Deneysel subaraknoid kanama modelinde gelişen vazospazm üzerine alfa- lipoik asidin etkisi


















































































SAKdan sonra BOSda fibrinolitik aktivitenin arttığı bildirilmiştir. Fibrinolitik aktivite plasminojenden plazmini oluşturur ve buda protolitik bir enzim olarak perianevrizmal bölgedeki kan pıhtısını eritir ve yeniden kanamaya yol açabilir. Yeniden kanama riski ilk kanamadan sonra ilk hafta içinde en sık olur (64, 65).
SAKda hidrosefali, kanamanın hemen ardından akut olarak ya da 1-3 hafta içinde daha geç dönemde gelişir. Akut hidrosefali gelişimi ventriküllerin içindeki kanın miktarı ile ilişkilidir. Geç dönemde ortaya çıkan hidrosefali ise kanın kendisinin ya da ürünlerinin subaraknoid aralıkta yaptığı yapışıklıklarla BOS dolanımında oluşturduğu blokaja bağlıdır. Yaklaşık % 10 olguda kominikan hidrosefali gelişir (65).
SAKdan sonra gelişebilen diğer komplikasyonlar kardiovasküler değişiklikler, hipertansiyon, elektrolit ve sıvı dengesizliği sayılabilir.
2.6. Vazospazm Tedavisi
Vazospazm tedavisi için etkin bir yöntem yoktur. Bugün için geçerli uygulama ise 3H diye özetlenen Hipervolemik, Hipertansif, Hemodilüsyonel tedavidir.(3H). Bu tedavide amaç intravasküler volüm, kardiyak atım ve sistemik kan basıncında yükselme sağlayarak serebral perfüzyon basıncını arttırmaktadır (44-65).
İskemik alanlarda normalde var olan otoregülasyon mekanizmasının kaybolduğu ve serebral kan akımının pasif olarak sistemik kan basıncı değişikliklerinden etkilenir hale geldiği düşünülmektedir. Vasküler volüm artışı ve hemodilüsyon serebral mikrosirkülasyonda düzelmeye yol açar ancak bu tedavi postoperatif dönem için güvenli bir şekilde uygulanabilir (65).
Preoperatif dönemde anevrizma rüptürü riski taşır. Pratik uygulamada hematokrit % 30 (3) düzeyinde düşürülür. Santral venöz basınç 8-12 mmhg düzeyinde tutulur. Pulmoner kapiller wedge basınç 15-18 mmhgya düzeltilir. Sistolik arteryel kan basıncı kliplenmemiş anevrizma olgularında 130-150 mmhg, anevrizması kliplenmiş olgularda 150-170 mmhg düzeyinde tutulur. Kan basıncını tedavi öncesinin 20-40 mmhg üzerindeki değere çekecek inotropik ilaçlar kullanılır (66).
Kan basıncını düşürmek için seçici B- blokerler, diüretiklere (bunlar volüm kontraksiyonuna ve vozospazm insidensinin yükselmesine yol açabilir) yeğlenir. Bu
17



31. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Anevrizmaya bağlı subaraknoid kanamalarda tedavi (cerrahi klipleme-koil embolizasyon) sonrası yoğun bakım ünitesinde gelişen elektrolit denge bozuklukları ve yapılan tedavilerin retrospektif olarak gözden geçirilmesi - Sayfa 16
ve kalıcı sakatlık oranları %7 olarak belirtilmiştir (83). Vazospazm tedavisinde halen günümüzde geçerli olan yaklaşım “triple-H” uygulanmasıdır (Hipertansiyon, hipervolemi ve hemodilüsyon). Hemodilüsyon, hipervolemi ve hipertansiyon için farklı kombinasyonlar Beyin Kan Akımını artırmada yıllardır kullanılmaktadır (88). Her üç bileşen kullanıldığında, tedavi kombinasyonuna üçlü H denir (89). Vaskü...
Spontan subaraknoid kanama sonrası gelişen vazospazmda serum ve beyin omurilik sıvısında endotelin-1 düzeylerinin araştırılması. - Sayfa 42
2.2.8.1.5.1. Vazospazm patogenezinde sözü edilen kan komponentleri 1. Oksihemoglobin 2. Demir 3. Nor-epinefrin 4. Prostoglandinler örnek: tromboksan-A2 5. Serbest radikaller Burada SAK ve sonrası gelişen vazospazmda immunoreaktif sürecin etkisi ve bu süreçte rol olan endotelinleri ayrı bir başlık altında ele alacağız. 2.2.8.1.6. Vazospazm Tedavisi Vazospazm tedavisi için etkin bir yöntem yoktur....
Spontan subaraknoid kanama sonrası gelişen vazospazmda serum ve beyin omurilik sıvısında endotelin-1 düzeylerinin araştırılması. - Sayfa 34
2.2.8. Komplikasyonlar Anevrizma yırtıldıktan sonra subaraknoid kanamayı durduran en önemli mekanizmalardan biri perianevrizmal kan pıhtısının meydana gelmesidir. Bu pıhtı oluşumu yalnız ilk kanamayı önlemekle kalmaz. Yeniden kanama riskini önlemede de rol oynar. Eğer intrakranial koagülasyon sistem ve faktörleri ilk fibrinolitik aktivite belirli ve normal bir denge içinde ise pıhtı kolaylıkla ge...

31. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

anevrizma
serebral
vazospazm
kanama
sonra
hidrosefali


31. SAYFA ICERIGI

SAKdan sonra BOSda fibrinolitik aktivitenin arttığı bildirilmiştir. Fibrinolitik aktivite plasminojenden plazmini oluşturur ve buda protolitik bir enzim olarak perianevrizmal bölgedeki kan pıhtısını eritir ve yeniden kanamaya yol açabilir. Yeniden kanama riski ilk kanamadan sonra ilk hafta içinde en sık olur (64, 65).
SAKda hidrosefali, kanamanın hemen ardından akut olarak ya da 1-3 hafta içinde daha geç dönemde gelişir. Akut hidrosefali gelişimi ventriküllerin içindeki kanın miktarı ile ilişkilidir. Geç dönemde ortaya çıkan hidrosefali ise kanın kendisinin ya da ürünlerinin subaraknoid aralıkta yaptığı yapışıklıklarla BOS dolanımında oluşturduğu blokaja bağlıdır. Yaklaşık % 10 olguda kominikan hidrosefali gelişir (65).
SAKdan sonra gelişebilen diğer komplikasyonlar kardiovasküler değişiklikler, hipertansiyon, elektrolit ve sıvı dengesizliği sayılabilir.
2.6. Vazospazm Tedavisi
Vazospazm tedavisi için etkin bir yöntem yoktur. Bugün için geçerli uygulama ise 3H diye özetlenen Hipervolemik, Hipertansif, Hemodilüsyonel tedavidir.(3H). Bu tedavide amaç intravasküler volüm, kardiyak atım ve sistemik kan basıncında yükselme sağlayarak serebral perfüzyon basıncını arttırmaktadır (44-65).
İskemik alanlarda normalde var olan otoregülasyon mekanizmasının kaybolduğu ve serebral kan akımının pasif olarak sistemik kan basıncı değişikliklerinden etkilenir hale geldiği düşünülmektedir. Vasküler volüm artışı ve hemodilüsyon serebral mikrosirkülasyonda düzelmeye yol açar ancak bu tedavi postoperatif dönem için güvenli bir şekilde uygulanabilir (65).
Preoperatif dönemde anevrizma rüptürü riski taşır. Pratik uygulamada hematokrit % 30 (3) düzeyinde düşürülür. Santral venöz basınç 8-12 mmhg düzeyinde tutulur. Pulmoner kapiller wedge basınç 15-18 mmhgya düzeltilir. Sistolik arteryel kan basıncı kliplenmemiş anevrizma olgularında 130-150 mmhg, anevrizması kliplenmiş olgularda 150-170 mmhg düzeyinde tutulur. Kan basıncını tedavi öncesinin 20-40 mmhg üzerindeki değere çekecek inotropik ilaçlar kullanılır (66).
Kan basıncını düşürmek için seçici B- blokerler, diüretiklere (bunlar volüm kontraksiyonuna ve vozospazm insidensinin yükselmesine yol açabilir) yeğlenir. Bu
17

İlgili Kaynaklar




single.php