Farelerde yapılan deneysel siyatik sinir kesisinde nifedipinin sinir rejenerasyonu üzerine olan etkilerinin incelenmesi










































































5. GENEL BİLGİLER
5.1. Tarihçe
Periferik sinir ile ilgili ilk bilgilere Hipokrat döneminde, sinir kesileri ve iyileşmesi üzerindeki ilk çalışmalara ise, Galen döneminde rastlanmaktadır (36). Periferik sinir dokusunun histolojik olarak tanınması, Van Leewenhoek un mikroskopik incelemesi ile gerçekleşmiştir. Sinirlerin fonksiyonel özellikleri, Galvani (1737 1789), nöron ve aksonların yapıları, Von Purkinje (1787 1869), Schwan hücresinin tanınması ve fonksiyonlarının aydınlatılması, Schwan (1839) tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu bilgiler ışığında, Waller (1850) tarafından sinir yaralanma sonuçları ve akson rejenerasyonun tanımlanması önemli bir gelişme olmuştur (54).
Sinir iletiminin biyokimyasal temellerine ait ilk bilgiler, Bernardın kürar ile yaptığı çalışmalarda ortaya çıkmıştır. Golgi ve Cajal (1906), sinir hücrelerinin sinir sistemi ile fonksiyonel ilişkilerini ve yapısını açıklayan çalışmaları ile Nobel ödülünü kazanmışlardır. Savaş yaralanmalarındaki sinir onarımları ve klinik olarak sinir rejenerasyonu, ilk kez Tinel (1915) tarafından gözlenmiş ve yayınlanmıştır. Bu alanda ikinci Nobel ödülü (1944), sinir liflerinin fonksiyonlarını açıklayan elektrofizyolojik çalışmaları ile Erlanger ve Gasser e verilmiştir. Hodes ve Larrabbee (1948) ise, bu elektrofizyolojik bulguları klinik testlere uygulayarak, klinikte kullanılabilir hale getirmişlerdir (1,9). İlk kez Ferrara(1608) ve Arnemann (1787) sinir sütürasyonu fikrini ortaya atmışlardır, fakat orta çağda yerleşen fikirler neredeyse 19. yüzyıla kadar sebat etmiştir. Virchow 1846 da, kesik iki sinir ucu arasında 10
8



13. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Periferik sinir onarımlarında ters uç-yan sinir greftlerinin uç-uca sinir greftleri ile karşılaştırılması ( sıçanlarda deneysel çalışma - Sayfa 10
Periferik sinir onarımında tarihsel süreç Sushruta (M.Ö. 1000) kendi okulunda n. vagus, n. glossofaringeusu ve n. recurrent laringeal’e ait fonksiyonların bir kısmını tanımlamıştır. Periferik sinir sisteminden ilk söz eden Hipokrat (M.Ö. 460–370) olup, bu sistemin yaralanmalarına ait en eski çalışmalar ise Galen’e aittir ( M.S. 130–200). Galen bazı sinir yaralanmaları sonrasında duyunun, bazı sin...
Sinir grefti ile periferik sinir rekonstrüksiyonunda trombositten zengin plazmanın (PRP-platelet rich plasma) iyileşmeye etkisi - Sayfa 22
1997 ve Mackinnon SE. New directions in peripheral nerve surgery. Ann. Plast. Surg. 22: 257-64, 1989’dan değiştirilerek). PERİFERİK SİNİR CERRAHİSİ Tarihçe Periferik sinir sistemine ait ilk bilgiler Hippocrates (MÖ 460-370) dönemine aittir. Sinir kesilerinin belli bazı duyusal veya motor kayba yol açtığı ise ilk olarak Galen (MS 130200) tarafından bildirilmiştir. Kesilmiş bir sinirde, sinir uçl...
Periferik sinir defektlerinin tedavisinde allojen damar grefti içerisine prp ve hyaluronik asit enjeksiyonlarının sinir rejenerasyonundaki etkilerinin karşılaştırılması - Sayfa 14
biyokimyasal temelleri hakkında ilk bilgileri ortaya koymuştur (13). Golgi ve Cajal, 1906 yılında sinir sisteminin birbirine fonksiyonel olarak bağlı sinir hücrelerinden oluşan bir ağdan ibaret olduğunu açıklayan çalışmaları ile Nobel ödülünü almışlardır. Sherrington ise, 1906 yılında sinaps adı verilen sinir hücrelerinin fonksiyonel bağlantı noktalarını tanımlamıştır. Bir başka Nobel ödülünü ise ...

13. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

sinir
schwan
yaralanma
orta
periferik
akson


13. SAYFA ICERIGI

5. GENEL BİLGİLER
5.1. Tarihçe
Periferik sinir ile ilgili ilk bilgilere Hipokrat döneminde, sinir kesileri ve iyileşmesi üzerindeki ilk çalışmalara ise, Galen döneminde rastlanmaktadır (36). Periferik sinir dokusunun histolojik olarak tanınması, Van Leewenhoek un mikroskopik incelemesi ile gerçekleşmiştir. Sinirlerin fonksiyonel özellikleri, Galvani (1737 1789), nöron ve aksonların yapıları, Von Purkinje (1787 1869), Schwan hücresinin tanınması ve fonksiyonlarının aydınlatılması, Schwan (1839) tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu bilgiler ışığında, Waller (1850) tarafından sinir yaralanma sonuçları ve akson rejenerasyonun tanımlanması önemli bir gelişme olmuştur (54).
Sinir iletiminin biyokimyasal temellerine ait ilk bilgiler, Bernardın kürar ile yaptığı çalışmalarda ortaya çıkmıştır. Golgi ve Cajal (1906), sinir hücrelerinin sinir sistemi ile fonksiyonel ilişkilerini ve yapısını açıklayan çalışmaları ile Nobel ödülünü kazanmışlardır. Savaş yaralanmalarındaki sinir onarımları ve klinik olarak sinir rejenerasyonu, ilk kez Tinel (1915) tarafından gözlenmiş ve yayınlanmıştır. Bu alanda ikinci Nobel ödülü (1944), sinir liflerinin fonksiyonlarını açıklayan elektrofizyolojik çalışmaları ile Erlanger ve Gasser e verilmiştir. Hodes ve Larrabbee (1948) ise, bu elektrofizyolojik bulguları klinik testlere uygulayarak, klinikte kullanılabilir hale getirmişlerdir (1,9). İlk kez Ferrara(1608) ve Arnemann (1787) sinir sütürasyonu fikrini ortaya atmışlardır, fakat orta çağda yerleşen fikirler neredeyse 19. yüzyıla kadar sebat etmiştir. Virchow 1846 da, kesik iki sinir ucu arasında 10
8

İlgili Kaynaklar







single.php