Domatesin hasat sonrası hastalıklarına karşı kimyasal savaşıma alternatif olabilecek yöntemler üzerine araştırmalar

































































uygulama grubu için sırası ile 0,005 ve 5 mol/mol olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak depolama koşullarında düşük değerlerdeki ozon gazı dozunun artışının bile meyvedeki fungal lezyon gelişimini engellediği ve ortamdaki ozon gazı dozunun artması ile bu engelleyici etkinin daha da belirgin şekilde ortaya çıktığı belirlenmiştir (Tzortzakis ve ark. 2007).
Elma patojenleri Phylectema vagabunda, P. expansum, B. cinerea ve Monilinia fructigena Honeye karşı in vitro ve in vivo koşullarda ögenolün etkisi incelenmiştir. Ögenol, malt ekstrat agar ortamına karıştırıldığında, fungal gelişimi engellemek için gerekli olan minimum konsantrasyonun 2 mg/ml olarak tespit edilmiştir. Denemede kullanılan bütün patojenlerin miseliyal gelişimini engellemek için 150 l/l ögenol dozunun yeterli olduğu tespit edilmiştir. P. vagabunda, P. expansum, M. fructigena ve B.cinereanın konidileri 2 mg/mllik 50Cye ısıtılmış ögenol çözeltisinde 2 dakika bekletilmiş ve konidilerin çimlenme oranları sırasıyla % 19, 37, 38 ve 39 olarak bulunmuştur. In vivo koşullarda ise elmadaki fungal patojenlere karşı içerisinde ögenol ile birlikte Tween 80, etoksilat veya lesitin içeren 3 farklı formülasyon hazırlanmıştır. Etoksilat ve Tween 80ögenol formülasyonlarının elmadaki patojenlerin gelişimini engellemede önemli bir etkisinin olmadığı saptanmıştır. Bu iki formülasyon 50Cye ısıtılıp elmalara uygulandığında meyvede fitotoksik etki oluştuğu gözlenmiştir. Ancak ögenolden kaynaklanan aynı fitotoksik etkinin, 50 mg/ml soy lesitin ve 2 mg/ml ögenol içeren formülasyonda gözlenmediği tespit edilmiştir. Soy lesitin ve ögenol içeren ve 50Cye ısıtılmış formülasyon ile uygulama yapılmış elmalar, 2Cde 6 ay depolanmış ve depolama sonunda P. expansum, P. vagabunda, B. cinerea ve M. fructigena funguslarından kaynaklanan hastalık oranlarının sırası ile % 7, 6, 4 ve 2 oranlarında olduğu bulunmuştur (Amiri ve ark. 2008).
Çeri domateslerde hasat sonrası dönemde görülen A. alternata kaynaklı çürümelerin engellenmesi amacı ile tarçın yağının tek başına veya magnezyum sülfatla kombine edilerek kullanımı incelenmiştir. Elde edilen verilere göre 500 l/l tarçın yağı ve %0,25lik magnezyum sülfat içeren çözeltiye daldırılan çeri domateslerde A. alternata kaynaklı çürümelerin kontrol grubu meyvelere oranla daha az olduğu tespit edilmiştir (Feng ve ark. 2008).
12



24. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

- Sayfa 20
7 , bir analjezik olarak dis hekimligi bir tatlandirici madde olarak ve simanlarin gida kisisel bakim ürünlerinde güzel koku gibi aroma yaglari (8). Amerika Birlesik Devletleri'nde, öjenol ve karanfil yagi genellikle güvenli (GRAS) gida katki maddesi olarak taninir ve gidalar ve dis ürünleri kullanim için onaylanmistir. Eugenol ayrica tekstil ve gida yüzeylere temas tekstil lifleri imalatinda kull...
Antalya ilinin Elmalı ve Korkuteli ilçelerinde soğuk hava depolarında elmalarda sorun olan hasat sonrası hastalıkların belirlenmesi - Sayfa 24
 8   diğer fungal genuslar Epicoccum, Fusarium ve Acremonium olmuştur. Hasat sonrası önemli olan P. expansum ve B. cinerea bahçe aşamasında nadiren gözlenen patojenler olarak tespit edilmiştir. Beyaz mayalar ise pembe mayalara nazaran daha fazla saptanmıştır (Teixido et al., 1999). Amerika’nın Kuzeybatı Pasifik kısmında elmalarda hasat sonu hastalıklara ağırlıklı olarak fungal kaynaklı patojenle...

24. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

cinerea
hasat
olan
önemli
etki
expansum


24. SAYFA ICERIGI

uygulama grubu için sırası ile 0,005 ve 5 mol/mol olarak belirlenmiştir. Sonuç olarak depolama koşullarında düşük değerlerdeki ozon gazı dozunun artışının bile meyvedeki fungal lezyon gelişimini engellediği ve ortamdaki ozon gazı dozunun artması ile bu engelleyici etkinin daha da belirgin şekilde ortaya çıktığı belirlenmiştir (Tzortzakis ve ark. 2007).
Elma patojenleri Phylectema vagabunda, P. expansum, B. cinerea ve Monilinia fructigena Honeye karşı in vitro ve in vivo koşullarda ögenolün etkisi incelenmiştir. Ögenol, malt ekstrat agar ortamına karıştırıldığında, fungal gelişimi engellemek için gerekli olan minimum konsantrasyonun 2 mg/ml olarak tespit edilmiştir. Denemede kullanılan bütün patojenlerin miseliyal gelişimini engellemek için 150 l/l ögenol dozunun yeterli olduğu tespit edilmiştir. P. vagabunda, P. expansum, M. fructigena ve B.cinereanın konidileri 2 mg/mllik 50Cye ısıtılmış ögenol çözeltisinde 2 dakika bekletilmiş ve konidilerin çimlenme oranları sırasıyla % 19, 37, 38 ve 39 olarak bulunmuştur. In vivo koşullarda ise elmadaki fungal patojenlere karşı içerisinde ögenol ile birlikte Tween 80, etoksilat veya lesitin içeren 3 farklı formülasyon hazırlanmıştır. Etoksilat ve Tween 80ögenol formülasyonlarının elmadaki patojenlerin gelişimini engellemede önemli bir etkisinin olmadığı saptanmıştır. Bu iki formülasyon 50Cye ısıtılıp elmalara uygulandığında meyvede fitotoksik etki oluştuğu gözlenmiştir. Ancak ögenolden kaynaklanan aynı fitotoksik etkinin, 50 mg/ml soy lesitin ve 2 mg/ml ögenol içeren formülasyonda gözlenmediği tespit edilmiştir. Soy lesitin ve ögenol içeren ve 50Cye ısıtılmış formülasyon ile uygulama yapılmış elmalar, 2Cde 6 ay depolanmış ve depolama sonunda P. expansum, P. vagabunda, B. cinerea ve M. fructigena funguslarından kaynaklanan hastalık oranlarının sırası ile % 7, 6, 4 ve 2 oranlarında olduğu bulunmuştur (Amiri ve ark. 2008).
Çeri domateslerde hasat sonrası dönemde görülen A. alternata kaynaklı çürümelerin engellenmesi amacı ile tarçın yağının tek başına veya magnezyum sülfatla kombine edilerek kullanımı incelenmiştir. Elde edilen verilere göre 500 l/l tarçın yağı ve %0,25lik magnezyum sülfat içeren çözeltiye daldırılan çeri domateslerde A. alternata kaynaklı çürümelerin kontrol grubu meyvelere oranla daha az olduğu tespit edilmiştir (Feng ve ark. 2008).
12

İlgili Kaynaklar




single.php