Dicle nehri (Diyarbakır) kıyı bölgesi algleri ve mevsimsel değişimlerin incelenmesi




























































Cocconeis placentula var. euglypta, Navicula cryptocephala, Navicula tripunctata, Enconema minutum, Nitzschia amphibia ve Nitzschia palea diyatomelerinin Melendiz Çayının topluluklarında dominant türler olduğunu açıklamışlardır.
Pala ve Çağlar (2008), Peri Çayı (Tunceli-Türkiye) epilitik diyatomeleri ve aylık değişimleri konulu çalışmalarında diyatomelere ait toplam 36 tür kaydetmiştir.
Mumcu (2009), Dipsiz-Çine Çaylarının (Muğla-Aydın) Epilitik Diyatomeleri adlı çalışmasında Bacillariophytaya ait toplam 63 takson tespit edilmiştir.
Yurtdışında yapılan çalışmalarda alglerin sistematiği, mevsimsel gelişimi ve ekolojik olarak araştırılmalarının yanında alglere göre su kalitesi değerlendirilmesi de yapılmıştır. Su kalitesi tayininde çeşitli biyolojik yöntemler kullanılmaktadır. Kolkwitz ve Marsson (1902) tarafından ortaya atılan ve Liebmann (1947) tarafından düzenlenen saprobi sistemi, günümüze kadar kullanılarak gelmiştir. Saprobi sistemi bir çok araştırıcı tarafından kullanılmış ve üzerinde bir çok değişiklikler yapılmıştır. Sladecek (1973) saprobi sistemini oldukça geliştirmiş ve geniş kapsamlı bir saprobi sistemi haline getirmiştir. Mauch (1976), akarsuların biyolojik analizlerinde kirliliğe göre bentik organizmaların formlarım belirlemiştir. Zelinka ve Marvan (1961) tarafından geliştirilen yöntem ise uzun vadeli durumları belirtmesi açısından oldukça önemlidir.
Schreiber (1975), Schwarzwald Çayından aldığı örneklerden elde ettiği alg saprobi indeksinde, tür seviyesine kadar tespit edilen makrozoobentik organizmalardan elde edilen saprobi indeksinden bir saprobi basamağı sapmalar olduğunu tespit etmiştir. Oligosaprob bölgede alglerle yapılan saprobi basamağı yaklaşık olarak bir basamak negatif yöndedir.
Lange-Bertalot (1978), Main Nehrinde yaptığı çalışmada diyatomelerin saprobi sistemi ile ilişkisini incelemiş ve diyatome populasyonunun ekolojik dağılımının, azalan saprobite ile sınırlı olmadığını, sadece artan kirlilik düzeyleri ile ilgili olduğunu belirtmiştir. Ayrıca diyatomeler ile yapılan su kalitesi değerlendirmesinin fiziko-kimyasal verilere göre daha kısa zaman ve daha az masraf gerektirdiğini belirtmiştir.
Yine Lange-Bertalot (1979a), son derece kirli Rein-Main Nehir Sisteminde yaptığı çalışmada 100 diyatome türünün ekolojisi ve kirlilik dinamiklerini nehir sitemine uygun olarak tanımı yapılan fiziksel, kimyasal ve saprobiyolojik şartlarla bağlantılı olarak araştırmış ve Avrupa’da diğer nehirlerde yapılan araştırmalardakine benzer su kalitesi şartları altında karşılaştırılabilir cevaplar verdiğini teyit etmiştir. Bu araştırıcı (Lange-Bertalot 1979b) 100 diyatome türünün ekolojisini ve kirlilik dinamiklerini, bazı kesimleri son derece kirli olan aşağı Main Nehrinde fiziksel, kimyasal ve saprobiyolojik şartlara bağlı olarak araştırmıştır.
4



14. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Darıören ve Isparta derelerinin epilitik algleri ve su kalitesi üzerine bir araştırma - Sayfa 20
6 Lange-Bertalot (1978), Main nehrinde diyatomelerin saprobi sistemi ile ilişkisini incelemiş ve diyatome populasyonunun ekolojik dağılımının azalan saprobite ile sınırlı olmadığını, artan kirlilik düzeyleri ile ilgili olduğunu bildirmiştir. Diyatomelerle yapılan su kalitesi değerlendirmesinin fiziko-kimyasal verilere göre daha kısa zaman ve masraf gerektirdiğini belirtmiştir. Lange-Bertalot (197...
Isparta Çayı algleri üzerinde bir araştırma - Sayfa 19
3 Lange-Bertalot ( 1978), Main nehrinde yaptığı çalışmada diyatomlann saprobi sistemi ile ilişkisini incelemiş ve diyatom populasyonunun ekolojik dağılımının azalan saprobite ile sınırlı olmadığını, sadece artan kirlilik düzeyleri ile ilgili olduğunu belirtmiştir. Sadece seçilmiş az sayıda türleri değil aynı zamanda farklı gruplardaki diyatom kirliliklerini de bunların kirliliğe karşı hassasiyet ...
İyidere ve Çiftekavak derelerinin su kalitesinin fiziko kimyasal parametreler ve saprobik sistem kullanılarak belirlenmesi - Sayfa 22
bölgede, alglerle yapılan Saprobi İndeksi yaklaşık olarak bir saprobi basamağı negatif yöndedir. Lange-Bertalot (1978), Main Nehri’nde yaptığı çalışmada diatomların Saprobi İndeks ile ilişkisini incelemiş ve diatom populasyonlarının ekolojik dağılımının azalan saprobite ile sınırlı olmadığını, sadece artan kirlilik düzeyleri ile ilgili olduğunu belirtmiştir. Seçilmiş türlerin dışında, farklı grup...

14. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

kalitesi
epilitik
takson
kimyasal
toplam
türler


14. SAYFA ICERIGI

Cocconeis placentula var. euglypta, Navicula cryptocephala, Navicula tripunctata, Enconema minutum, Nitzschia amphibia ve Nitzschia palea diyatomelerinin Melendiz Çayının topluluklarında dominant türler olduğunu açıklamışlardır.
Pala ve Çağlar (2008), Peri Çayı (Tunceli-Türkiye) epilitik diyatomeleri ve aylık değişimleri konulu çalışmalarında diyatomelere ait toplam 36 tür kaydetmiştir.
Mumcu (2009), Dipsiz-Çine Çaylarının (Muğla-Aydın) Epilitik Diyatomeleri adlı çalışmasında Bacillariophytaya ait toplam 63 takson tespit edilmiştir.
Yurtdışında yapılan çalışmalarda alglerin sistematiği, mevsimsel gelişimi ve ekolojik olarak araştırılmalarının yanında alglere göre su kalitesi değerlendirilmesi de yapılmıştır. Su kalitesi tayininde çeşitli biyolojik yöntemler kullanılmaktadır. Kolkwitz ve Marsson (1902) tarafından ortaya atılan ve Liebmann (1947) tarafından düzenlenen saprobi sistemi, günümüze kadar kullanılarak gelmiştir. Saprobi sistemi bir çok araştırıcı tarafından kullanılmış ve üzerinde bir çok değişiklikler yapılmıştır. Sladecek (1973) saprobi sistemini oldukça geliştirmiş ve geniş kapsamlı bir saprobi sistemi haline getirmiştir. Mauch (1976), akarsuların biyolojik analizlerinde kirliliğe göre bentik organizmaların formlarım belirlemiştir. Zelinka ve Marvan (1961) tarafından geliştirilen yöntem ise uzun vadeli durumları belirtmesi açısından oldukça önemlidir.
Schreiber (1975), Schwarzwald Çayından aldığı örneklerden elde ettiği alg saprobi indeksinde, tür seviyesine kadar tespit edilen makrozoobentik organizmalardan elde edilen saprobi indeksinden bir saprobi basamağı sapmalar olduğunu tespit etmiştir. Oligosaprob bölgede alglerle yapılan saprobi basamağı yaklaşık olarak bir basamak negatif yöndedir.
Lange-Bertalot (1978), Main Nehrinde yaptığı çalışmada diyatomelerin saprobi sistemi ile ilişkisini incelemiş ve diyatome populasyonunun ekolojik dağılımının, azalan saprobite ile sınırlı olmadığını, sadece artan kirlilik düzeyleri ile ilgili olduğunu belirtmiştir. Ayrıca diyatomeler ile yapılan su kalitesi değerlendirmesinin fiziko-kimyasal verilere göre daha kısa zaman ve daha az masraf gerektirdiğini belirtmiştir.
Yine Lange-Bertalot (1979a), son derece kirli Rein-Main Nehir Sisteminde yaptığı çalışmada 100 diyatome türünün ekolojisi ve kirlilik dinamiklerini nehir sitemine uygun olarak tanımı yapılan fiziksel, kimyasal ve saprobiyolojik şartlarla bağlantılı olarak araştırmış ve Avrupa’da diğer nehirlerde yapılan araştırmalardakine benzer su kalitesi şartları altında karşılaştırılabilir cevaplar verdiğini teyit etmiştir. Bu araştırıcı (Lange-Bertalot 1979b) 100 diyatome türünün ekolojisini ve kirlilik dinamiklerini, bazı kesimleri son derece kirli olan aşağı Main Nehrinde fiziksel, kimyasal ve saprobiyolojik şartlara bağlı olarak araştırmıştır.
4

İlgili Kaynaklar







single.php