Domatesin hasat sonrası hastalıklarına karşı kimyasal savaşıma alternatif olabilecek yöntemler üzerine araştırmalar

































































Çilekte hasat sonrası dönemde çürümelere neden olan B. cinerea ve Rhizopus stolonifer (Ehrenb.:Fr) Vuill funguslarına karşı kekik bitkisinden elde edilen uçucu yağın antifungal etkisi incelenmiştir. Yapılan analizler sonucu kekik yağının ana bileşenlerinden bir tanesinin timol olduğu saptanmış ve elde edilen sonuçlara göre kekik yağının, B. cinerea gelişimini %75,8, R. stolonifer gelişimini ise %74,8 oranında engellediği bildirilmiştir (Reddy ve ark. 1997).
Sardunya bölgesinde (İtalya) yetiştirilen kekik bitkisi türlerinden elde edilen uçucu yağlar ve bu yağların içerdiği bileşiklerin, işlenmiş gıdalarda oluşan bakteriyel kaynaklı bozulmalar üzerindeki etkisi incelenmiştir. Kekik yağındaki bileşikler Gas Cromotography/Mass Spectometry (GC/MS) kullanılarak incelenmiş ve yapılan analizler sonucu kekik yağında fenolik bileşiklerin yüksek miktarda bulunduğu tespit edilmiştir. Mikrobiyal analizler sonucu kekik yağındaki en önemli iki bileşik olan karvakrol ve timolün işlenmiş gıdalarda oluşan bakterileri engellemek açısından en yüksek antimikrobiyal etkiye sahip olduğu belirlenmiştir (Cosentino ve ark. 1999).
Aralarında timol, karvakrol ve ögenolün bulunduğu 22 adet monoterpenin, in vitro koşullarda meyvelerde hasat sonrası dönemde çürümelere neden olan Monilinia fructicola (G. Wint) Honey ve B. cinereaya karşı antifungal etkileri incelenmiştir. Buna göre besi yerine eklenen 100 g/mllik timol dozunun her iki fungusunda gelişimini tamamen engellediği gözlenmiştir. 48 saat boyunca 10 g/ml (0,25 mg/petri kabı) dozundaki timol buharının besiyeri ortamına uygulanması sonucu B. cinerea ve M. fructicola funguslarının gelişiminin sırasıyla %82 ve 57 oranında engellendiği bildirilmiştir (Tsao ve Zhou 2000).
Tıbbi bitkilerden elde edilen uçucu yağların, P. digitatum, P. italicum, B. cinerea ve Alternaria alternata (Fr.) Keisslerya karşı antifungal etkileri değerlendirilmiştir. In vitro koşullarda yapılan denemelerde en kuvvetli antifungal etkinin Thymus capitatus (L.) Hofmgg bitkisinden elde edilen ve içinde timol ve karvakrol içeren uçucu yağda olduğu tespit edilmiştir. Her bir fungus için toksik olan dozun 250 ppm olduğu bulunmuştur. In vitro koşullarda elde edilen sonuçlar doğrultusunda T. capitatusdan elde edilen uçucu yağ, farklı basınç koşullarında daha önceden P. digitatum ile inokule
6



18. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

gelişimini
uçucu
yağlar
yağların
tespit
engellediği


18. SAYFA ICERIGI

Çilekte hasat sonrası dönemde çürümelere neden olan B. cinerea ve Rhizopus stolonifer (Ehrenb.:Fr) Vuill funguslarına karşı kekik bitkisinden elde edilen uçucu yağın antifungal etkisi incelenmiştir. Yapılan analizler sonucu kekik yağının ana bileşenlerinden bir tanesinin timol olduğu saptanmış ve elde edilen sonuçlara göre kekik yağının, B. cinerea gelişimini %75,8, R. stolonifer gelişimini ise %74,8 oranında engellediği bildirilmiştir (Reddy ve ark. 1997).
Sardunya bölgesinde (İtalya) yetiştirilen kekik bitkisi türlerinden elde edilen uçucu yağlar ve bu yağların içerdiği bileşiklerin, işlenmiş gıdalarda oluşan bakteriyel kaynaklı bozulmalar üzerindeki etkisi incelenmiştir. Kekik yağındaki bileşikler Gas Cromotography/Mass Spectometry (GC/MS) kullanılarak incelenmiş ve yapılan analizler sonucu kekik yağında fenolik bileşiklerin yüksek miktarda bulunduğu tespit edilmiştir. Mikrobiyal analizler sonucu kekik yağındaki en önemli iki bileşik olan karvakrol ve timolün işlenmiş gıdalarda oluşan bakterileri engellemek açısından en yüksek antimikrobiyal etkiye sahip olduğu belirlenmiştir (Cosentino ve ark. 1999).
Aralarında timol, karvakrol ve ögenolün bulunduğu 22 adet monoterpenin, in vitro koşullarda meyvelerde hasat sonrası dönemde çürümelere neden olan Monilinia fructicola (G. Wint) Honey ve B. cinereaya karşı antifungal etkileri incelenmiştir. Buna göre besi yerine eklenen 100 g/mllik timol dozunun her iki fungusunda gelişimini tamamen engellediği gözlenmiştir. 48 saat boyunca 10 g/ml (0,25 mg/petri kabı) dozundaki timol buharının besiyeri ortamına uygulanması sonucu B. cinerea ve M. fructicola funguslarının gelişiminin sırasıyla %82 ve 57 oranında engellendiği bildirilmiştir (Tsao ve Zhou 2000).
Tıbbi bitkilerden elde edilen uçucu yağların, P. digitatum, P. italicum, B. cinerea ve Alternaria alternata (Fr.) Keisslerya karşı antifungal etkileri değerlendirilmiştir. In vitro koşullarda yapılan denemelerde en kuvvetli antifungal etkinin Thymus capitatus (L.) Hofmgg bitkisinden elde edilen ve içinde timol ve karvakrol içeren uçucu yağda olduğu tespit edilmiştir. Her bir fungus için toksik olan dozun 250 ppm olduğu bulunmuştur. In vitro koşullarda elde edilen sonuçlar doğrultusunda T. capitatusdan elde edilen uçucu yağ, farklı basınç koşullarında daha önceden P. digitatum ile inokule
6

İlgili Kaynaklar




single.php