Domatesin hasat sonrası hastalıklarına karşı kimyasal savaşıma alternatif olabilecek yöntemler üzerine araştırmalar

































































Yapılan bir çalışmada, mısır anasonu, rezene ve kimyon bitkilerinden uçucu yağlar elde edilmiş ve yapılan GC/MS analizleri sonucu elde edilen uçucu yağların en önemli bileşiğinin timol (%63) olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen uçucu yağların, domatesin en önemli hasat sonu hastalık etmenlerinden A. alternata ve P. digitatum funguslarına karşı antifungal etkileri incelenmiştir. Denemelerin sonunda bu iki fungusa karşı in vitro ve in vivo koşullarda en yüksek toksik etkinin mısır anasonu bitkisinden elde edilen ve içeriğinde yüksek miktarda timol bulunduran uçucu yağda olduğu tespit edilmiştir (Abdollahi ve ark. 2010).
In vitro koşullarda ögenolün Aspergillus, Penicillium ve Fusarium cinsi funguslar üzerindeki toksik etkisi incelenmiştir. Yapılan çalışmada fungusların minimum ortaya çıkma zamanı (fungal koloni çapının 1 cmye ulaşması için gerekli zaman) ve kinetik parametreler değerlendirmeye alınmıştır. Elde edilen sonuçlara göre toksik etkiye sahip ögenol dozunun, fungus cinsi ve türü gibi etmenlere göre değişiklik gösterdiği saptanmıştır. Buna göre 100 mg/l oranında besiyerine ilave edilen ögenolün, P. expansum, P. glabrum, P. italicum ve A. niger için toksik açıdan kritik doz olduğu belirlenmiştir. Bu doz aşıldığında ögenolün denemede kullanılan funguslar üzerinde fungustatik etkisi ortaya çıkmıştır. A. terreus ve F. avenaceumun radyal gelişimi ögenolün 140 mg/llik dozu ile tamamen engellenmiş olup F. oxysporum için ise bu dozun 150 mg/l olduğu saptanmıştır (Campaniello ve ark. 2010).
Aralarında timol ve ögenolün bulunduğu 18 farklı bileşiğin in vitro koşullarda hasat sonrası dönemde Lasiodiplodia theobromae, Colletotrichum gleosporioides (Penz) Penz & Sacc., Alternaria citri (Penz.) Mussat, B. cinerea ve P. digitatum funguslarının gelişimleri üzerine engelleyici etkileri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre denemelerde kullanılan fungusların gelişimini engelleme açısından en etkili bileşiğin timol olduğu saptanmıştır. Bu sonuca göre her bir patojenin in vitro koşullardaki gelişimi 100 l/l timol dozu ile tamamen engellenmiştir. Timol dışında ögenol bileşiği de denemede kullanılan hasat sonrası hastalık etmenlerinin gelişimini engellediği gözlenmiştir (Combrincka ve ark. 2010).
14



26. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

sonu
uçucu
edilen
gelişimi
fungus
hasat


26. SAYFA ICERIGI

Yapılan bir çalışmada, mısır anasonu, rezene ve kimyon bitkilerinden uçucu yağlar elde edilmiş ve yapılan GC/MS analizleri sonucu elde edilen uçucu yağların en önemli bileşiğinin timol (%63) olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen uçucu yağların, domatesin en önemli hasat sonu hastalık etmenlerinden A. alternata ve P. digitatum funguslarına karşı antifungal etkileri incelenmiştir. Denemelerin sonunda bu iki fungusa karşı in vitro ve in vivo koşullarda en yüksek toksik etkinin mısır anasonu bitkisinden elde edilen ve içeriğinde yüksek miktarda timol bulunduran uçucu yağda olduğu tespit edilmiştir (Abdollahi ve ark. 2010).
In vitro koşullarda ögenolün Aspergillus, Penicillium ve Fusarium cinsi funguslar üzerindeki toksik etkisi incelenmiştir. Yapılan çalışmada fungusların minimum ortaya çıkma zamanı (fungal koloni çapının 1 cmye ulaşması için gerekli zaman) ve kinetik parametreler değerlendirmeye alınmıştır. Elde edilen sonuçlara göre toksik etkiye sahip ögenol dozunun, fungus cinsi ve türü gibi etmenlere göre değişiklik gösterdiği saptanmıştır. Buna göre 100 mg/l oranında besiyerine ilave edilen ögenolün, P. expansum, P. glabrum, P. italicum ve A. niger için toksik açıdan kritik doz olduğu belirlenmiştir. Bu doz aşıldığında ögenolün denemede kullanılan funguslar üzerinde fungustatik etkisi ortaya çıkmıştır. A. terreus ve F. avenaceumun radyal gelişimi ögenolün 140 mg/llik dozu ile tamamen engellenmiş olup F. oxysporum için ise bu dozun 150 mg/l olduğu saptanmıştır (Campaniello ve ark. 2010).
Aralarında timol ve ögenolün bulunduğu 18 farklı bileşiğin in vitro koşullarda hasat sonrası dönemde Lasiodiplodia theobromae, Colletotrichum gleosporioides (Penz) Penz & Sacc., Alternaria citri (Penz.) Mussat, B. cinerea ve P. digitatum funguslarının gelişimleri üzerine engelleyici etkileri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre denemelerde kullanılan fungusların gelişimini engelleme açısından en etkili bileşiğin timol olduğu saptanmıştır. Bu sonuca göre her bir patojenin in vitro koşullardaki gelişimi 100 l/l timol dozu ile tamamen engellenmiştir. Timol dışında ögenol bileşiği de denemede kullanılan hasat sonrası hastalık etmenlerinin gelişimini engellediği gözlenmiştir (Combrincka ve ark. 2010).
14

İlgili Kaynaklar




single.php