Bazı bitkisel uçucu yağların Ephestia kuehniella’ya (Lepidoptera:Pyralidae) fümigant etkileri üzerinde araştırmalar









































































kombine edildiğinde biyolojik mücadele ya da IPM stratejilerinde katkıyı artırabileceği kanısına varılmıştır.
Aslan ve ark. (2004) tarafından yapılan bir araştırmada Sideritis trojana Bornm. (Sarıkız çayı) nın bileşenlerinden ent-kaurene diterpenoid ve 7epicandicandiol ve 18-acetylsideroxol nın Ephestia kuehniella Zell. ya karşı toksisite gösterdiği tespit edilmiştir. Acanthoscelides obtectus ve Sitophilus granarius a karşı toksisite gösterdikler halde 7-epicandicandiol diacetate ın E. kuehniella ya karşı toksisite göstermiştir. P testi değerleri böceklere karşı dozun ve zamanın istatistiksel önemini göstermek için uygulanmıştır. A. obtectus için insektisidal aktivite dozun miktarı ile birlikte artmıştır. Ancak maruz bırakma süresi ile artmamıştır. E. kuehniella nın ölüm yüzdesi hem doz miktarı hem de zamanla artarken benzer sonuçlar S. granarius için gözlemlenmemiştir. 96 saat sonra bileşiğin toksisitesi böcekte etki yapmamıştır.
Papachristos ve Stamopoulos (2004), A. obtectusun yumurta dönemine karşı L. hybrida (lavanta), R. officinalis (biberiye) ve E. globulus (okaliptus) bitkilerinden elde edilen uçucu yağların fumigant toksisitesini test etmişlerdir ve uçucu yağların, yumurta yaşına bağlı olarak, LC50 değerlerinin 1.3-35.1 L/L arasında test edilen yumurtalara toksik olduklarını bildirmişlerdir. Tüm durumlarda genç yumurtaların (3 günlükten az), yaşlı yumurtalara (3 günlükten fazla) göre uçucu yağlara karşı daha dayanıklı olduklarını tespit etmişlerdir
Aslan ve ark. (2005), Micromeria fruticosa L., Nepata racemosa L., ve Origanum vulgare L. türlerinden elde edilen uçucu yağların Lasioderma serricorne (F.) (Coleoptera: Anobiidae) ve Sitophilus granarius (L.) (Coleoptera: Curculionidae) un ergin dönemlerine ve Ephestia kuehniella (Zell.) (Lepidoptera: Pyralidae) nın üçüncü dönem larvalarına karşı fumigant toksisitesini denemişlerdir. Bu denemeyi 1Llik cam kavanozlarda sırasıyla 0.5, 1, 1.5 ve 2 l dozlarında uygulamışlardır. E. kuehniella larvalarında bütün bitki türlerinin uçucu yağları denenmiş ve hepsinde de tamamen ölüm 120 saat sonra 2 l/l havada ulaşılmıştır. Ölüm oranının artışı uçucu yağların dozlarına ve uygulama sürelerinin artışına bağlıdır. Bütün bitki türlerinin uçucu yağları E. kuehniella ve S. granarius a karşı etkili bulunmasına rağmen O. vulgare nin uçucu yağı diğer bitkilerden daha etkin
11



20. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Bazı monoterpenoid bileşiklerinin kırma biti, Tribolium confusum du Val. (Coleoptera:Tenebrionidae) ve değirmen güvesi, Ephestia kuehniella zeller (Lepidoptera:Pyralidae)' ya fumigant etkileri üzerine araştırmalar - Sayfa 22
sonucuna göre T. castaneum larvalarının, erginlerden daha dayanıklı oldukları, larva dönemleri arasında da benzer hassasiyet görüldüğü bildirilmiştir. Eun ve ark. (2001), Kore’de yetişen baharat ve tıbbi bitkilerinden ekstrakte edilen 16 uçucu yağın S. oryzae’ ye karşı fumigant etkisini test etmişler ve en yüksek fumigant toksisiteyi (LC50=45.5 µl/l) Mentha arvensis L var. piperascens bitkisinden...

20. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

karşı
etki
yumurta
fumigant
yağların
kuehniella


20. SAYFA ICERIGI

kombine edildiğinde biyolojik mücadele ya da IPM stratejilerinde katkıyı artırabileceği kanısına varılmıştır.
Aslan ve ark. (2004) tarafından yapılan bir araştırmada Sideritis trojana Bornm. (Sarıkız çayı) nın bileşenlerinden ent-kaurene diterpenoid ve 7epicandicandiol ve 18-acetylsideroxol nın Ephestia kuehniella Zell. ya karşı toksisite gösterdiği tespit edilmiştir. Acanthoscelides obtectus ve Sitophilus granarius a karşı toksisite gösterdikler halde 7-epicandicandiol diacetate ın E. kuehniella ya karşı toksisite göstermiştir. P testi değerleri böceklere karşı dozun ve zamanın istatistiksel önemini göstermek için uygulanmıştır. A. obtectus için insektisidal aktivite dozun miktarı ile birlikte artmıştır. Ancak maruz bırakma süresi ile artmamıştır. E. kuehniella nın ölüm yüzdesi hem doz miktarı hem de zamanla artarken benzer sonuçlar S. granarius için gözlemlenmemiştir. 96 saat sonra bileşiğin toksisitesi böcekte etki yapmamıştır.
Papachristos ve Stamopoulos (2004), A. obtectusun yumurta dönemine karşı L. hybrida (lavanta), R. officinalis (biberiye) ve E. globulus (okaliptus) bitkilerinden elde edilen uçucu yağların fumigant toksisitesini test etmişlerdir ve uçucu yağların, yumurta yaşına bağlı olarak, LC50 değerlerinin 1.3-35.1 L/L arasında test edilen yumurtalara toksik olduklarını bildirmişlerdir. Tüm durumlarda genç yumurtaların (3 günlükten az), yaşlı yumurtalara (3 günlükten fazla) göre uçucu yağlara karşı daha dayanıklı olduklarını tespit etmişlerdir
Aslan ve ark. (2005), Micromeria fruticosa L., Nepata racemosa L., ve Origanum vulgare L. türlerinden elde edilen uçucu yağların Lasioderma serricorne (F.) (Coleoptera: Anobiidae) ve Sitophilus granarius (L.) (Coleoptera: Curculionidae) un ergin dönemlerine ve Ephestia kuehniella (Zell.) (Lepidoptera: Pyralidae) nın üçüncü dönem larvalarına karşı fumigant toksisitesini denemişlerdir. Bu denemeyi 1Llik cam kavanozlarda sırasıyla 0.5, 1, 1.5 ve 2 l dozlarında uygulamışlardır. E. kuehniella larvalarında bütün bitki türlerinin uçucu yağları denenmiş ve hepsinde de tamamen ölüm 120 saat sonra 2 l/l havada ulaşılmıştır. Ölüm oranının artışı uçucu yağların dozlarına ve uygulama sürelerinin artışına bağlıdır. Bütün bitki türlerinin uçucu yağları E. kuehniella ve S. granarius a karşı etkili bulunmasına rağmen O. vulgare nin uçucu yağı diğer bitkilerden daha etkin
11

İlgili Kaynaklar




single.php