7
İkinci devrede mantık matematiğin temellerinin bilimi haline gelmiştir. Matematiğinkiyle karşılaştırılabilir yöntemler kullanılmaya başlanır. Alman matematikçisi ve mantıkçısı G. FREGE (1848-1925) bu devri başlatmıştır. Değişkenlerle sabitler, yasalarla kurallar, dil ve dilötesi arasında kesin bir ayrımı ileri süren ilk bilim adamıdır. RUSSEL Onun ileri sürdüğü sistemin eksikliklerini görmüş ve arındırılmış bir mantık önermiştir.
İkinci devrede çok değerli mantıklar, kipsel mantıklar, sezgicilik gibi yeni akımlar çıkmıştır.
Çok değerli mantık modern mantık ile bulanık mantık arasındaki geçiş sürecini oluşturmuştur. 0 ile 1 arasında başka değerlerin de bulunduğu kümeler yardımıyla tanımlanır. İlk önce 3 değerli mantık geliştirilmiş daha sonra n değerli mantığa geçilmiştir.
D. HILBERTin (1862-1943) başlattığı üçüncü evrede sentaks ve semantiks arasında kesin ve açık bir ayrım yapılmış ve önceki dönemlerin görüş ayrılıkları ortadan kalkmıştır.
2.2 Belirsizlik
Kaos, doğanın ortak düzenidir. Tüm canlıların hareketleri dengeye doğru değil, dengeden uzaklaşma yönündedir. Doğada tam denge sadece ölüm durumunda olur. Tüm varlıklar kompleks, dinamik, lineer olmayan, birlikte yaratan ve dengeden uzaklaşan bir yapıdadırlar. (Fitzgerald, 2006)
. ama sahici dünyanın böyle olmadığını bi-li-yo-rum! Sahici dünya, kırçıl bir dünya. Görüyorum ki, aslında siyah-beyaz da yok! Karadır dediğin her şeyi, saç, kumaş, gece, gökyüzü, kömür, ne bulursan topla getir, bak bakalım birinin siyahı ötekininkini tutuyor mu! Keza beyaz. Köpük, bulut, elmanın içi, kemik, diş, kar. Beyaz diye bir şey yok, beyazımsı bir şeyler var! (www.alevalatli.com)
Günümüzde kuantum fizikçileri, fiziğin doğrusal sistemleri çözdüğünü fakat gerçek dünyanın doğrusal olmadığını ve başlangıç noktasında meydana gelen en ufak bir değişikliğin beklenmedik sonuçlar doğurabileceğini ortaya koymuşlardır.
Gerçek dünyada kurmaya çalıştığımız sistemlerin bu karmaşıklığından dolayı parametrelerin hepsini kesin bilmemiz imkansızdır. Geçmişte belirsizliklerin işlenmesi için bunların rastgele karakterde olduğundan hareketle ihtimaller teorisi ve istatistik kullanılmıştır. Ancak bilinen belirsizliklerin hepsi rastgele karakterde değildir. İnsanın düşünce yapısındaki subjektif yargılardan ötürü günlük yaşantımızda kullandığımız sözel bilgilerin çoğu belirsizdir. İhtimaller teorisi ve istatistik burada bir işe yaramaz. Bilgisayarlar da bu sözel belirsizlikleri



17. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Hava alanlarının performans analizinde bulanık çok ölçütlü karar verme yaklaşımı - Sayfa 101
Geçmişte belirsizliklerin işlenmesi ve sonuçlar çıkarılması için olasılık teorisi kullanılmıştır. Matematik ve mühendislikte bu teori, belirsizlik durumlarında istatistik yöntemlerle birlikte kullanılmıştır. Bu nedenle de bütün belirsizlikleri rastgele karakterde olduğu görüşü yaygınlaşmıştır. Ancak belirsizliklerin tümü rastgele özelliğe sahip değildir. Rastgelelikte en önemli özellik, sonuçların...
Bulanık istatistiksel kalite kontrolü ve bir orman endüstrisi işletmesinde uygulama - Sayfa 124
103 verilmiştir. Bunların, teknolojik cihaz yapım ve işleyişinde kullanılması bugün tüm dünyada yaygın bir biçimde tanınmıştır. Bunun ana sebebi batı kültürünün temelinde ikili mantık, yani Aristo mantığının yatması ve olaylara evet-hayır, beyaz-siyah, kurak-sulak, artı eksi, 0-1 vb. gibi ikili esasta yaklaşılmasıdır (Rogers ve Hoshuai, 1990). İkili mantık, iki ayrık değer alabilen değişkenleri ...
Bulanık istatistiksel kalite kontrolü ve bir orman endüstrisi işletmesinde uygulama - Sayfa 125
104 kadar kolay ama sonuçlarınında ne kadar etkili olduğu anlaşılmıştır. Daha sonraki yıllarda bulanık sistem uygulaması bir çimento fabrikasının işletilmesi ve kontrolu için yapılınca, artık bulanık kavramlar dünyanın birçok yerinde yavaş yavaş kullanılmaya başlanmıştır. Bu başlama, batıda çok yavaş olurken, doğuda ve özellikle de Japonya, Singapur, Kore ve Malezya'da fazlaca kendisini göstermi...

17. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

teorisi
ortaya
bulanık
bilim
kesin
gibi


17. SAYFA ICERIGI

7
İkinci devrede mantık matematiğin temellerinin bilimi haline gelmiştir. Matematiğinkiyle karşılaştırılabilir yöntemler kullanılmaya başlanır. Alman matematikçisi ve mantıkçısı G. FREGE (1848-1925) bu devri başlatmıştır. Değişkenlerle sabitler, yasalarla kurallar, dil ve dilötesi arasında kesin bir ayrımı ileri süren ilk bilim adamıdır. RUSSEL Onun ileri sürdüğü sistemin eksikliklerini görmüş ve arındırılmış bir mantık önermiştir.
İkinci devrede çok değerli mantıklar, kipsel mantıklar, sezgicilik gibi yeni akımlar çıkmıştır.
Çok değerli mantık modern mantık ile bulanık mantık arasındaki geçiş sürecini oluşturmuştur. 0 ile 1 arasında başka değerlerin de bulunduğu kümeler yardımıyla tanımlanır. İlk önce 3 değerli mantık geliştirilmiş daha sonra n değerli mantığa geçilmiştir.
D. HILBERTin (1862-1943) başlattığı üçüncü evrede sentaks ve semantiks arasında kesin ve açık bir ayrım yapılmış ve önceki dönemlerin görüş ayrılıkları ortadan kalkmıştır.
2.2 Belirsizlik
Kaos, doğanın ortak düzenidir. Tüm canlıların hareketleri dengeye doğru değil, dengeden uzaklaşma yönündedir. Doğada tam denge sadece ölüm durumunda olur. Tüm varlıklar kompleks, dinamik, lineer olmayan, birlikte yaratan ve dengeden uzaklaşan bir yapıdadırlar. (Fitzgerald, 2006)
. ama sahici dünyanın böyle olmadığını bi-li-yo-rum! Sahici dünya, kırçıl bir dünya. Görüyorum ki, aslında siyah-beyaz da yok! Karadır dediğin her şeyi, saç, kumaş, gece, gökyüzü, kömür, ne bulursan topla getir, bak bakalım birinin siyahı ötekininkini tutuyor mu! Keza beyaz. Köpük, bulut, elmanın içi, kemik, diş, kar. Beyaz diye bir şey yok, beyazımsı bir şeyler var! (www.alevalatli.com)
Günümüzde kuantum fizikçileri, fiziğin doğrusal sistemleri çözdüğünü fakat gerçek dünyanın doğrusal olmadığını ve başlangıç noktasında meydana gelen en ufak bir değişikliğin beklenmedik sonuçlar doğurabileceğini ortaya koymuşlardır.
Gerçek dünyada kurmaya çalıştığımız sistemlerin bu karmaşıklığından dolayı parametrelerin hepsini kesin bilmemiz imkansızdır. Geçmişte belirsizliklerin işlenmesi için bunların rastgele karakterde olduğundan hareketle ihtimaller teorisi ve istatistik kullanılmıştır. Ancak bilinen belirsizliklerin hepsi rastgele karakterde değildir. İnsanın düşünce yapısındaki subjektif yargılardan ötürü günlük yaşantımızda kullandığımız sözel bilgilerin çoğu belirsizdir. İhtimaller teorisi ve istatistik burada bir işe yaramaz. Bilgisayarlar da bu sözel belirsizlikleri

İlgili Kaynaklar







single.php