Çambaşı Göleti (Kabadüz, Ordu) fitoplanktonu ve trofik yapısının incelenmesi























































































































90
(Gönülol ve Aykulu, 1984)nde 7.5, Altınapa Baraj Gölü (Yıldız, 1985)nde 5.6, Tercan Baraj Gölü (Altuner ve Gürbüz, 1990)nde 10.5, Suat Uğurlu Baraj Gölü (Yazıcı ve Gönülol, 1994)nde 4 ve Derbent Baraj Gölü (Taş, 2003)nde 4.8 olarak hesaplanmıştır. Bu değerler Suat Uğurlu ve Derbent Baraj Gölleri (mezotrof) hariç diğer göllerde ve çalışma alanımızda ötrofiyi göstermektedir. Göllerin ötrofi derecesinin belirlenmesinde sadece fitoplankton indislerinin kullanılmasının hatalı olduğu, gölün diğer özelliklerinin (morfometrik yapı, takson çeşidi, su analizleri v.b.) de dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir (Aykulu ve ark., 1983).
Baraj göllerinde suyun devamlı akış halinde olması, fitoplankton biyomasının düşük olmasına sebep olmaktadır. Nitekim hayvan sulama amaçlı kurulan Çambaşı Göletinde kapakların açık olmasından dolayı ve yaz başında karların erimesiyle akıntının artması sonucunda algal flora, diğer göllerde bu mevsimlerde gözlenen iyi gelişme imknına ulaşamamış ve bazı türlerin dominatlığı dışında beklenen tür çeşitliliği ve bolluğunu gösterememiştir.
Rawson (1956), fitoplanktondaki dominant tür sayısının diğer grupların tür sayılarına göre daha fazla ekolojik öneme sahip olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle araştırma alanında tespit edilen az sayıdaki ötrofik karakterli türe bakılarak Çambaşı Göleti için ötrofik göl tanımı yapılması doğru olmayacaktır. Araştırma alanımızda gerek trofik yapı indeksi gerekse bileşik indis değerleri göl suyu için ötrofikliği göstermesine karşın morfometrik yapısı, fitoplanktonda oligotrof özellikli türlerin yanı sıra mezotrof özellikli türlerin bulunması ve belirli aylarda bazı türlerin aşırı çoğalmalar yapması nedeniyle Çambaşı Göleti oligotrofik özellikten ötrofiye geçişi gösteren mezotrof göl olarak tanımlanabilir.



100. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

tabs_sener_yagiz_191898 - Sayfa
...


100. SAYFA ICERIGI

90
(Gönülol ve Aykulu, 1984)nde 7.5, Altınapa Baraj Gölü (Yıldız, 1985)nde 5.6, Tercan Baraj Gölü (Altuner ve Gürbüz, 1990)nde 10.5, Suat Uğurlu Baraj Gölü (Yazıcı ve Gönülol, 1994)nde 4 ve Derbent Baraj Gölü (Taş, 2003)nde 4.8 olarak hesaplanmıştır. Bu değerler Suat Uğurlu ve Derbent Baraj Gölleri (mezotrof) hariç diğer göllerde ve çalışma alanımızda ötrofiyi göstermektedir. Göllerin ötrofi derecesinin belirlenmesinde sadece fitoplankton indislerinin kullanılmasının hatalı olduğu, gölün diğer özelliklerinin (morfometrik yapı, takson çeşidi, su analizleri v.b.) de dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir (Aykulu ve ark., 1983).
Baraj göllerinde suyun devamlı akış halinde olması, fitoplankton biyomasının düşük olmasına sebep olmaktadır. Nitekim hayvan sulama amaçlı kurulan Çambaşı Göletinde kapakların açık olmasından dolayı ve yaz başında karların erimesiyle akıntının artması sonucunda algal flora, diğer göllerde bu mevsimlerde gözlenen iyi gelişme imknına ulaşamamış ve bazı türlerin dominatlığı dışında beklenen tür çeşitliliği ve bolluğunu gösterememiştir.
Rawson (1956), fitoplanktondaki dominant tür sayısının diğer grupların tür sayılarına göre daha fazla ekolojik öneme sahip olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle araştırma alanında tespit edilen az sayıdaki ötrofik karakterli türe bakılarak Çambaşı Göleti için ötrofik göl tanımı yapılması doğru olmayacaktır. Araştırma alanımızda gerek trofik yapı indeksi gerekse bileşik indis değerleri göl suyu için ötrofikliği göstermesine karşın morfometrik yapısı, fitoplanktonda oligotrof özellikli türlerin yanı sıra mezotrof özellikli türlerin bulunması ve belirli aylarda bazı türlerin aşırı çoğalmalar yapması nedeniyle Çambaşı Göleti oligotrofik özellikten ötrofiye geçişi gösteren mezotrof göl olarak tanımlanabilir.

İlgili Kaynaklar







single.php