Bir soğutma sistemindeki kondenser kapasitesinin değiştirilmesinin enerji ve ekserji analizleri ile incelenmesi























































































adsorbsiyonlu soğutma, termoelektrik soğutma, paramagnetik soğutma, buhar- jet soğutma sistemi, sterling soğutma sistemi ve hava soğutma sistemidir.
3.2 SOĞUTUCU AKIŞKANLAR
Bir soğutma sisteminin tasarlanması, sistemde kullanılacak soğutucu akışkanın termodinamik özelliklerine bağlıdır. Seçilen soğutucu akışkanın özelliği gereği soğutma sistemlerinde buharlaştırırcı basıncının yüksek, yoğuşturucu basıncının ise düşük olması tercih edilir. Soğutma çevrimlerinde ısının bir ortamdan alınıp başka bir ortama aktarılmasında aracı olarak kullanılan soğutucu akışkanlar ısı alışverişini sıvı halden buhar haline ve buhar halden sıvı haline dönüşerek gerçekleştirirler. Bu akışkanlar, buharlaşma ve yoğuşma faz değişimi işlemleri yardımıyla, bir ortamdan aldıkları ısıyı, diğer bir ortama aktarırlar. Soğutucu akışkanların, ısı geçiş kabiliyetleri ile doğrudan ilgili olmayan, bir çok koşulu da yerine getirmeleri istenir. Kullanma şartlarındaki kimyasal kararlılık soğutucu akışkanlardan istenen en önemli özelliklerden biridir. Ayrıca bir soğutma sisteminden atmosfere sızan veya boşaltılan soğutucu akışkanın çevrede meydana getireceği etkiler de dikkate alınmalıdır.
CFC (Chloroflorocarbon) olarak bilinen halojenli bileşenler, yıllarca atmosferde kalabilmekte ve zamanla strotosfer tabakası içine yayılmaktadır. CFC molekülleri sadece karbon ile halojen klorin, florin ve bromin içerir. Atmosferin üst kısımlarına ulaştığında, soğutucu akışkan molekülleri parçalanarak, ozon tabakasını tahrip eden klorini açığa çıkarır. Atmosferin alt tabakasında ise bu moleküller, yeryüzünün ısınmasına yardım eden, kızıl ötesi ışınları yutar. CFC moleküllerindeki bir veya daha fazla halojen yerine bir hidrojen atomunun konulması ile HCFC bileşenleri ortaya çıkar. Bu bileşendeki hidrojen varlığı, bunların atmosferdeki ömrünü ve çevreye olan olumsuz etkilerini büyük ölçüde azaltmaktadır (Yamankaradeniz, 2002).
Moleküler açıdan, birbirine yakın kaynama noktalarına sahip soğutucu akışkanlarının gizli buharlaşma ısıları da birbirine çok yakındır. Üretiminin ve kullanımının azaltılması yönündeki çalışmalarla birlikte bu soğutucu akışkanların yerine yeni soğutkanların bulunması ve yaygınlaştırılması gereksinimi artmaktadır. Emniyet ve güvenirlik açısından iyi olan ve ayrıca iyi bir ısıl özelliğe de sahip olan soğutucu akışkanlar kullanmak için yapılan çeşitli araştırmalar neticesinde 1920li yıllarda Fluokarbon türü soğutucu
9



23. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Bir otomotiv klima sisteminin ekserji analizi ile performans tespiti - Sayfa 54
Bir soğutma sisteminin tasarlanması, sistemde kullanılacak soğutucu akışkanın termodinamik özelliklerine bağlıdır. Seçilen soğutucu akışkanın özelliği gereği soğutma sistemlerinde buharlaştırırcı basıncının yüksek, yoğuşturucu basıncının ise düşük olması tercih edilir. Soğutma çevrimlerinde ısının bir ortamdan alınıp başka bir ortama aktarılmasında aracı olarak kullanılan soğutucu akışkanlar ısı a...
Güneş ve toprak enerjisi kaynaklı ısı pompasının Elazığ şartlarında konut ısıtması için kullanımının araştırılması - Sayfa 55
2.1.6. Isı Pompalarında Kullanılan Soğutucu Akışkanlar Bir soğutma çevriminde ısının bir ortamdan alınıp başka bir ortama nakledilmesinde ara madde olarak yararlanılan soğutucu akışkanlar ısı alışverişini genellikle sıvı halden buhar haline (soğutucu-evaporatör devresinde) ve buhar halden sıvı haline (yoğuşturucukondensör devresi) dönüşerek sağlarlar. Soğutucu akışkanlar, soğutma, iklimlendirme ...
Taşıt kliması performansının deneysel araştırılması - Sayfa 33
22  Üretilebilir, ucuz ve kolay temin edilebilmelidir.  Ozan tabakasına zarar verme ve global ısınmaya sebep olma potansiyeli taşımamalıdır.  Küçük kapasiteli bir kompresörün kullanımına elverişli olmalıdır.  Kapalı devrelerde sistemdeki kaçaklar kolayca tespit edilebilmelidir.  Yağ ile karışabilir ve kimyasal özelliğini koruyan bir yapıda olmalıdır (Anonim, 2011b) . Otomobil iklimlendirme...

23. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

eden
soğutucu
akışkan
akışkanlar
soğutma
akışkanların


23. SAYFA ICERIGI

adsorbsiyonlu soğutma, termoelektrik soğutma, paramagnetik soğutma, buhar- jet soğutma sistemi, sterling soğutma sistemi ve hava soğutma sistemidir.
3.2 SOĞUTUCU AKIŞKANLAR
Bir soğutma sisteminin tasarlanması, sistemde kullanılacak soğutucu akışkanın termodinamik özelliklerine bağlıdır. Seçilen soğutucu akışkanın özelliği gereği soğutma sistemlerinde buharlaştırırcı basıncının yüksek, yoğuşturucu basıncının ise düşük olması tercih edilir. Soğutma çevrimlerinde ısının bir ortamdan alınıp başka bir ortama aktarılmasında aracı olarak kullanılan soğutucu akışkanlar ısı alışverişini sıvı halden buhar haline ve buhar halden sıvı haline dönüşerek gerçekleştirirler. Bu akışkanlar, buharlaşma ve yoğuşma faz değişimi işlemleri yardımıyla, bir ortamdan aldıkları ısıyı, diğer bir ortama aktarırlar. Soğutucu akışkanların, ısı geçiş kabiliyetleri ile doğrudan ilgili olmayan, bir çok koşulu da yerine getirmeleri istenir. Kullanma şartlarındaki kimyasal kararlılık soğutucu akışkanlardan istenen en önemli özelliklerden biridir. Ayrıca bir soğutma sisteminden atmosfere sızan veya boşaltılan soğutucu akışkanın çevrede meydana getireceği etkiler de dikkate alınmalıdır.
CFC (Chloroflorocarbon) olarak bilinen halojenli bileşenler, yıllarca atmosferde kalabilmekte ve zamanla strotosfer tabakası içine yayılmaktadır. CFC molekülleri sadece karbon ile halojen klorin, florin ve bromin içerir. Atmosferin üst kısımlarına ulaştığında, soğutucu akışkan molekülleri parçalanarak, ozon tabakasını tahrip eden klorini açığa çıkarır. Atmosferin alt tabakasında ise bu moleküller, yeryüzünün ısınmasına yardım eden, kızıl ötesi ışınları yutar. CFC moleküllerindeki bir veya daha fazla halojen yerine bir hidrojen atomunun konulması ile HCFC bileşenleri ortaya çıkar. Bu bileşendeki hidrojen varlığı, bunların atmosferdeki ömrünü ve çevreye olan olumsuz etkilerini büyük ölçüde azaltmaktadır (Yamankaradeniz, 2002).
Moleküler açıdan, birbirine yakın kaynama noktalarına sahip soğutucu akışkanlarının gizli buharlaşma ısıları da birbirine çok yakındır. Üretiminin ve kullanımının azaltılması yönündeki çalışmalarla birlikte bu soğutucu akışkanların yerine yeni soğutkanların bulunması ve yaygınlaştırılması gereksinimi artmaktadır. Emniyet ve güvenirlik açısından iyi olan ve ayrıca iyi bir ısıl özelliğe de sahip olan soğutucu akışkanlar kullanmak için yapılan çeşitli araştırmalar neticesinde 1920li yıllarda Fluokarbon türü soğutucu
9

İlgili Kaynaklar







single.php