Bazı bitkisel uçucu yağların Ephestia kuehniella’ya (Lepidoptera:Pyralidae) fümigant etkileri üzerinde araştırmalar









































































yapılmaktadır. Günümüzde bitki ekstraktlarının tarımsal üretimde kayıplara neden olan hastalık ve zararlıların kontrolünde kullanımı ile ilgili araştırmalar artarak devam etmektedir (Karakoç, 2006).
Halihazırda 2000 den fazla bitki türünün böcek ve akarlara toksik özelliğe sahip olduğu bilinmektedir. Yapılan çalışmalar uçucu yağların depolanmış ürünlerde zararlılara karşı fümigant olarak kullanılma potansiyeline sahip olduklarını göstermektedir. Bitkisel bileşikler içinde en çok uçucu yağlar, depo zararlılarına karşı test edilmiştir. Yürütülen yeni araştırmalar, uçucu yağların ve bunların bileşenlerinin kullanılan mevcut fümigantlara alternatif bileşikler olarak potansiyel kullanıma sahip olabileceklerini göstermiştir (Gözek, 2007). Yüksek uçuculuk özelliklerinden dolayı özellikle monoterpenoid bileşikler potansiyel zararlı mücadele ajanı olarak düşünülmüştür (Karcı, 2006).
Dünya uçucu yağ pazarı senelik olarak yaklaşık 7 milyar dolardır ve bu miktar gelen talep doğrultusunda her geçen gün artmaktadır. Türkiyenin yıllık uçucu yağ ihracatı 7,5 milyon dolar, ithalatı ise 4 milyon dolar civarındadır. İhracatımızın büyük bir kısmını gülyağı, ithalatımızı da portakal ve nane yağı oluşturmaktadır (Atılgan ve ark., 2007).
Depolanmış ürün zararlıları arasında Ephestia kuehniella Zeller özellikle un fabrikaları, un ve tahıl depolarında çok yaygın olan ve büyük ekonomik kayıplara neden olan bir türdür. Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki un fabrika ve değirmenlerinin % 48.8inde E. kuehniellanın zararına rastlandığı, Bursa İli un fabrikaları ve değirmenlerinde un güvesinin en yaygın türler arasında olduğu bildirilmektedir (Coşkuncu, 2004).
E. kuehniella üzerinde uçucu yağ veya bileşenlerin etkileri konusunda yapılmış bazı uluslar arası ve ulusal çalışmalar bulunmaktadır. Ancak, bu önemli tür üzerinde fazla çalışılmamış olan kimi bitkisel uçucu yağların bulunduğu dikkate alınarak belirlenmiş 4 bitkiye ait uçucu yağların Ephestia kuehniella Zellernın larva ve yumurtalarına karşı farklı dozlarının farklı iki sıcaklıkta ve üç farklı sürede fümigant toksisitelerinin tespiti amaçlanmıştır. Un ve unlu mamüllerin depolandığı veya üretildiği tesislerde fazla sorun olan bu zararlıya karşı çevre dostu, fakat aynı
2



11. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Bazı monoterpenoid bileşiklerinin kırma biti, Tribolium confusum du Val. (Coleoptera:Tenebrionidae) ve değirmen güvesi, Ephestia kuehniella zeller (Lepidoptera:Pyralidae)' ya fumigant etkileri üzerine araştırmalar - Sayfa 17
GİRİŞ Son yıllarda zararlı böceklerin mücadelesinde sentetik insektisitlere alternatif olarak semiokimyasalların kullanımı üzerine araştırmalar önem kazanmaktadır. Böceklere karşı test edilen semiokimyasallar arasında bitki ekstrakları, uçucu yağlar ve olerosinler bulunmaktadır. Bu maddeler böcekler üzerinde fumigant, kontakt insektisit, kaçırıcı (repellent), çekici (attractant), yumurta bırakmay...
Bitki kökenli bileşiklerin böcek ve akarlarla mücadelede kullanılma potansiyeli üzerinde araştırmalar - Sayfa 4
ÖZET BİTKİ KÖKENLİ BİLEŞİKLERİN BÖCEK VE AKARI.ARLA MÜCADELEDE KULLANILMA POTANSİYELİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR Fedai ERLER Doktora Tezi, Bitki Koruma Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. İrfan TUNÇ Haziran 2000, 120 Sayfa Bu çalışmada, 8 uçucu yağ bileşeninin üç ambar zararlısı böcek (Tribolium corifusum du Val., Ephestia kuehniella Zeller ve Sitophilus oryzae L.)' in değişik gelişme dönemlerine (yu...
- Sayfa 4
ÖZET BİTKİ KÖKENLİ BİLEŞİKLERİN BÖCEK VE AKARI.ARLA MÜCADELEDE KULLANILMA POTANSİYELİ ÜZERİNDE ARAŞTIRMALAR Fedai ERLER Doktora Tezi, Bitki Koruma Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. İrfan TUNÇ Haziran 2000, 120 Sayfa Bu çalışmada, 8 uçucu yağ bileşeninin üç ambar zararlısı böcek (Tribolium corifusum du Val., Ephestia kuehniella Zeller ve Sitophilus oryzae L.)' in değişik gelişme dönemlerine (yu...

11. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

bitki
ephestia
kuehniella
inde
zararlı
karşı


11. SAYFA ICERIGI

yapılmaktadır. Günümüzde bitki ekstraktlarının tarımsal üretimde kayıplara neden olan hastalık ve zararlıların kontrolünde kullanımı ile ilgili araştırmalar artarak devam etmektedir (Karakoç, 2006).
Halihazırda 2000 den fazla bitki türünün böcek ve akarlara toksik özelliğe sahip olduğu bilinmektedir. Yapılan çalışmalar uçucu yağların depolanmış ürünlerde zararlılara karşı fümigant olarak kullanılma potansiyeline sahip olduklarını göstermektedir. Bitkisel bileşikler içinde en çok uçucu yağlar, depo zararlılarına karşı test edilmiştir. Yürütülen yeni araştırmalar, uçucu yağların ve bunların bileşenlerinin kullanılan mevcut fümigantlara alternatif bileşikler olarak potansiyel kullanıma sahip olabileceklerini göstermiştir (Gözek, 2007). Yüksek uçuculuk özelliklerinden dolayı özellikle monoterpenoid bileşikler potansiyel zararlı mücadele ajanı olarak düşünülmüştür (Karcı, 2006).
Dünya uçucu yağ pazarı senelik olarak yaklaşık 7 milyar dolardır ve bu miktar gelen talep doğrultusunda her geçen gün artmaktadır. Türkiyenin yıllık uçucu yağ ihracatı 7,5 milyon dolar, ithalatı ise 4 milyon dolar civarındadır. İhracatımızın büyük bir kısmını gülyağı, ithalatımızı da portakal ve nane yağı oluşturmaktadır (Atılgan ve ark., 2007).
Depolanmış ürün zararlıları arasında Ephestia kuehniella Zeller özellikle un fabrikaları, un ve tahıl depolarında çok yaygın olan ve büyük ekonomik kayıplara neden olan bir türdür. Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki un fabrika ve değirmenlerinin % 48.8inde E. kuehniellanın zararına rastlandığı, Bursa İli un fabrikaları ve değirmenlerinde un güvesinin en yaygın türler arasında olduğu bildirilmektedir (Coşkuncu, 2004).
E. kuehniella üzerinde uçucu yağ veya bileşenlerin etkileri konusunda yapılmış bazı uluslar arası ve ulusal çalışmalar bulunmaktadır. Ancak, bu önemli tür üzerinde fazla çalışılmamış olan kimi bitkisel uçucu yağların bulunduğu dikkate alınarak belirlenmiş 4 bitkiye ait uçucu yağların Ephestia kuehniella Zellernın larva ve yumurtalarına karşı farklı dozlarının farklı iki sıcaklıkta ve üç farklı sürede fümigant toksisitelerinin tespiti amaçlanmıştır. Un ve unlu mamüllerin depolandığı veya üretildiği tesislerde fazla sorun olan bu zararlıya karşı çevre dostu, fakat aynı
2

İlgili Kaynaklar




single.php