Enterik ateşte klinik ve laboratuvar bulguların tanı ve ayırıcı tanı değeri


































































1.GİRİŞ VE AMAÇ
Enterik ateş, bilinç bulanıklığı, düşmeyen ateş, baş ağrısı, karın ağrısı, rölatif bradikardi, splenomegali, lökopeni ve taş roze denilen deri döküntüleri ile karekterize, insana özgü, bakteriyemi ile seyreden, akut bir sistemik enfeksiyon hastalığıdır. S. typhinin etken olduğu enterik ateşe Tifo denir. S. paratyphi A, S. paratyphi B (S. Schottmuelleri), S. paratyphi C (S. hirshfeldii) ile oluşan enterik ateşe de Paratifo denir. Enterik ateş, tifo ve paratifo hastalıklarının genel adıdır. S. typhinin etken olduğu tifo, paratifodan daha sık görülür ve klinik bulguları paratifodan daha ağırdır. Hastalık insanlara kontamine su ve gıdalarla fekal-oral yollardan bulaşmaktadır. Bu nedenle kanalizasyon sularının içme sularına karıştığı, alt yapı ve halk sağlığı hizmetlerinin yetersiz olduğu, ülkemizde dahil olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde endemiktir (1,2).
Tedavi edilmeyen enterik ateşli hastalarda önemli komplikasyonlar görülür. Bunlar sıklıkla barsak kanaması, barsak delinmesi, ender olarak dalak absesi gibi komplikasyonlardır. Ülkemizde komplikasyon gelişme olasılığı %20 civarındadır (2). İmmün yetmezlik, malignite, orak hücreli anemi, diabetes mellitus, kronik böbrek yetmezliği, kollajen doku hastalıkları, tüberküloz, kortikosteroid kullanımı, kemoterapi ve radyoterapi hastalığın şiddetini ve komplikasyonlarını arttırmaktadır (3,4). Hastalık esnasında komplikasyonların gelişmesi, prognozu olumsuz yönde etkilemekte, hastanın hastanede yatış süresini uzatmakta ve ekonomik olarak tedavi maliyeti artmaktadır. Bu nedenle, hastalığın tanısının erken konulması ve zaman kaybedilmeden tedaviye başlanması gerekmektedir.
Enterik ateş tanısının kesin olarak konulabilmesi, hastadan alınan kan, idrar, dışkı ve kemik iliği gibi çeşitli örneklerden etken patojenin izolasyon ve idantifikasyonu ile mümkündür. Hastanın doktora başvurmadan önce antibiyotik kullanması, klinikte kültürlerin tekniğine uygun olarak alınmaması, hastane laboratuvar olanaklarının yeterli olmaması ve tüm bu süreçlerin deneyimli kişiler



1. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Şanlıurfa ilindeki Salmonella enterica subsp. enterica sürveyans çalışması Salmonella enterica subsp. enterica sürveyans study in Şanlıurfa city - Sayfa 17
etkilenmeden, ince bağırsağa ulaşırlar. İnfeksiyon için 105 – 108 canlı bakterinin alınması yeterlidir. Yüksek penetrasyon yeteneği olan Salmonella, fagositik hücrelerde ve epitelyal hücrelerde çoğalabilir. Ayrıca insanların ve birçok hayvan türünün fakültatif barsak organizmasıdır. Salmonella Typhi ve Salmonella Paratyphi insanlarda tifo ve paratifoye neden olurlar. İnce bağırsağa yerleşen etken,...

1. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

ateş
hastalık
tifo
olan
enfeksiyon
genel


1. SAYFA ICERIGI

1.GİRİŞ VE AMAÇ
Enterik ateş, bilinç bulanıklığı, düşmeyen ateş, baş ağrısı, karın ağrısı, rölatif bradikardi, splenomegali, lökopeni ve taş roze denilen deri döküntüleri ile karekterize, insana özgü, bakteriyemi ile seyreden, akut bir sistemik enfeksiyon hastalığıdır. S. typhinin etken olduğu enterik ateşe Tifo denir. S. paratyphi A, S. paratyphi B (S. Schottmuelleri), S. paratyphi C (S. hirshfeldii) ile oluşan enterik ateşe de Paratifo denir. Enterik ateş, tifo ve paratifo hastalıklarının genel adıdır. S. typhinin etken olduğu tifo, paratifodan daha sık görülür ve klinik bulguları paratifodan daha ağırdır. Hastalık insanlara kontamine su ve gıdalarla fekal-oral yollardan bulaşmaktadır. Bu nedenle kanalizasyon sularının içme sularına karıştığı, alt yapı ve halk sağlığı hizmetlerinin yetersiz olduğu, ülkemizde dahil olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde endemiktir (1,2).
Tedavi edilmeyen enterik ateşli hastalarda önemli komplikasyonlar görülür. Bunlar sıklıkla barsak kanaması, barsak delinmesi, ender olarak dalak absesi gibi komplikasyonlardır. Ülkemizde komplikasyon gelişme olasılığı %20 civarındadır (2). İmmün yetmezlik, malignite, orak hücreli anemi, diabetes mellitus, kronik böbrek yetmezliği, kollajen doku hastalıkları, tüberküloz, kortikosteroid kullanımı, kemoterapi ve radyoterapi hastalığın şiddetini ve komplikasyonlarını arttırmaktadır (3,4). Hastalık esnasında komplikasyonların gelişmesi, prognozu olumsuz yönde etkilemekte, hastanın hastanede yatış süresini uzatmakta ve ekonomik olarak tedavi maliyeti artmaktadır. Bu nedenle, hastalığın tanısının erken konulması ve zaman kaybedilmeden tedaviye başlanması gerekmektedir.
Enterik ateş tanısının kesin olarak konulabilmesi, hastadan alınan kan, idrar, dışkı ve kemik iliği gibi çeşitli örneklerden etken patojenin izolasyon ve idantifikasyonu ile mümkündür. Hastanın doktora başvurmadan önce antibiyotik kullanması, klinikte kültürlerin tekniğine uygun olarak alınmaması, hastane laboratuvar olanaklarının yeterli olmaması ve tüm bu süreçlerin deneyimli kişiler

İlgili Kaynaklar







single.php