Domatesin hasat sonrası hastalıklarına karşı kimyasal savaşıma alternatif olabilecek yöntemler üzerine araştırmalar

































































ögenol dozlarının, meyvedeki mikroorganizma sayısına etkisi incelenmiştir. Buna göre, yapılan 3 deneme sonucunda her iki MAPda kullanılan timol ve ögenolün doz artışına paralel olarak meyvedeki toplam mikroorganizma, fungus ve bakteri popülasyonunu azalttığı ve en etkili dozlarının genel olarak timol 0,35, 0,5 g/7g parafin ve ögenol 250,350 l/7g parafin olduğu belirlenmiştir (Çizelge 4.5, 4.6, 4.7, 4.8, 4.9, 4.10). Serrano ve ark. (2005), kiraz meyvesini, Valverde ve ark. (2005), Crimson Seedless çeşidi sofralık üzümleri timol, ögenol ve mentol ile, Valero ve ark. (2006), Autumn Royal çeşidi sofralık üzümleri ögenol ve timol ile zenginleştirilmiş MAP ortamında depolamışlardır. Sonuç olarak sadece MAP ortamında saklanan meyveler yüzeyindeki epifitik mikroorganizma popülasyonunun, timol, ögenol veya mentol ile zenginleştirilmiş MAPlarda muhafaza edilen meyvelerin yüzeyindekine göre daha fazla olduğunu belirlemişlerdir. Yapılan bu çalışma kapsamında da elde edilen verilerle uyumluluk gösteren sonuçlar, MAP teknolojisinin tek başına, depolanan meyve ve sebzelerin yüzeylerinde gelişen epifitik mikroorganizmaları öldürmek için yeterli olmadığı görüşünü de kuvvetlendirmektedir (Serrano ve ark. 2008). Bununla birlikte Yingjian ve Changqing (2010), domateslerde bakterilere, Feng ve ark. (2010) domateslerde funguslara karşı timol kullanımının patojenlerin gelişimini önemli ölçüde baskıladığını saptamışlardır. Ayrıca Rojas ve ark. (2007) timolün, Raybaudi ve ark. (2008) ise ögenolün taze kesilmiş elmalarda, Ponce ve ark. (2004), pazı sebzesinde ögenolün epifitik mikroorganizma popülasyonunu azalttığını tespit etmişlerdir. Bu tez kapsamındaki bulgular önceki çalışmalar ile uyumluluk göstermektedir.
Çalışmanın ikinci bölümünde, LifePack Class ve LifePack Etb kodlu MAPlar ile kombine edilen timol veya ögenol dozlarının, denemede kullanılan domates meyvelerindeki çürük meyve yüzdesine etkisi ve oluşturdukları fitotoksisite düzeyleri incelenmiştir. Yapılan 3 deneme değerlendirildiğinde, kullanılan her iki uçucu yağların da doz artışına paralel olarak meyve çürümesini azaltmada etkili olduğu saptanmıştır (Çizelge 4.11, 4.12, 4.13). Tüm uygulamalar arasında timol 0,5 g/7g parafin ve 350 l/7g parafin dozlarının kullanıldığı uygulamaların en etkili oldukları belirlenmiştir. Uçucu yağlar timol ve ögenolün meyvede çürüme yüzdesini azalttığını destekleyecek birçok çalışma bulunmaktadır: Örneğin Liu ve ark. (2002) kayısı ve erik meyvelerinde timolün buhar şeklinde uygulanması ile hasat sonrası dönemde görülen kahverengi
42



54. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

ögenol
meyve
meyveler
parafin
kombine
timol


54. SAYFA ICERIGI

ögenol dozlarının, meyvedeki mikroorganizma sayısına etkisi incelenmiştir. Buna göre, yapılan 3 deneme sonucunda her iki MAPda kullanılan timol ve ögenolün doz artışına paralel olarak meyvedeki toplam mikroorganizma, fungus ve bakteri popülasyonunu azalttığı ve en etkili dozlarının genel olarak timol 0,35, 0,5 g/7g parafin ve ögenol 250,350 l/7g parafin olduğu belirlenmiştir (Çizelge 4.5, 4.6, 4.7, 4.8, 4.9, 4.10). Serrano ve ark. (2005), kiraz meyvesini, Valverde ve ark. (2005), Crimson Seedless çeşidi sofralık üzümleri timol, ögenol ve mentol ile, Valero ve ark. (2006), Autumn Royal çeşidi sofralık üzümleri ögenol ve timol ile zenginleştirilmiş MAP ortamında depolamışlardır. Sonuç olarak sadece MAP ortamında saklanan meyveler yüzeyindeki epifitik mikroorganizma popülasyonunun, timol, ögenol veya mentol ile zenginleştirilmiş MAPlarda muhafaza edilen meyvelerin yüzeyindekine göre daha fazla olduğunu belirlemişlerdir. Yapılan bu çalışma kapsamında da elde edilen verilerle uyumluluk gösteren sonuçlar, MAP teknolojisinin tek başına, depolanan meyve ve sebzelerin yüzeylerinde gelişen epifitik mikroorganizmaları öldürmek için yeterli olmadığı görüşünü de kuvvetlendirmektedir (Serrano ve ark. 2008). Bununla birlikte Yingjian ve Changqing (2010), domateslerde bakterilere, Feng ve ark. (2010) domateslerde funguslara karşı timol kullanımının patojenlerin gelişimini önemli ölçüde baskıladığını saptamışlardır. Ayrıca Rojas ve ark. (2007) timolün, Raybaudi ve ark. (2008) ise ögenolün taze kesilmiş elmalarda, Ponce ve ark. (2004), pazı sebzesinde ögenolün epifitik mikroorganizma popülasyonunu azalttığını tespit etmişlerdir. Bu tez kapsamındaki bulgular önceki çalışmalar ile uyumluluk göstermektedir.
Çalışmanın ikinci bölümünde, LifePack Class ve LifePack Etb kodlu MAPlar ile kombine edilen timol veya ögenol dozlarının, denemede kullanılan domates meyvelerindeki çürük meyve yüzdesine etkisi ve oluşturdukları fitotoksisite düzeyleri incelenmiştir. Yapılan 3 deneme değerlendirildiğinde, kullanılan her iki uçucu yağların da doz artışına paralel olarak meyve çürümesini azaltmada etkili olduğu saptanmıştır (Çizelge 4.11, 4.12, 4.13). Tüm uygulamalar arasında timol 0,5 g/7g parafin ve 350 l/7g parafin dozlarının kullanıldığı uygulamaların en etkili oldukları belirlenmiştir. Uçucu yağlar timol ve ögenolün meyvede çürüme yüzdesini azalttığını destekleyecek birçok çalışma bulunmaktadır: Örneğin Liu ve ark. (2002) kayısı ve erik meyvelerinde timolün buhar şeklinde uygulanması ile hasat sonrası dönemde görülen kahverengi
42

İlgili Kaynaklar




single.php