Domatesin hasat sonrası hastalıklarına karşı kimyasal savaşıma alternatif olabilecek yöntemler üzerine araştırmalar

































































Amerikan Doları ihraç değeri ve 0,88 $/kg (yaklaşık 1,4 TL) birim ihraç değeri ile dünyada 4. sırada yer almıştır (Anonim 2008a).
Türkiyede 2010 yılı sofralık yaş sebzede en fazla ihracatı yapılan ürün değerde 483 178 574 Amerikan Doları ve miktarda 575 305 ton ile domates olmuştur. Türkiyenin domates ihraç ettiği ülkeler incelendiğinde Rusya Federasyonunun en büyük pazar payına sahip olduğu görülürken, bu ülkeyi sırasıyla Bulgaristan, Romanya ve diğer Avrupa Birliği üyesi ülkeler takip etmektedir (Anonim 2010).
Türkiyede ihracata yönelik domates üretiminin büyük bir kısmı Antalya ilinden gerçekleşmektedir. Antalyadan hedef pazarlara domatesin sevkiyatı yaklaşık 1-2 hafta sürmekte ve bu süre hasat sonrası hastalıkların gelişimi için yeterli olmaktadır. Özellikle domatesin Türkiyeden ihraç edilen yaş sebze miktarının yarısından fazlasını oluşturduğu düşünüldüğünde, ürünün hedef pazarlara sorunsuz sevk edilebilmesi gün geçtikçe daha da önem kazanmaktadır. Aynı zamanda Türkiyenin global anlamda rekabetçi koşullara ayak uydurabilmesi ve yerini sağlamlaştırması açısından, ucuz ve pratikte kullanılan yöntemlerle domatesin muhafazası ve nakliyesi sırasında ortaya çıkan patolojik kayıpların en alt düzeye çekilmesi gerekmektedir.
Hasat sonrası hastalıklardan meydana gelen ürün kayıpları tüm dünyada önemli bir sorun teşkil etmektedir. Özellikle büyük ölçekli kayıpların, daha çok ürünlerin hasat edilmesi, depolanması veya taşınması ile ilgili yeterli teknik bilgi ve teçhizata sahip olmayan ülkelerde görüldüğü bilinmektedir (Narayanasamy 2006). Hasat sonrası hastalıklara neden olan patojenler ilk enfeksiyonlarını arazi koşullarında gerçekleştirebildikleri gibi depolama veya taşıma esnasında meyvedeki yaralardan da gerçekleştirebilirler (Mahovic ve ark. 2004). Bu çalışma kapsamında kullanılan domates meyvesinde de hasat sonrası dönemde yüksek ürün kayıplarına neden olan birçok hastalık görülmektedir (Delahut ve Stevenson 2004). Yaygın olarak görülen hastalıklar, kurşuni küf (Botrytis cinerea Pers.:Fr), siyah çürüklük (Alternaria alternata sp. lycopersici Fr.:Fr Keissl) ve Rhizopus çürüklüğüdür (Rhizopus stolonifer Ehrenb.:Fr). Meyve ve sebzelerde hasat sonrası hastalıklara neden olan patojenlerin engellenmesi amacı ile kullanılan en yaygın ve etkili yöntemin kimyasal savaş olduğu
2



14. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Farklı olgunluk dönemlerinde hasat edilen süper red domates çeşidinde hasat sonrası uygulamaların depolama kalitesine etkileri - Sayfa 11
BÖLÜM 1 – GİRİŞ Zeynep İŞLER Türkiye’nin domates ihracatına bakıldığında ise, ihraç edilen domates miktarı son 10 yılda yaklaşık 5 kat artarak 574.279 tona ulaşmıştır. 2000 yılında domates ihracatından 37.502.000 dolar elde edilmiş ve bu miktar 2010 yılında 476.874.000 dolara ulaşmıştır (Çizelge 1.2). Çizelge 1.2. Türkiye toplam domates ihracat miktar ve değeri Yıllar İhraç edilen m...

14. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

önem
sebze
meyve
önemli
olan
ürün


14. SAYFA ICERIGI

Amerikan Doları ihraç değeri ve 0,88 $/kg (yaklaşık 1,4 TL) birim ihraç değeri ile dünyada 4. sırada yer almıştır (Anonim 2008a).
Türkiyede 2010 yılı sofralık yaş sebzede en fazla ihracatı yapılan ürün değerde 483 178 574 Amerikan Doları ve miktarda 575 305 ton ile domates olmuştur. Türkiyenin domates ihraç ettiği ülkeler incelendiğinde Rusya Federasyonunun en büyük pazar payına sahip olduğu görülürken, bu ülkeyi sırasıyla Bulgaristan, Romanya ve diğer Avrupa Birliği üyesi ülkeler takip etmektedir (Anonim 2010).
Türkiyede ihracata yönelik domates üretiminin büyük bir kısmı Antalya ilinden gerçekleşmektedir. Antalyadan hedef pazarlara domatesin sevkiyatı yaklaşık 1-2 hafta sürmekte ve bu süre hasat sonrası hastalıkların gelişimi için yeterli olmaktadır. Özellikle domatesin Türkiyeden ihraç edilen yaş sebze miktarının yarısından fazlasını oluşturduğu düşünüldüğünde, ürünün hedef pazarlara sorunsuz sevk edilebilmesi gün geçtikçe daha da önem kazanmaktadır. Aynı zamanda Türkiyenin global anlamda rekabetçi koşullara ayak uydurabilmesi ve yerini sağlamlaştırması açısından, ucuz ve pratikte kullanılan yöntemlerle domatesin muhafazası ve nakliyesi sırasında ortaya çıkan patolojik kayıpların en alt düzeye çekilmesi gerekmektedir.
Hasat sonrası hastalıklardan meydana gelen ürün kayıpları tüm dünyada önemli bir sorun teşkil etmektedir. Özellikle büyük ölçekli kayıpların, daha çok ürünlerin hasat edilmesi, depolanması veya taşınması ile ilgili yeterli teknik bilgi ve teçhizata sahip olmayan ülkelerde görüldüğü bilinmektedir (Narayanasamy 2006). Hasat sonrası hastalıklara neden olan patojenler ilk enfeksiyonlarını arazi koşullarında gerçekleştirebildikleri gibi depolama veya taşıma esnasında meyvedeki yaralardan da gerçekleştirebilirler (Mahovic ve ark. 2004). Bu çalışma kapsamında kullanılan domates meyvesinde de hasat sonrası dönemde yüksek ürün kayıplarına neden olan birçok hastalık görülmektedir (Delahut ve Stevenson 2004). Yaygın olarak görülen hastalıklar, kurşuni küf (Botrytis cinerea Pers.:Fr), siyah çürüklük (Alternaria alternata sp. lycopersici Fr.:Fr Keissl) ve Rhizopus çürüklüğüdür (Rhizopus stolonifer Ehrenb.:Fr). Meyve ve sebzelerde hasat sonrası hastalıklara neden olan patojenlerin engellenmesi amacı ile kullanılan en yaygın ve etkili yöntemin kimyasal savaş olduğu
2

İlgili Kaynaklar




single.php