5
2. BULANIK MANTIK
2.1 Geçmişten Günümüze Bilim ve Mantık
Dünyada ilk yazı kabul edilen çivi yazısını bulan Sümerler ve onu takip eden diğer uygarlıklar İ.Ö. 5000li yıllardan itibaren bir taraftan sosyal devlet düzenini kurmaya çalışırken diğer taraftan basit gözlemler yaparak doğa yasalarıyla ilgili bulgulara ulaşmaya başlamışlardır. Bunların anlamlı ve kalıcı olanları ayıklanmış ve temel bilgilere ulaşılmıştır.
Yorumlanmış bilgiye ulaşmak ve bilgiyi düzene sokmak için temel kurallara ihtiyaç vardır, bu kurallar zinciri Mantıkı oluşturur ve bilimi başlatabilmek için Mantık gereklidir.
Bulanık mantığa gelinceye kadar tarih boyunca mantık adına nelerin yapıldığına bakacak olursak ilk olarak Aristotelesi ele almalıyız, çünkü bilimin başlangıcı olarak kabul edilen süreç Aristoteles (İ.Ö. 384 322) ile başlar. Aristoteles, bir hipotez ortaya konulduğunda iş gören düşünce türünün nitelikleri üzerinde durup onları kurallar zincirine bağlayarak düşüncede modelleme yolunu açmak istiyordu. Buluş mantığı böyle ortaya çıkmıştır. Böylece bilgileri biraraya getirip sentezleyerek bilime giden yolda önemli adımlar atılmıştır.
O çağda çözümleyici anlayış egemen olmadığından Aristotelesin kurduğu kapalı sistemin zor ve karmaşık yönleri vardır. Başlangıçta bilimi yönlendiren ve mantığın kurulmasına önemli bir gerekçe oluşturan bu gelişmeler giderek bu mantığın önünü tıkamıştır. Zaman içinde Aristotelesin ortaya koyduğu Klasik Mantık skolastik felsefe tarafından araç olarak kullanılmış hatta dinsel akımların yönlendirilmesinde bu mantıktan yararlanıldığı gibi bir sav ortaya konmuştur. Böylece Aristotelesin ortaya koyduğu mantığın savunucusu bilim dünyası değil engizisyon mahkemeleri olmuş ve bu çelişki klasik mantığın önünü kapamıştır.
Bilim dünyasındaki bu 14 yy.lık Karanlık Çağda Avrupa kökenli önemli bilimsel çabalar görünmemesine karşın Türk ve İslam uygarlıklarında bilim adına önemli çalışmalar yapılmıştır.
15. yy.da Avrupada hümanist hareketlerin başlamasıyla dinin egemenliği zaman içinde yok olmaya başlamıştır. Bilimle uğraşanlar engizisyon mahkemelerine hesap vermek zorunda kalmamaya başladılar. Bu sürecin Aydınlanma Çağı olarak adlandırıldığını bilmekteyiz. Bilimin bu çağda önü açılmış, değişim ve gelişmelere açık olmayan klasik mantığın artık işlemediği görülmüştür. Fransız bilim adamı ve filozof Descartes (1596-1650) analitik geometrinin kurucusudur ve Aristotelesten sonra mantığı söylem haline getiren Odur.



15. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Bulanık matematiksel programlama ve portföy analizi uygulaması - Sayfa 15
1. BULANIK MANTIK 1.1 Mantığın bir bilim dalı olarak gelişimi Bilimin başlangıcı kabul edilen süreç, Platon’un (İ.Ö. 428-348) öğrencisi eski Yunan filozoflarından Aristoteles (İ.Ö. 384-322) ile başlamıştır. Aristotales’in dönemi, Antik Çağ olarak adlandırılan ve henüz mantığın ortaya çıkmadığı bir döneme denk geldiğinden o dönemlerde mantıktan ziyade bilgi kavramı önceliklidir. Bu bilgiler de hen...
Bulanık hedef programlama ve işletme yönetiminde bir uygulama - Sayfa 13
Hedef programlama belli kararlar çerçevesinde farklı ve çelişen amaçların eniyilenmesini araştıran matematiksel bir modeldir. Bu nedenle mantık alanında ve özellikle kümeler, sayılar üzerinde üretilen yeni yaklaşımlar hedef programlama konusuna da boyutlar kazandırmıştır. Mantığın kurucusu Aristoteles (MÖ 322–MÖ 294) kıyaslamaya dayalı klasik mantık anlayışının zamanla değişime uğramasıyla, tümünü...
Oracle veri tabanında PL/SQL dilinde genetik algoritma kullanılarak yapay zekâ ve bulanık mantık tabanlı sorgulama yazılımı geliştirilmesi ve uygulaması - Sayfa 39
2.3.2.1 Bulanık Mantık “Mantık; Arapça, söz, konuşma anlamına gelen nutuk sözcüğünden türetilmiştir. Batı dillerindeki karşılığı logic’tir. Grekçe Logos sözcüğünden gelir. Logos ise akıl yürütme, düşünme, yasa, ilke, söz v.s anlamındadır.” [18] “Mantık, doğru düşünmenin kurallarını inceleyen felsefi bir disiplindir.” [ 3] Aristoteles den önceki dönemlerde mantıkla uğraşan filozoflar biraz doğru ...

15. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

mantık
klasik
bilim
mantığı
aristoteles
mantığın


15. SAYFA ICERIGI

5
2. BULANIK MANTIK
2.1 Geçmişten Günümüze Bilim ve Mantık
Dünyada ilk yazı kabul edilen çivi yazısını bulan Sümerler ve onu takip eden diğer uygarlıklar İ.Ö. 5000li yıllardan itibaren bir taraftan sosyal devlet düzenini kurmaya çalışırken diğer taraftan basit gözlemler yaparak doğa yasalarıyla ilgili bulgulara ulaşmaya başlamışlardır. Bunların anlamlı ve kalıcı olanları ayıklanmış ve temel bilgilere ulaşılmıştır.
Yorumlanmış bilgiye ulaşmak ve bilgiyi düzene sokmak için temel kurallara ihtiyaç vardır, bu kurallar zinciri Mantıkı oluşturur ve bilimi başlatabilmek için Mantık gereklidir.
Bulanık mantığa gelinceye kadar tarih boyunca mantık adına nelerin yapıldığına bakacak olursak ilk olarak Aristotelesi ele almalıyız, çünkü bilimin başlangıcı olarak kabul edilen süreç Aristoteles (İ.Ö. 384 322) ile başlar. Aristoteles, bir hipotez ortaya konulduğunda iş gören düşünce türünün nitelikleri üzerinde durup onları kurallar zincirine bağlayarak düşüncede modelleme yolunu açmak istiyordu. Buluş mantığı böyle ortaya çıkmıştır. Böylece bilgileri biraraya getirip sentezleyerek bilime giden yolda önemli adımlar atılmıştır.
O çağda çözümleyici anlayış egemen olmadığından Aristotelesin kurduğu kapalı sistemin zor ve karmaşık yönleri vardır. Başlangıçta bilimi yönlendiren ve mantığın kurulmasına önemli bir gerekçe oluşturan bu gelişmeler giderek bu mantığın önünü tıkamıştır. Zaman içinde Aristotelesin ortaya koyduğu Klasik Mantık skolastik felsefe tarafından araç olarak kullanılmış hatta dinsel akımların yönlendirilmesinde bu mantıktan yararlanıldığı gibi bir sav ortaya konmuştur. Böylece Aristotelesin ortaya koyduğu mantığın savunucusu bilim dünyası değil engizisyon mahkemeleri olmuş ve bu çelişki klasik mantığın önünü kapamıştır.
Bilim dünyasındaki bu 14 yy.lık Karanlık Çağda Avrupa kökenli önemli bilimsel çabalar görünmemesine karşın Türk ve İslam uygarlıklarında bilim adına önemli çalışmalar yapılmıştır.
15. yy.da Avrupada hümanist hareketlerin başlamasıyla dinin egemenliği zaman içinde yok olmaya başlamıştır. Bilimle uğraşanlar engizisyon mahkemelerine hesap vermek zorunda kalmamaya başladılar. Bu sürecin Aydınlanma Çağı olarak adlandırıldığını bilmekteyiz. Bilimin bu çağda önü açılmış, değişim ve gelişmelere açık olmayan klasik mantığın artık işlemediği görülmüştür. Fransız bilim adamı ve filozof Descartes (1596-1650) analitik geometrinin kurucusudur ve Aristotelesten sonra mantığı söylem haline getiren Odur.

İlgili Kaynaklar







single.php