Dicle nehri (Diyarbakır) kıyı bölgesi algleri ve mevsimsel değişimlerin incelenmesi




























































fitoplanktonun gelişimi için en önemli faktörlerin, su miktarı, su sıcaklığı, ışık miktarı ve sudaki besin maddesi miktarı olduğunu ifade etmiştir.
Altuner ve Gürbüz (1989, 1991), Karasu Nehrinde fitoplanktonun kompozisyonunu ve mevsimsel değişimini incelemişler ayrıca, suyun bazı fiziksel ve kimyasal analizlerini yapmışlardır. Fitoplanktonda Bacillariophyta’nın hakim olduğunu gözlemişler, diyatomeler dışındaki alglerin tür çeşidi ve sayısı bakımından önemli olmadığını belirtmişlerdir. Ayrıca akış hızı ve sıcaklığın mevsimsel değişmede etkili olduğu fitoplanktonun Temmuz ve Eylül aylarında çoğaldığını diğer dönemlerde ise azaldığını ifade etmişlerdir. Aynı araştırmacılar, Karasu (Fırat) Nehri epipelik alg Floorasını incelemişler ve floranın Bacillariophyta, Chlorophyta, Cyanophyta ve Euglenophyta bölümlerine ait 145 taksondan oluştuğunu belirtmişlerdir. Ayrıca floranın mevsime bağlı olarak yaz ve sonbahar başında arttığı ve bu değişimde ışık, akış hızı ve sıcaklık gibi fiziksel faktörlerin rolünün büyük olduğu da belirtilmiştir.
Yıldız ve Özkıran (1991), Kızılırmak Nehrinde çoğunluğu bentik 122 diyatome türünü morfolojik karakterleri ile birlikte ele alırken Gönülol ve Arslan (1992), Samsun-İncesu deresinin alg florası üzerindeki araştırmalarında fitoplankton, epipelik, epilitik ve epifitik alg topluluklarına ait 150 takson kaydetmişlerdir. Fitoplanktonda Bacillariophyta türleri dominant olurken, Chlorophyta, Cyanophyta ve Euglenophyta türleri sayıca az bulunmuşlardır.
Gönülol ve Arslan (1992), Samsun-İncesu Deresi alglerini Şubat 1989-Mart 1990 tarihleri arasında incelemişlerdir. Fitoplankton, epipelik, e p i l i t i k ve epifitik alg kommunitelerinde Bacillariophyta, Chlorophyta, Cyanophyta ve Euglenophyta bölümlerine ait toplam 150 takson tespit etmişlerdir. Fitoplanktonda Bacillariophyta türlerinin dominant olduğunu Chlorophyta, Cyanophyta ve Euglenophyta’ya ait türlerin sayıca az olduğunu ifade etmişlerdir.
Yıldız ve Özkıran (1994), Çubuk Çay’ı diyatomelerini (epifitik, epipelik, epilitik ve planktonik) incelemiş ve toplam 111 takson tespit etmiştir. Bunlarda Nitzschia, Navicula Cymbella ve Gomphonema genuslarının daha fazla takson içerdiğini bildirmişlerdir.
Morkoyunlu (1995), Isparta il sınırları içerisinde kalan Aksu Deresi alg florasını (epifitik, epipelik, epilitik ve planktonik) incelemiş ve Bacillariophyta, Chlorophyta, Cyanophyta ve Euglenophyta bölümlerine ait 80 tür tespit etmiştir.
Atıcı ve Yıldız (1996), Sakarya Nehri diyatomelerini Nisan 1993-Ağustos 1994 tarihleri arasında seçilen 6 araştırma istasyonunda farklı habitatlardan (epipelik, epilitik,
2



12. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Hazar gölü'nün DSİ eğitim tesisleri ile Gezin Beldesi arasında kalan kısmın kıyı (littoral) algleri ve mevsimsel değişimleri - Sayfa 15
3 üyelerinin Bacillariophyta üyelerine oranla daha az önemli populasyonlar oluşturduklarını ifade etmiştir. Cirik: ve Cirik: (1989). Gölcük Gölü'nün planktonik alg florasını incelemişler ve bu çalışmada çeşitli alg divizyolanna ait 48 takson belirlemişlerdir. ôtrofik karakterinden dolayı Chlorococcales (Chlorophyta) ve Centrales (Bacillariophyta) üyelerinin gölde zayıf populasyonlar oluşturdukla...
Kars Çayı'ndaki algsel klorofil miktarının mevsimlere göre belirlenmesi - Sayfa 13
Euglenophyta’ya ait taksonları tespit etmiştir. Yıldız [7], Porsuk Çayı’nın farklı habitatlarındaki diyatomelerini ve bunun yanında çayın bazı fiziksel ve kimyasal özelliklerini de belirlemiştir. Altuner ve Gürbüz [8], Karasu Nehri planktonik alg kompozisyonunu ve mevsimsel değişimini incelemiştir. Ayrıca yapılan çalışmada kirlilik indikatörü olan algleri de tespit etmişlerdir. Altuner ve Gürbüz ...
Hazar Gölü'ne dökülen Kürk çayının bazı fiziksel ve kimyasal özelliklerinin araştırılması - Sayfa 15
2. LİTERATÜR BİLGİSİ Türkiye akarsularında fiziko-kimyasal verilere dayalı su kalitesine ilişkin araştırmalar, göl ve diğer sulardaki kadar fazla değildir. Buna karşılık, yakın geçmişte makroinvertabratları, fiziko-kimyasal değişkenlerle ele alan ekosistem analizleri ağırlık kazanmaktadır (Barlas ve diğ., 2000). Yıldız (1987), Porsuk Çayı’nın Bacillariophyta dışındaki algleri adlı çalışmasında, ...

12. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

arslan
euglenophyta
takson
cyanophyta
yıldız
gönülol


12. SAYFA ICERIGI

fitoplanktonun gelişimi için en önemli faktörlerin, su miktarı, su sıcaklığı, ışık miktarı ve sudaki besin maddesi miktarı olduğunu ifade etmiştir.
Altuner ve Gürbüz (1989, 1991), Karasu Nehrinde fitoplanktonun kompozisyonunu ve mevsimsel değişimini incelemişler ayrıca, suyun bazı fiziksel ve kimyasal analizlerini yapmışlardır. Fitoplanktonda Bacillariophyta’nın hakim olduğunu gözlemişler, diyatomeler dışındaki alglerin tür çeşidi ve sayısı bakımından önemli olmadığını belirtmişlerdir. Ayrıca akış hızı ve sıcaklığın mevsimsel değişmede etkili olduğu fitoplanktonun Temmuz ve Eylül aylarında çoğaldığını diğer dönemlerde ise azaldığını ifade etmişlerdir. Aynı araştırmacılar, Karasu (Fırat) Nehri epipelik alg Floorasını incelemişler ve floranın Bacillariophyta, Chlorophyta, Cyanophyta ve Euglenophyta bölümlerine ait 145 taksondan oluştuğunu belirtmişlerdir. Ayrıca floranın mevsime bağlı olarak yaz ve sonbahar başında arttığı ve bu değişimde ışık, akış hızı ve sıcaklık gibi fiziksel faktörlerin rolünün büyük olduğu da belirtilmiştir.
Yıldız ve Özkıran (1991), Kızılırmak Nehrinde çoğunluğu bentik 122 diyatome türünü morfolojik karakterleri ile birlikte ele alırken Gönülol ve Arslan (1992), Samsun-İncesu deresinin alg florası üzerindeki araştırmalarında fitoplankton, epipelik, epilitik ve epifitik alg topluluklarına ait 150 takson kaydetmişlerdir. Fitoplanktonda Bacillariophyta türleri dominant olurken, Chlorophyta, Cyanophyta ve Euglenophyta türleri sayıca az bulunmuşlardır.
Gönülol ve Arslan (1992), Samsun-İncesu Deresi alglerini Şubat 1989-Mart 1990 tarihleri arasında incelemişlerdir. Fitoplankton, epipelik, e p i l i t i k ve epifitik alg kommunitelerinde Bacillariophyta, Chlorophyta, Cyanophyta ve Euglenophyta bölümlerine ait toplam 150 takson tespit etmişlerdir. Fitoplanktonda Bacillariophyta türlerinin dominant olduğunu Chlorophyta, Cyanophyta ve Euglenophyta’ya ait türlerin sayıca az olduğunu ifade etmişlerdir.
Yıldız ve Özkıran (1994), Çubuk Çay’ı diyatomelerini (epifitik, epipelik, epilitik ve planktonik) incelemiş ve toplam 111 takson tespit etmiştir. Bunlarda Nitzschia, Navicula Cymbella ve Gomphonema genuslarının daha fazla takson içerdiğini bildirmişlerdir.
Morkoyunlu (1995), Isparta il sınırları içerisinde kalan Aksu Deresi alg florasını (epifitik, epipelik, epilitik ve planktonik) incelemiş ve Bacillariophyta, Chlorophyta, Cyanophyta ve Euglenophyta bölümlerine ait 80 tür tespit etmiştir.
Atıcı ve Yıldız (1996), Sakarya Nehri diyatomelerini Nisan 1993-Ağustos 1994 tarihleri arasında seçilen 6 araştırma istasyonunda farklı habitatlardan (epipelik, epilitik,
2

İlgili Kaynaklar







single.php