Domatesin hasat sonrası hastalıklarına karşı kimyasal savaşıma alternatif olabilecek yöntemler üzerine araştırmalar

































































kaynaklanan hastalık oranı %3 olarak tespit edilirken bu oran kontrol grubu meyvelerde %64 olarak bulunmuştur. Erik meyvelerinde yapılan uygulamalarda ise kontrol grubu meyvelerin %88inde kahverengi çürüklük görülür iken bu oran 8 mg/L dozunda timol ile fumige edilen meyvelerde %24 olarak belirlenmiştir (Liu ve ark. 2002).
Timol, ögenol, sitral, sineol, vanilya, sodyum hipoklorit, asetik asit, potasyum sorbat, hidrojen peroksit gibi farklı kimyasal maddeler in vitro koşullarda, elmada P. expansumun neden olduğu çürüklükleri engellemek amacı ile denenmiştir. Yapılan uygulamalar sonunda timol ve sitralin P. expansuma karşı toksik etki açısından en etkili bileşikler olduğu saptanmıştır (Venturuni ve ark. 2002).
Origanum compactum L. ve Thymus glandulosus Lag. Ex H del Villar bitkilerinden elde edilen uçucu yağların antifungal etkileri araştırılmıştır. Temel bileşenleri GC/MS analizleri sonucu belirlenmiş her iki uçucu yağında en önemli ana bileşiklerinin timol ve karvakrol olduğu tespit edilmiştir. Her iki bitkiden elde edilen yağların 100 ppmlik dozlarının B. cinereanın misel gelişimini %100 oranında engellediği saptanmıştır (Bouchra ve ark. 2003).
Domates meyvelerinde, hasat sonrası dönemde çürümelere neden olan fungal etmenlere karşı bazı tıbbi bitki yağlarının ve bu yağlarda bulunan bileşiklerin toksik etkisi in vitro ve in vivo koşullarda incelenmiştir. Kekik otu, kekik, limon otu ve çin maydanozu bitkilerinin uçucu yağlarındaki ana bileşiklerin sırasıyla karvakrol, timol, sitral ve trans2-decenal olduğu tespit edilmiştir. Bu bitkilerden elde edilen yağların ve bu yağlardaki ana bileşiklerin buhar şeklinde in vitro koşullarda B. cinerea ve Alternaria arborescens Simmons funguslarının spor çimlenmesini tamamen engellediği saptanmıştır. Ancak aynı koşullarda R. stolonifer sporlarının çimlenmesini sadece timol buharının engellediği saptanmıştır. Uçucu yağların buharına maruz bırakılan ve yapay inokulasyon yapılmış domates meyvelerinde, bu uygulamaların fungal etmenlerin neden olduğu hastalıkları engellemediği ve aynı zamanda uzun süreli buhar uygulamalarının da meyvelerde fitotoksiteyi tetiklediği gözlenmiştir. Aynı çalışmada 5000 ppm kekik yağı çözeltisine daldırılan domates meyvelerinde B. cinerea ve A. arborescensden kaynaklanan hastalıkların engellendiği saptanmıştır (Plotto ve ark. 2003).
8



20. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

inde
oran
etki
uçucu
gelişimini
engellediği


20. SAYFA ICERIGI

kaynaklanan hastalık oranı %3 olarak tespit edilirken bu oran kontrol grubu meyvelerde %64 olarak bulunmuştur. Erik meyvelerinde yapılan uygulamalarda ise kontrol grubu meyvelerin %88inde kahverengi çürüklük görülür iken bu oran 8 mg/L dozunda timol ile fumige edilen meyvelerde %24 olarak belirlenmiştir (Liu ve ark. 2002).
Timol, ögenol, sitral, sineol, vanilya, sodyum hipoklorit, asetik asit, potasyum sorbat, hidrojen peroksit gibi farklı kimyasal maddeler in vitro koşullarda, elmada P. expansumun neden olduğu çürüklükleri engellemek amacı ile denenmiştir. Yapılan uygulamalar sonunda timol ve sitralin P. expansuma karşı toksik etki açısından en etkili bileşikler olduğu saptanmıştır (Venturuni ve ark. 2002).
Origanum compactum L. ve Thymus glandulosus Lag. Ex H del Villar bitkilerinden elde edilen uçucu yağların antifungal etkileri araştırılmıştır. Temel bileşenleri GC/MS analizleri sonucu belirlenmiş her iki uçucu yağında en önemli ana bileşiklerinin timol ve karvakrol olduğu tespit edilmiştir. Her iki bitkiden elde edilen yağların 100 ppmlik dozlarının B. cinereanın misel gelişimini %100 oranında engellediği saptanmıştır (Bouchra ve ark. 2003).
Domates meyvelerinde, hasat sonrası dönemde çürümelere neden olan fungal etmenlere karşı bazı tıbbi bitki yağlarının ve bu yağlarda bulunan bileşiklerin toksik etkisi in vitro ve in vivo koşullarda incelenmiştir. Kekik otu, kekik, limon otu ve çin maydanozu bitkilerinin uçucu yağlarındaki ana bileşiklerin sırasıyla karvakrol, timol, sitral ve trans2-decenal olduğu tespit edilmiştir. Bu bitkilerden elde edilen yağların ve bu yağlardaki ana bileşiklerin buhar şeklinde in vitro koşullarda B. cinerea ve Alternaria arborescens Simmons funguslarının spor çimlenmesini tamamen engellediği saptanmıştır. Ancak aynı koşullarda R. stolonifer sporlarının çimlenmesini sadece timol buharının engellediği saptanmıştır. Uçucu yağların buharına maruz bırakılan ve yapay inokulasyon yapılmış domates meyvelerinde, bu uygulamaların fungal etmenlerin neden olduğu hastalıkları engellemediği ve aynı zamanda uzun süreli buhar uygulamalarının da meyvelerde fitotoksiteyi tetiklediği gözlenmiştir. Aynı çalışmada 5000 ppm kekik yağı çözeltisine daldırılan domates meyvelerinde B. cinerea ve A. arborescensden kaynaklanan hastalıkların engellendiği saptanmıştır (Plotto ve ark. 2003).
8

İlgili Kaynaklar




single.php