Farelerde yapılan deneysel siyatik sinir kesisinde nifedipinin sinir rejenerasyonu üzerine olan etkilerinin incelenmesi










































































cm den fazla olan kalıcı aralık varlığında, bazen inandırıcı olmayan bir iyileşme söz konusu olduğunu yazmıştır (10). 19. yüzyılın sonlarında Crikshank, yaralanmış sinirin anotomik devamlılığının iyileşmeyi sağladığını ve üniter yapısını kazanan sinir dokusunun, kendi fonksiyonunuda kazanacağını ifade etmiştir. Sinir sütürasyonunu teyit eden birçok yazar olmasına rağmen, sinir lifleri hakkındaki yapısal bilgiden yoksun olunduğundan, iyileşmenin aksonal rejenerasyondan olduğunu düşünmemişlerdir (10). Periferik sinir cerrahisi alanındaki ilk ayrıntılı çalışmalar Seddona aittir.(1948) Savaş yaraları üzerinde, farklı seviyelerde sinir yaralanmalarını incelemiş ve kendi adıyla anılan Seddon sınıflamasını getirmiştir. Onarım sonrası sinir rejenerasyonu ,greft ile sinir onarım teknikleri, iskeminin sinir üzerine etkileri konularında da öncülük etmesi açısından önemli çalışmalar yapmıştır(11). Bu alandaki diğer bir öncü olan Sunderland, periferik sinirin internal topografik anotomisi üzerine önemli çalışmalar yapmıştır (12). Daha sonraları fasiküler sinir onarım tekniğinin gelişmesinde öncü olmuştur. Günümüzde uygulanan periferik sinir cerrahisine önemli katkıda bulunan Millesi, Terzis, Moberg ve Dellon , sinir onarımında greftler ve gerginlik, tedavi teknikleri ve duyusal innervasyonla ilgili çalışmalar yapmışlardır (13-15 ).
5.2. Periferik sinirin anatomisi
Sinir dokusu, iyi gelişmiş bir iletişim ağı şeklinde vücuda dağılmıştır. Anotomik olarak, beyin ve spinal korddan oluşan santral sinir sistemi ile, sinir lifleri ve sinir hücrelerinin küçük kümeleri olan sinir ganglionlarından oluşmuş periferik sinir sistemi olarak sınıflandırılabilir. Sinir dokusu, uzun sinir lifleri içeren nöronlar ile, bunları destekleyen, koruyan, nöral
9



14. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Sinir grefti ile periferik sinir rekonstrüksiyonunda trombositten zengin plazmanın (PRP-platelet rich plasma) iyileşmeye etkisi - Sayfa 23
Birinci ve ikinci Dünya savaşları nedeniyle yaşanan gelişmeler ve ardından 1963 yılında operasyon mikroskobunun kullanıma girmesi de sinir cerrahisi açısından önemli dönüm noktalarıdır. Günümüz modern sinir cerrahisinin temelini oluşturan Seddon’un çalışmaları sonucunda, sinir hasar dereceleri ile takip ve tedavi seçenekleri arasındaki ilişkiyi belirtmek için 1948 yılında ortaya koyduğu sınıfland...
Sinir iyileşmesi ve perinöral nedbe oluşması üzerinde pediküllü dermal flep konduit'in etkisinin araştırılması - Sayfa 32
Tartışma İleti Hızı ve Amplitüd İleti hızı, sinir boyunca potansiyelin ilerleme süratıdır ve mesafe/zaman olarak gösterilir(10). Amplitüd, stimülasyon takiben kasta ortaya çıkan maksimum elektrik deşarjıdır. Amplitüd, akson sayısına, her aksonun stimüle ettiği kas lifi sayısına, kas liflerin ileti kabiliyetine bağlıdır. İleti hızı akson sayısı ve miyelinizasyon ile ilgilidir(10). Aberan sinir re...
Denerve kasların nörotizasyonunda cerrahi tekniklerin ve nerve growth factor etkilerinin araştırılması (Ratlarda deneysel çalışma) - Sayfa 6
sinir üzerindeki etkileri (Seddon ve Holmes 1945) ve onarım sonrasında iyileşme hızı gibi periferik sinir cerrahisinin pek çok alanındaki çalışmaları ile öncü olmuştur. Sunderland (1945, 1952, 1953, 1968), Millesi (1972, 1976, 1981, 1984), Terzis'in (1976, 1979, 1980) sinir yaralanması ve onarım teknikleri üzerinde yaptıkları araştırmalar ve temel bilim dallarının sinir hücresi, Schwann hücresini...

14. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

periferik
sinir
onarım
dokusu
greft
olan


14. SAYFA ICERIGI

cm den fazla olan kalıcı aralık varlığında, bazen inandırıcı olmayan bir iyileşme söz konusu olduğunu yazmıştır (10). 19. yüzyılın sonlarında Crikshank, yaralanmış sinirin anotomik devamlılığının iyileşmeyi sağladığını ve üniter yapısını kazanan sinir dokusunun, kendi fonksiyonunuda kazanacağını ifade etmiştir. Sinir sütürasyonunu teyit eden birçok yazar olmasına rağmen, sinir lifleri hakkındaki yapısal bilgiden yoksun olunduğundan, iyileşmenin aksonal rejenerasyondan olduğunu düşünmemişlerdir (10). Periferik sinir cerrahisi alanındaki ilk ayrıntılı çalışmalar Seddona aittir.(1948) Savaş yaraları üzerinde, farklı seviyelerde sinir yaralanmalarını incelemiş ve kendi adıyla anılan Seddon sınıflamasını getirmiştir. Onarım sonrası sinir rejenerasyonu ,greft ile sinir onarım teknikleri, iskeminin sinir üzerine etkileri konularında da öncülük etmesi açısından önemli çalışmalar yapmıştır(11). Bu alandaki diğer bir öncü olan Sunderland, periferik sinirin internal topografik anotomisi üzerine önemli çalışmalar yapmıştır (12). Daha sonraları fasiküler sinir onarım tekniğinin gelişmesinde öncü olmuştur. Günümüzde uygulanan periferik sinir cerrahisine önemli katkıda bulunan Millesi, Terzis, Moberg ve Dellon , sinir onarımında greftler ve gerginlik, tedavi teknikleri ve duyusal innervasyonla ilgili çalışmalar yapmışlardır (13-15 ).
5.2. Periferik sinirin anatomisi
Sinir dokusu, iyi gelişmiş bir iletişim ağı şeklinde vücuda dağılmıştır. Anotomik olarak, beyin ve spinal korddan oluşan santral sinir sistemi ile, sinir lifleri ve sinir hücrelerinin küçük kümeleri olan sinir ganglionlarından oluşmuş periferik sinir sistemi olarak sınıflandırılabilir. Sinir dokusu, uzun sinir lifleri içeren nöronlar ile, bunları destekleyen, koruyan, nöral
9

İlgili Kaynaklar







single.php