Bazı origanum türleri ve biyoaktif bileşenlerinin fonksiyonel özelliklerinin incelenmesi.


























































































2.5 Antimikrobiyal Etki
Son yıllarda antibiyotiklere karşı dirençli suşların ortaya çıkması ve doğal kaynaklı ilaçlarda görülmeyen veya az görülen yan etkilerin sentetik ilaçlarda dikkati çekecek kadar çok olması, bilim adamlarını doğal kaynaklı ilaçları araştırmaya itmiştir (Dürger vd. 1999).
Günümüzde sentez yoluyla elde edilen ilaçların yan etkilerinin fazla olması ve organizmaların antimikrobiyal sentetik ilaçlara karşı direnç oluşturmaları modern tıbbın hastalık tedavisinde yetersiz kaldığı noktalar ortaya çıkarmaktadır. Bu durumun sonucu olarak doğal bitkisel kaynakların ve bu maddeleri taşıyan bitkilerin önemi gittikçe artmaktadır (Nakipoğlu 1992). Doğal bitki içeriklerinden elde edilen maddeleri kullanarak patojen mikroorganizmalara karşı etkili olan bitki türleri ve bu türlerin içerdikleri etken maddelerin tespit edilmesi, dünyada üzerinde yoğun bir şekilde çalışılan bir alan haline gelmiştir (Toroğlu ve Çenet 2006).
Tarım alanında ise, yüzyıllardır insanoğlu tarlada ve hasat sonrası depodaki ürünlerini hastalık ve zararlılardan korumak için değişik yöntemler kullanmıştır. Bu yöntemlerden biri de bitkisel materyaller ve bitki ekstraktları kullanarak hastalık ve zararlılarla mücadele etmektir. Ancak 1940lardan sonra sentetik kimyasalların bunların yerini almasıyla gerileme trendine girmiştir. Son zamanlarda ekolojik dengelerin alt üst olması ve çevre bilincinin artmasıyla, araştırıcıları kimyasallara alternatif olabilecek, insan, hayvan ve çevreye zararsız maddeler ve yöntemler bulmaya zorlamıştır.
Bitkilerden elde edilen maddeler üzerinde durulmasının nedeni ise, bunların zaten doğada bulunmaları, dolayısıyla doğaya ek toksik madde yayılmasının söz konusu olmaması, kısa zamanda dekompoze olarak toprak ve su kirliliğine yol açmamaları, ürünler üzerinde insan sağlığını tehdit edecek uzun süreli kalıntılar oluşturmamaları, zaten doğada bulunmaları nedeniyle bir çok hayvan ve diğer canlıların bunlardan kendilerini koruyacak mekanizmalar geliştirmiş olmaları ve spesifik olmalarıdır (Erler 2000).
14



24. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Aphis craccivora koch. ve Myzus persicae sulz. (Hom.: aphididae)'ya karşı bazı bitkisel uçucu yağların insektisit etkileri üzerine araştırmalar - Sayfa 11
gelmekte ve bunu kültürel ve biyolojik savaş yöntemleri izlemektedir (Türküsay ve Onoğur 1998). Özellikle kültür bitkilerinin gerek kalitesinde gerekse kantitesinde önemli düşüşlere neden olan zararlıların olumsuz etkilerinden kurtulabilmek için bitkinin tohumdan hasada, hasattan tüketime kadar olan dönemde sağlıklı yetiştirilmesi ve korunması gerekmektedir. Son yıllarda, doğal bitkisel ürünlerin...
Bitki kökenli bileşiklerin böcek ve akarlarla mücadelede kullanılma potansiyeli üzerinde araştırmalar - Sayfa 15
1. GİRİŞ Yüzyıllardır insanoğlu hem tarlada hem de hasat sonrası depodaki ürünlerini böcek ve diğer zararlılardan korumak için değişik yöntemler kullanmıştır. Bu yöntemlerden biri de bitkisel materyaller (yaprak, tohum, kök ve gövde parçaları ya da bunların ezilmiş veya öğütülmüş halleri) ve bitki ekstraktlarıdır. Bunlardan özellikle birkaçı ticari insektisidlerin kaynağı olmuş, fakat 1940' larda...
- Sayfa 15
1. GİRİŞ Yüzyıllardır insanoğlu hem tarlada hem de hasat sonrası depodaki ürünlerini böcek ve diğer zararlılardan korumak için değişik yöntemler kullanmıştır. Bu yöntemlerden biri de bitkisel materyaller (yaprak, tohum, kök ve gövde parçaları ya da bunların ezilmiş veya öğütülmüş halleri) ve bitki ekstraktlarıdır. Bunlardan özellikle birkaçı ticari insektisidlerin kaynağı olmuş, fakat 1940' larda...

24. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

yöntemler
etki
insan
karşı
ürünler
madde


24. SAYFA ICERIGI

2.5 Antimikrobiyal Etki
Son yıllarda antibiyotiklere karşı dirençli suşların ortaya çıkması ve doğal kaynaklı ilaçlarda görülmeyen veya az görülen yan etkilerin sentetik ilaçlarda dikkati çekecek kadar çok olması, bilim adamlarını doğal kaynaklı ilaçları araştırmaya itmiştir (Dürger vd. 1999).
Günümüzde sentez yoluyla elde edilen ilaçların yan etkilerinin fazla olması ve organizmaların antimikrobiyal sentetik ilaçlara karşı direnç oluşturmaları modern tıbbın hastalık tedavisinde yetersiz kaldığı noktalar ortaya çıkarmaktadır. Bu durumun sonucu olarak doğal bitkisel kaynakların ve bu maddeleri taşıyan bitkilerin önemi gittikçe artmaktadır (Nakipoğlu 1992). Doğal bitki içeriklerinden elde edilen maddeleri kullanarak patojen mikroorganizmalara karşı etkili olan bitki türleri ve bu türlerin içerdikleri etken maddelerin tespit edilmesi, dünyada üzerinde yoğun bir şekilde çalışılan bir alan haline gelmiştir (Toroğlu ve Çenet 2006).
Tarım alanında ise, yüzyıllardır insanoğlu tarlada ve hasat sonrası depodaki ürünlerini hastalık ve zararlılardan korumak için değişik yöntemler kullanmıştır. Bu yöntemlerden biri de bitkisel materyaller ve bitki ekstraktları kullanarak hastalık ve zararlılarla mücadele etmektir. Ancak 1940lardan sonra sentetik kimyasalların bunların yerini almasıyla gerileme trendine girmiştir. Son zamanlarda ekolojik dengelerin alt üst olması ve çevre bilincinin artmasıyla, araştırıcıları kimyasallara alternatif olabilecek, insan, hayvan ve çevreye zararsız maddeler ve yöntemler bulmaya zorlamıştır.
Bitkilerden elde edilen maddeler üzerinde durulmasının nedeni ise, bunların zaten doğada bulunmaları, dolayısıyla doğaya ek toksik madde yayılmasının söz konusu olmaması, kısa zamanda dekompoze olarak toprak ve su kirliliğine yol açmamaları, ürünler üzerinde insan sağlığını tehdit edecek uzun süreli kalıntılar oluşturmamaları, zaten doğada bulunmaları nedeniyle bir çok hayvan ve diğer canlıların bunlardan kendilerini koruyacak mekanizmalar geliştirmiş olmaları ve spesifik olmalarıdır (Erler 2000).
14

İlgili Kaynaklar







single.php