Çambaşı Göleti (Kabadüz, Ordu) fitoplanktonu ve trofik yapısının incelenmesi























































































































79
mezotroftur. Çambaşı Göletinde ortalama SD derinliği 1.77 mdir. Çambaşı Göleti bu parametre bakımından mevsimsel olarak incelendiğinde ötrofik göl özelliği göstermektedir. Ancak arazi çalışmaları boyunca hava genellikle kapalı olması ve uzun süren karların erimesi ve göle girdinin çok olması sirkülasyonu hızlandırdığından gölet dipden karışmaktadır ve bu yüzden bu parametre düşük kaydedilmiştir.
Çambaşı Göletinin deniz seviyesinden yüksek olması, beslendiği kaynakların yetersiz olması ve kapakların açık olması gölet içinde tür kompozisyonu ve yogunluğu açısından fitoplanktonu etkilemiştir. Çambaşı Göleti fitoplanktonu ve mevsimsel değişimi üzerinde fiziksel faktörlerden ışık ve sıcaklık etkili olmuştur. Genel olarak ilkbahar aylarından itibaren ışığın artmasıyla fitoplanktonun çoğalmaya başladığı ve bu devrede diyatomelerin iyi geliştiği belirtilmiştir (Tanyolaç, 2009). Kritik bir faktör olan ışık göllerdeki fitoplankton üretimi ve tür kompozisyonunu etkiler. Çoğu türlerin bollukları aydınlanmanın çok olduğu epilimnionda en fazla iken, algal flagellatları içeren diğer türler daha derin sulara adapte olurlar (Lund ve Reynolds, 1982). Sıcaklığın ve ışığın alglerin mevsimsel değişimindeki rolü geçmişte sıkça tartışılmıştır. Diyatomelerin çoğunluğunun ilkbaharda, yeşil ve mavi-yeşil alglerin yazın daha çok bulunuşları sıcaklığın kesin bir faktör olduğunu göstermektedir. Çetin ve Şen (1997)e göre Round ve Chapman Dinophyta üyelerinin fitoplankton içerisinde gelişmelerinin su sıcaklığının 15 Cnin üzerinde olduğu devrelerde maksimum değerlere ulaştığını ifade etmişlerdir. Çambaşı Göletinde Peridinium willei ve Ceratium hirundinella türlerinin su sıcaklığının 17-21 C arasında olduğu Haziran-Eylül aylarında artış gösterdiği, artan su sıcaklığının bu alglerin gelişmelerini desteklediği görülmüştür. Benzer durum Keban Baraj Gölünde (Çetin ve Şen, 1997) ve Derbent Baraj Gölünde (Taş, 2003) de tespit edilmiştir. Beyşehir Gölü (Cirik ve ark. 1991; Cirik ve Cirik, 1995)nde yapılan bir araştırmada ise Cocconeis placentula 7-21 C, Cyclotella ocellata 5-30 C, Melosira varians 7-21 C, Microcystis aeruginosa 6-30 C arasındaki sıcaklıklarda gelişme gösterdikleri tespit edilmiştir. Araştırma alanında da sıcaklığın artışı ile Cyclotella meneghiniana türlerinin birey sayılarında artışlar olmuştur. Sıcaklığa bağlı bu değişimler incelenen tüm göllerimizde yapılan araştırmalarda ortaya konmuştur. Gün ışığı süresince alglerin fotosentezi CO2yi sudan uzaklaştırarak pHyı artırır. Gece alglerin solunumu sonucu CO2 salınır ve pH düşer. Öğleden sonra aşırı verimli suların pHsının su kalitesi sınırlarını aştığı görülebilir. Benzer şekilde algler fotosentez



89. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

tabs_sener_yagiz_191898 - Sayfa
...


89. SAYFA ICERIGI

79
mezotroftur. Çambaşı Göletinde ortalama SD derinliği 1.77 mdir. Çambaşı Göleti bu parametre bakımından mevsimsel olarak incelendiğinde ötrofik göl özelliği göstermektedir. Ancak arazi çalışmaları boyunca hava genellikle kapalı olması ve uzun süren karların erimesi ve göle girdinin çok olması sirkülasyonu hızlandırdığından gölet dipden karışmaktadır ve bu yüzden bu parametre düşük kaydedilmiştir.
Çambaşı Göletinin deniz seviyesinden yüksek olması, beslendiği kaynakların yetersiz olması ve kapakların açık olması gölet içinde tür kompozisyonu ve yogunluğu açısından fitoplanktonu etkilemiştir. Çambaşı Göleti fitoplanktonu ve mevsimsel değişimi üzerinde fiziksel faktörlerden ışık ve sıcaklık etkili olmuştur. Genel olarak ilkbahar aylarından itibaren ışığın artmasıyla fitoplanktonun çoğalmaya başladığı ve bu devrede diyatomelerin iyi geliştiği belirtilmiştir (Tanyolaç, 2009). Kritik bir faktör olan ışık göllerdeki fitoplankton üretimi ve tür kompozisyonunu etkiler. Çoğu türlerin bollukları aydınlanmanın çok olduğu epilimnionda en fazla iken, algal flagellatları içeren diğer türler daha derin sulara adapte olurlar (Lund ve Reynolds, 1982). Sıcaklığın ve ışığın alglerin mevsimsel değişimindeki rolü geçmişte sıkça tartışılmıştır. Diyatomelerin çoğunluğunun ilkbaharda, yeşil ve mavi-yeşil alglerin yazın daha çok bulunuşları sıcaklığın kesin bir faktör olduğunu göstermektedir. Çetin ve Şen (1997)e göre Round ve Chapman Dinophyta üyelerinin fitoplankton içerisinde gelişmelerinin su sıcaklığının 15 Cnin üzerinde olduğu devrelerde maksimum değerlere ulaştığını ifade etmişlerdir. Çambaşı Göletinde Peridinium willei ve Ceratium hirundinella türlerinin su sıcaklığının 17-21 C arasında olduğu Haziran-Eylül aylarında artış gösterdiği, artan su sıcaklığının bu alglerin gelişmelerini desteklediği görülmüştür. Benzer durum Keban Baraj Gölünde (Çetin ve Şen, 1997) ve Derbent Baraj Gölünde (Taş, 2003) de tespit edilmiştir. Beyşehir Gölü (Cirik ve ark. 1991; Cirik ve Cirik, 1995)nde yapılan bir araştırmada ise Cocconeis placentula 7-21 C, Cyclotella ocellata 5-30 C, Melosira varians 7-21 C, Microcystis aeruginosa 6-30 C arasındaki sıcaklıklarda gelişme gösterdikleri tespit edilmiştir. Araştırma alanında da sıcaklığın artışı ile Cyclotella meneghiniana türlerinin birey sayılarında artışlar olmuştur. Sıcaklığa bağlı bu değişimler incelenen tüm göllerimizde yapılan araştırmalarda ortaya konmuştur. Gün ışığı süresince alglerin fotosentezi CO2yi sudan uzaklaştırarak pHyı artırır. Gece alglerin solunumu sonucu CO2 salınır ve pH düşer. Öğleden sonra aşırı verimli suların pHsının su kalitesi sınırlarını aştığı görülebilir. Benzer şekilde algler fotosentez

İlgili Kaynaklar







single.php