam planlanan 23+10 fraksiyonluk doz göz önüne alındığında, verilen toplam doz 66 Gy iken ölçtüğümüz medulla spinalis dozları 41,45 – 47,33 Gy arasında değişmektedir. Martel ve ark. 3 alan asimetrik ışınlama ve ardından foton elektron boost ışınlaması sonucunda toplam medulla spinalis dozlarını 48.9 – 55,9 Gy arasında bulmuşlardır(26). Kaya ve Ark. Yaptığı çalışmada maksimum medulla spinalis dozlarını 43,99 49,54 Gy arasında hesaplamışlar ve 2 yıllık takip süresince hiçbir hasta da myelit bulgusuna rastlamadıklarını bildirmişlerdir.(25).
Foton-elektron kombinasyonunda alan birleşme çizgisindeki doz inhomojenitesi sorununu ortadan kaldırmak üzere çeşitli teknikler önerilmektedir. BTPSde soğuk noktaları önlemek için 0,5 cmlik bir alanda alanların içiçe geçirilmesi en uygun doz dağılımını sağladı. Nihayet yaptığımız ölçümlerde de çakışma bölgesine yerleştirilen TLDlerden okunan dozlar
31



41. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Radyoterapide baş-boyun kanserli hastaların 2-D ve 3-D tedavi planlarının karşılaştırılması - Sayfa 71
edilen 46 Gy' in üzerindedir. Optimum sonuç alabilmek için tedavi sırasında, medulla spinalis korunarak, dozun tolerans sınırında kalması sağlanması gerekmektedir. Baş boyun radyoterapisinde medulla spinalisin korunması için en fazla kullanılan tekniklerden birisi arka spinal bölgenin elektronla ışınlandığı foton-elektron kombinasyonudur (Kaya vd. 1999). 3.5.7 Hasta Yerleştirme Planlamadaki koord...

41. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

tedavi
alan
medulla
spinalis
spinal
foton


41. SAYFA ICERIGI

Radyoterapide tanımlanan volümler tümör yüküne göre düzenlenmiş olup GTV klinik ve radyolojik olarak saptanabilen hastalığı gösterirken, CTV olası mikroskopik yayılıma göre düzenlenmektedir. Klinik deneyimler makroskopik tümör yükünün ortadan kaldırılabilmesi için gereken optimum dozun 66-70 Gy, mikroskopik hastalığın kontrolü içinse 50-60 Gy olması gerektiğini göstermektedir (24). Klinik pratikte, hedef volüme BTPSde ongörülen dozun kontrolü amacıyla, genellikle giriş-çıkış doz ölçümleri kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra randofantom içine yerleştirilen dozimetrik ekipmanlar da BTPS dozimetrik sürecinin kontrolünde önemli yer tutmaktadır. Çalışmamızda hedef volümler (GTV ve CTV) içine yerleştirilen TLDlerle ölçülen ve BTPSde hesaplanan dozlar arasında oldukça iyi bir uyum göstermekteydi (fark %3ün altında).
Boost aşamasıda, en önemli, kritik organ medulla spinaliste ölçülen dozların uygunluğu radyayonun geç etkileri açısından önemlidir. Medulla spinaliste oluşabilecek myelit hastanın yaşamında geri dönüşümsüz olumsuzluklara yol açabilir. Baş boyun kanserlerinde lokal kontrolü sağlamak amacıyla, tümör yüküne bağlı olarak, 50-70 Gy uygulanmakta olup bu dozlar medulla spinalis tolerans dozu olarak kabul edilen 44-46 Gy’in üzerindedir. Optimum sonuç alabilmek için tedavi sırasında, medulla spinalis korunarak, dozun tolerans sınırında kalması sağlanması gerekmektedir. Baş-boyun radyoterapisinde medulla spinalisin korunması için en fazla kullanılan tekniklerden birisi arka spinal bölgenin elektronla ışınlandığı fotonelektron kombinasyonudur(25).
Çalışmamızda medulla spinalisin korunması için ilk aşamada asimetrik kolimasyon ve boost aşamasında ise foton-elektron kombinasyonu kullanıldı. Toplam planlanan 23+10 fraksiyonluk doz göz önüne alındığında, verilen toplam doz 66 Gy iken ölçtüğümüz medulla spinalis dozları 41,45 – 47,33 Gy arasında değişmektedir. Martel ve ark. 3 alan asimetrik ışınlama ve ardından foton elektron boost ışınlaması sonucunda toplam medulla spinalis dozlarını 48.9 – 55,9 Gy arasında bulmuşlardır(26). Kaya ve Ark. Yaptığı çalışmada maksimum medulla spinalis dozlarını 43,99 49,54 Gy arasında hesaplamışlar ve 2 yıllık takip süresince hiçbir hasta da myelit bulgusuna rastlamadıklarını bildirmişlerdir.(25).
Foton-elektron kombinasyonunda alan birleşme çizgisindeki doz inhomojenitesi sorununu ortadan kaldırmak üzere çeşitli teknikler önerilmektedir. BTPSde soğuk noktaları önlemek için 0,5 cmlik bir alanda alanların içiçe geçirilmesi en uygun doz dağılımını sağladı. Nihayet yaptığımız ölçümlerde de çakışma bölgesine yerleştirilen TLDlerden okunan dozlar
31







single.php