Dicle nehri (Diyarbakır) kıyı bölgesi algleri ve mevsimsel değişimlerin incelenmesi




























































4. SONUÇLAR VE TARTIŞMA
Dicle Nehrinde yapılan fiziko-kimyasal ölçümlerin sonuçlarına göre, ortalama su sıcaklığı değerleri 3 24 0C arasında değişmektedir. Su sıcaklığı ocak ayında 3 0C ile minimum seviyede tespit edilirken, temmuz ayında 24 0C ile maksimum seviyeye ulaşmıştır. Kış aylarında, havaların soğuk olması ve yağmurların yağması sonucu, karların erimesi ve yan kolların akarsuya karışması suyun sıcaklığını etkileyen faktörlerdir. Su sıcaklığının yüksek olduğu aylarda birey sayılarında artışlar olmuştur. Yani su sıcaklığının artışı, organizmaların gelişimini olumlu etkileyen faktörlerdendir. Yağışların bol olduğu ilkbahar ve sonbahar aylarında, yağmurlu günlerde oluşan seller bu pozitif ilişkiyi negatif yönde etkilemiş ve alglerin üzerinde bulunduğu taşları akarsu boyunca taşımıştır. Akarsuyun debisinin azalması, alg gelişimini pozitif yönde etkilemiştir. Özellikle yeşil ve mavi-yeşil algler debinin azaldığı bölgelerde iyi gelişim göstermiştir. Debinin arttığı yağışlı aylarda alg gelişimi negatif yönde etkilenmiştir. Diğer araştırmalarda da benzer sonuçlara ulaşılmıştır. (Altuner ve Gürbüz, 1989, 1990, 1991, Barlas, 1982, Kalyoncu, 1996; 2002, Morkoyunlu, 1995).
Dicle Nehri kıyı bölgesi algleri Eylül 2008-Ağustos 2009 tarihleri arasında, 4 istasyondan alınan örneklerde incelenmiştir.
Araştırmanın yapıldığı Dicle Nehri kıyı bölgesi alg florası Bacillariophyta (42 takson), Chlorophyta (3 takson), Cyanophyta (4 takson), Euglenophyta (1 takson) bölümlerine ait toplam 50 taksondan oluşmuştur. Bacillariophyta üyeleri, hem takson zenginliği hem de taksonlara ait birey sayıları bakımından en önemli algler olmuşlardır. Yurdumuzun değişik bölgelerinde, tatlı sularda yapılan algolojik çalışmalarda da Bacillariophyta üyelerinin bentik alg toplulukları içindeki hakimiyeti sıkça rapor edilmiştir (Gönülol, 1985; Atıcı, 1997; Elmacı ve Obalı, 1998; Atıcı ve ark., 2005).
Bentik algler, Dicle Nehrinin araştırılan kısmında epilitik ve epipelik olmak üzere iki topluluk oluşturmuştur. Her iki topluluk içerisinde de diyatomeler hem tür çeşidi hem de türlere ait birey sayıları bakımından en dikkat çekici algler olmuşlardır.Bu topluluk içerisinde Pennales üyeleri hem tür sayısı hem de türlere ait birey sayıları bakımından Centrales üyelerinden daha önemli olmuştur.
Pennales üyelerinin epilitik flora içerisindeki zenginliği, hem yurdumuz iç sularında, hem de yurt dışında yapılan çeşitli çalışmalarda ortaya konmuştur (Altuner ve



50. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Sultansuyu barajı (Malatya) kıyı bölgesi algleri ve mevsimsel değişimlerinin incelenmesi - Sayfa 63
4. SONUÇLAR ve TARTIŞMA Sultansuyu Baraj Gölü kıyı bölgesi algleri, Mart 2006-Şubat 2007 tarihleri arasında, 5 istasyondan alınan örneklerde incelenmiştir. Araştırmanın yapıldığı Sultansuyu Baraj Gölü kıyı bölgesi alg florası Bacillariophyta (50 takson), Chlorophyta (10 takson), Cyanophyta (5 takson), Euglenophyta (1 takson) bölümlerine ait toplam 66 taksondan oluşmuştur. Bacillariophyta üyeleri...
Batman çayı'nın algleri ve mevsimsel değişimleri - Sayfa 15
1.2. Literatür Bilgisi Yurdumuzda alglerle ilgili çalışmalar 1987 [1]’lerde başlatılmış olup, daha sonra diyatomeler ve özellikle epilitik diyatomeler üzerine çeşitli araştırmalar [2-22] gerçekleştirilmiştir. Kalyoncu [15,17,21] son yıllarda Ağlasun, Isparta ve Aksu derelerinde yaptığı çalışmaları su kalitesinin epilitik diyatomelere göre belirlenmesi üzerine gerçekleştirmiştir. Elazığ’da [23-29...
Balıkdamı (Sivrihisar-Eskişehir) bölgesi epilitik ve epifitik alglerinin flora yönünden araştırılması - Sayfa 15
Karasu nehri (Sakarya) algleri 6 istasyondan alınan örneklerle incelenmiş ve satanmış olan algler fitoplanktonik, 11epifitik ve 2epilitik olmak üzere 3 ayrı çalışma halinde yayınlanmıştır. Bu çalışmalarda diatomelerin tür çeşidi ve sayısı bakımından diğer alg türlerine göre daha fazla oldukları belirtilmiştir. Su kirliliğinin olduğu bölgelerde su kirliliği indikatörü olarak kabul edilen alg takson...

50. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

takson
epilitik
chlorophyta
cyanophyta
algler
euglenophyta


50. SAYFA ICERIGI

4. SONUÇLAR VE TARTIŞMA
Dicle Nehrinde yapılan fiziko-kimyasal ölçümlerin sonuçlarına göre, ortalama su sıcaklığı değerleri 3 24 0C arasında değişmektedir. Su sıcaklığı ocak ayında 3 0C ile minimum seviyede tespit edilirken, temmuz ayında 24 0C ile maksimum seviyeye ulaşmıştır. Kış aylarında, havaların soğuk olması ve yağmurların yağması sonucu, karların erimesi ve yan kolların akarsuya karışması suyun sıcaklığını etkileyen faktörlerdir. Su sıcaklığının yüksek olduğu aylarda birey sayılarında artışlar olmuştur. Yani su sıcaklığının artışı, organizmaların gelişimini olumlu etkileyen faktörlerdendir. Yağışların bol olduğu ilkbahar ve sonbahar aylarında, yağmurlu günlerde oluşan seller bu pozitif ilişkiyi negatif yönde etkilemiş ve alglerin üzerinde bulunduğu taşları akarsu boyunca taşımıştır. Akarsuyun debisinin azalması, alg gelişimini pozitif yönde etkilemiştir. Özellikle yeşil ve mavi-yeşil algler debinin azaldığı bölgelerde iyi gelişim göstermiştir. Debinin arttığı yağışlı aylarda alg gelişimi negatif yönde etkilenmiştir. Diğer araştırmalarda da benzer sonuçlara ulaşılmıştır. (Altuner ve Gürbüz, 1989, 1990, 1991, Barlas, 1982, Kalyoncu, 1996; 2002, Morkoyunlu, 1995).
Dicle Nehri kıyı bölgesi algleri Eylül 2008-Ağustos 2009 tarihleri arasında, 4 istasyondan alınan örneklerde incelenmiştir.
Araştırmanın yapıldığı Dicle Nehri kıyı bölgesi alg florası Bacillariophyta (42 takson), Chlorophyta (3 takson), Cyanophyta (4 takson), Euglenophyta (1 takson) bölümlerine ait toplam 50 taksondan oluşmuştur. Bacillariophyta üyeleri, hem takson zenginliği hem de taksonlara ait birey sayıları bakımından en önemli algler olmuşlardır. Yurdumuzun değişik bölgelerinde, tatlı sularda yapılan algolojik çalışmalarda da Bacillariophyta üyelerinin bentik alg toplulukları içindeki hakimiyeti sıkça rapor edilmiştir (Gönülol, 1985; Atıcı, 1997; Elmacı ve Obalı, 1998; Atıcı ve ark., 2005).
Bentik algler, Dicle Nehrinin araştırılan kısmında epilitik ve epipelik olmak üzere iki topluluk oluşturmuştur. Her iki topluluk içerisinde de diyatomeler hem tür çeşidi hem de türlere ait birey sayıları bakımından en dikkat çekici algler olmuşlardır.Bu topluluk içerisinde Pennales üyeleri hem tür sayısı hem de türlere ait birey sayıları bakımından Centrales üyelerinden daha önemli olmuştur.
Pennales üyelerinin epilitik flora içerisindeki zenginliği, hem yurdumuz iç sularında, hem de yurt dışında yapılan çeşitli çalışmalarda ortaya konmuştur (Altuner ve

İlgili Kaynaklar







single.php