Domatesin hasat sonrası hastalıklarına karşı kimyasal savaşıma alternatif olabilecek yöntemler üzerine araştırmalar

































































edilmiş portakal meyvelerine uygulanmıştır. Denemede kullanılan uçucu yağ dozları 75, 150 ve 250 ppmdir. Elde edilen sonuçlara göre atmosferik basınç altında her üç uçucu yağ dozunun da P. digitatuma karşı antifungal etkilerinin zayıf olduğu (%3-10 oranında engelleme) tespit edilmiştir. Ancak, bu durum vakum koşullarında (0,5 bar) uçucu yağ ile muamele edilen meyvelerde farklılık göstermiş olup, antifungal etkinin her üç doz içinde %90-97 oranlarına kadar yükseldiği saptanmıştır. Uçucu yağlar kullanılarak elde edilen antifungal etkinin, portakallarda hasat sonrası thiabendazole kullanılarak yapılan uygulamalarla elde edilen etki ile istatistiksel olarak farklılık göstermediği gözlenmiştir. Son olarak elektron mikroskobu ile yapılan çalışmalarda,, uçucu yağ buharlarının P. digitatumun hif ve konidileri üzerinde morfolojik değişikliklere neden olduğu saptanmıştır (Arras ve Usai 2001).
M. fructicola ve Penicillium expansum Link. ile inokule edilen Hedelfigen cinsi kirazlar depolanmadan önce 10 dakika boyunca farklı dozlarda timol ve asetik asit ile fumige edilmişlerdir. Sonuç olarak 10 mg/L timol dozunun, 10Cde 13 gün boyunca depolanan kiraz meyvelerinde M. fructicoladan kaynaklanan kahverengi çürüklük hastalığının görülme oranını %21den %12ye düşürdüğü gözlenmiştir. Bununla beraber aynı timol dozunun kiraz meyvelerinde P. expansumdan kaynaklanan mavi çürüklük hastalığını engellemediği ve bu duruma ek olarak meyve sapında kahverengileşmeye neden olduğu belirlenmiştir (Chu ve ark. 2001).
B. cinerea, Fusarium solani var. coruleum ve Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis Smithe karşı kekik (Thymus vulgaris L. Hofmgg), kekik otu (Origanum vulgare L.) gibi tıbbi bitkilerden elde edilen uçucu yağların in vitro koşullarda etkinliği incelenmiştir. Yapılan GC/MS analizleri sonucu bitkilerden elde edilen uçucu yağlardaki en önemli bileşiğin timol olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak 85 ila 350 g/ml arasındaki uçucu yağ dozlarının denemelerde kullanılan mikroorganizmaların gelişimini neredeyse tamamen engellediği bildirilmiştir (Daferera ve ark. 2002).
Timol ve asetik asit buharı uygulamalarının daha önce M. fructicola ile inokule edilmiş kayısı ve erik meyvelerindeki kahverengi çürüklük hastalığına etkisi incelenmiştir. Buna göre 5 mg/Llik timol ile fumige edilen kayısı meyvelerinde M. fructicoladan
7



19. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

etki
sonrası
hasat
meyve
uçucu
yapılan


19. SAYFA ICERIGI

edilmiş portakal meyvelerine uygulanmıştır. Denemede kullanılan uçucu yağ dozları 75, 150 ve 250 ppmdir. Elde edilen sonuçlara göre atmosferik basınç altında her üç uçucu yağ dozunun da P. digitatuma karşı antifungal etkilerinin zayıf olduğu (%3-10 oranında engelleme) tespit edilmiştir. Ancak, bu durum vakum koşullarında (0,5 bar) uçucu yağ ile muamele edilen meyvelerde farklılık göstermiş olup, antifungal etkinin her üç doz içinde %90-97 oranlarına kadar yükseldiği saptanmıştır. Uçucu yağlar kullanılarak elde edilen antifungal etkinin, portakallarda hasat sonrası thiabendazole kullanılarak yapılan uygulamalarla elde edilen etki ile istatistiksel olarak farklılık göstermediği gözlenmiştir. Son olarak elektron mikroskobu ile yapılan çalışmalarda,, uçucu yağ buharlarının P. digitatumun hif ve konidileri üzerinde morfolojik değişikliklere neden olduğu saptanmıştır (Arras ve Usai 2001).
M. fructicola ve Penicillium expansum Link. ile inokule edilen Hedelfigen cinsi kirazlar depolanmadan önce 10 dakika boyunca farklı dozlarda timol ve asetik asit ile fumige edilmişlerdir. Sonuç olarak 10 mg/L timol dozunun, 10Cde 13 gün boyunca depolanan kiraz meyvelerinde M. fructicoladan kaynaklanan kahverengi çürüklük hastalığının görülme oranını %21den %12ye düşürdüğü gözlenmiştir. Bununla beraber aynı timol dozunun kiraz meyvelerinde P. expansumdan kaynaklanan mavi çürüklük hastalığını engellemediği ve bu duruma ek olarak meyve sapında kahverengileşmeye neden olduğu belirlenmiştir (Chu ve ark. 2001).
B. cinerea, Fusarium solani var. coruleum ve Clavibacter michiganensis subsp. michiganensis Smithe karşı kekik (Thymus vulgaris L. Hofmgg), kekik otu (Origanum vulgare L.) gibi tıbbi bitkilerden elde edilen uçucu yağların in vitro koşullarda etkinliği incelenmiştir. Yapılan GC/MS analizleri sonucu bitkilerden elde edilen uçucu yağlardaki en önemli bileşiğin timol olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak 85 ila 350 g/ml arasındaki uçucu yağ dozlarının denemelerde kullanılan mikroorganizmaların gelişimini neredeyse tamamen engellediği bildirilmiştir (Daferera ve ark. 2002).
Timol ve asetik asit buharı uygulamalarının daha önce M. fructicola ile inokule edilmiş kayısı ve erik meyvelerindeki kahverengi çürüklük hastalığına etkisi incelenmiştir. Buna göre 5 mg/Llik timol ile fumige edilen kayısı meyvelerinde M. fructicoladan
7

İlgili Kaynaklar




single.php