ile ileti zamanlarının değerlendirilmesinde istatistik anlamlı fark tebit edilmiştir. Daha önce yapılmış olan çalışmalarda yeni tekniklerden olan TDI ile sol atriyal fonsiyonların değerlendirilmesinin konvansiyonel yöntemlere göre daha yüksek sensiviteye sahip olduğu bildirilmiştir (47).
Bizim bu çalışmada değerlendirmeye çalıştığımız en önemli parametre sol atriyum TEMA değerleri idi. Atriyal fibrilasyon sol atriyumun yapısal ve fonksiyonel remodelingiyle ilşkili yaygın bir durumdur (50). TDI(doku doppler görüntüleme) ile ölçülen atriyal ileti zamanının uzaması genel populasyon da artmış yeni başlangıçlı atriyal fibrilasyon gelişimi ile ilişkilidir (35, 43, 50). TEMA 190 ms üzerinde olması yeni başlangıçlı AF veya komplikasyon oluşumunu önlemek için riskli hastaları ayırt etmekte kulanılabilen bir metottur (35), (46, 48). TEMA aynı zaman da akut miyakart infarktüsü sonrası da yeni başlangıçlı AF gelşiminin bağımsız bir öngördürücüsü olarak kullanılmaktadır. TEMA nın 127 ms ve üzerinde olması AMI sonrası yeni başlangıçlı AF için %89 sensivite ve % 74 spesifite ile sınır değer olarak kabul edilmiştir (48, 50).
Bizim çalışmamızda TEMA değerleri dipper grupta ortalama 154,9 ms, non-dipper grupta ortalama 172,8 ms tesbit edildi. Dipper ve non-dipper guruplara ayrılan hastaların yapılan sol atriyal TEMA değerlendirilmesinde İAS-TEMA değerleri arasında istatiksel anlamlı fark tesbit edildi (p=0,014). Lateral duvar TEMA değerleri arasında fark olmasına rağmen istatiksel anlamlı değildi.
Çalışmamızın en önemli kısıtlayıcı yönü hasta sayısının az olmasıdır. hastaların İAS TEMA değerlerinin istatiksel anlamlı çıkıp lateral duvar TEMA değerlerinde aritmetik fark olmasına rağmen istatiksel anlamlı çıkmaması hasta sayısının az olmasına bağlanabilir. Hastalar aritmik olay açısından ileriye dönük olarak takip edilmediğinden bizim hastalarımızdaki elektromekanik gecikmenin atriyal aritmiler için öngördürücü olup olmadığı bilinmemektedir.
29



29. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

atriyum
fark
atriyal
hasta
hastalar
hastaları


29. SAYFA ICERIGI

ile ileti zamanlarının değerlendirilmesinde istatistik anlamlı fark tebit edilmiştir. Daha önce yapılmış olan çalışmalarda yeni tekniklerden olan TDI ile sol atriyal fonsiyonların değerlendirilmesinin konvansiyonel yöntemlere göre daha yüksek sensiviteye sahip olduğu bildirilmiştir (47).
Bizim bu çalışmada değerlendirmeye çalıştığımız en önemli parametre sol atriyum TEMA değerleri idi. Atriyal fibrilasyon sol atriyumun yapısal ve fonksiyonel remodelingiyle ilşkili yaygın bir durumdur (50). TDI(doku doppler görüntüleme) ile ölçülen atriyal ileti zamanının uzaması genel populasyon da artmış yeni başlangıçlı atriyal fibrilasyon gelişimi ile ilişkilidir (35, 43, 50). TEMA 190 ms üzerinde olması yeni başlangıçlı AF veya komplikasyon oluşumunu önlemek için riskli hastaları ayırt etmekte kulanılabilen bir metottur (35), (46, 48). TEMA aynı zaman da akut miyakart infarktüsü sonrası da yeni başlangıçlı AF gelşiminin bağımsız bir öngördürücüsü olarak kullanılmaktadır. TEMA nın 127 ms ve üzerinde olması AMI sonrası yeni başlangıçlı AF için %89 sensivite ve % 74 spesifite ile sınır değer olarak kabul edilmiştir (48, 50).
Bizim çalışmamızda TEMA değerleri dipper grupta ortalama 154,9 ms, non-dipper grupta ortalama 172,8 ms tesbit edildi. Dipper ve non-dipper guruplara ayrılan hastaların yapılan sol atriyal TEMA değerlendirilmesinde İAS-TEMA değerleri arasında istatiksel anlamlı fark tesbit edildi (p=0,014). Lateral duvar TEMA değerleri arasında fark olmasına rağmen istatiksel anlamlı değildi.
Çalışmamızın en önemli kısıtlayıcı yönü hasta sayısının az olmasıdır. hastaların İAS TEMA değerlerinin istatiksel anlamlı çıkıp lateral duvar TEMA değerlerinde aritmetik fark olmasına rağmen istatiksel anlamlı çıkmaması hasta sayısının az olmasına bağlanabilir. Hastalar aritmik olay açısından ileriye dönük olarak takip edilmediğinden bizim hastalarımızdaki elektromekanik gecikmenin atriyal aritmiler için öngördürücü olup olmadığı bilinmemektedir.
29







single.php