Farelerde yapılan deneysel siyatik sinir kesisinde nifedipinin sinir rejenerasyonu üzerine olan etkilerinin incelenmesi










































































bu olay dejenere distal sinirin otorejenerasyonu şeklinde değildir. Yirmidört saate kadar değişebilen bir süre sonrasında proksimal kesik akson ucu, büyüme konisi şeklinde bir çıkıntı yapar. İleriye doğru büyüme, akson ucundan proksimale doğru birkaç segmentlik ranvier boğumundan ve büyüme konisinden dalların filizlenmesi ile birlikte, uç kısmın ilerlemesi ile oluşur. Yirmi dört saatin sonunda birkaç filiz yaralanma alanına ulaşır. Proksimal güdükten dışarı aksonal filizlenmeye, terminal uydu hücrelerden köken alan schwan hücreleri eşlik eder (9,21). Hedef organla bir filiz bağlantı kurduğunda, diğer filizler dejenere olur ve tek bir akson olgunlaşır. Bu tek akson proksimalden distale schwan hücreleriyle sarılır ve sadece birkaç aksonun eski endonöral tabakaya girdiği görülür. Rejenere filizler, yeni schwann hücre ara yüzeyi boyunca ilerler. Erişkinlerde aksonal filizler distal endonöral tüpe ulaştığında, büyüme birçok faktöre bağlı olarak günde 1-2 milimetre arasında devam eder (15).
Onarım yapılmış sinirin rejenerasyonunu olumsuz etkileyen diğer bir faktör; yara iyileşmesi sonucu, kontrol dışı gelişen sinir proksimal ve distal uçları arasında skar oluşumudur (21). Bu skar oluşumu, aksonun ileriye doğru büyümesini fiziksel olarak engeller ve sinir büyüme konisinin dallanmasına, ayrılmasına, geriye dönmesine veya sonlanmasına neden olur (9). Sonuçta nörinom oluşur ki, bu da periferik sinir onarımı sonrası iletim bloğuna neden olur. Çalışmamızda; kontrol grubunda altı deney hayvanında nörinom oluşumu gözlenirken, nifedipinli gruptaki deney hayvanlarında nörinom oluşumu gözlenmedi. Makroskopik olarak kontrol grubunda görülen bu nörinom oluşumunu, yaptığımız immünohistokimyasal inceleme sonucunda da destekledik. Kesi alanında kontrol grubunda çok dağınık, distal sinire ulaşmamış ve çok fazla sayıda aksonlar bulunmaktaydı fakat buna karşılık nifedinli grupta, akson kesi alanında akson sayısı az olmakla birlikte, bu aksonlar genelde hedefe ulaşmış aksonlar şeklindeydi.
53



58. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Sıçan siyatik sinirlerinde kanamanın, sinir rejenerasyonuna ve epinöral skar oluşumuna etkisi (Deneysel çalışma) - Sayfa 91
77 bir çıkıntı yapar. İleriye doğru büyüme, akson ucundan proksimale doğru birkaç segmentlik Ranvier boğumundan ve büyüme konisinden dalların filizlenmesiyle birlikte uç kısmın ilerlemesiyle oluşur. (80). Yirmidört saatin sonunda birkaç filiz yaralanma alanına ulaşır ve gelişen skarın yaralanma alanına penetrasyonu, ikinci veya üçüncü gün gerçekleşir. Proksimal güdükten dışarı aksonal filizlenmey...
Travmatik fasial sinir yaralanmalarında nimodipin ve metilprednizolon'un iyileşme üzerine etkileri - Sayfa 43
defekti geçebileceği bir çatı oluşturması ve Schwann hücrelerinin aksonal rejenerasyonunu uyaran büyüme faktörlerini sağlayarak sinir liflerinin remiyelinizasyonuna katkısıyla yardımcı olur (80). Sinir onarımı hücresel bir tamir işlemidir. Sinir hücreleri, yaralanma sonrası kesilen kısımlarını kompanse etmek için yeni yollar oluşturarak aksoplazmik akımlarını tekrar kazanırlar. Bir akson kesildiğ...

58. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

alan
kesi
hücre
akson
sinir
proksimal


58. SAYFA ICERIGI

bu olay dejenere distal sinirin otorejenerasyonu şeklinde değildir. Yirmidört saate kadar değişebilen bir süre sonrasında proksimal kesik akson ucu, büyüme konisi şeklinde bir çıkıntı yapar. İleriye doğru büyüme, akson ucundan proksimale doğru birkaç segmentlik ranvier boğumundan ve büyüme konisinden dalların filizlenmesi ile birlikte, uç kısmın ilerlemesi ile oluşur. Yirmi dört saatin sonunda birkaç filiz yaralanma alanına ulaşır. Proksimal güdükten dışarı aksonal filizlenmeye, terminal uydu hücrelerden köken alan schwan hücreleri eşlik eder (9,21). Hedef organla bir filiz bağlantı kurduğunda, diğer filizler dejenere olur ve tek bir akson olgunlaşır. Bu tek akson proksimalden distale schwan hücreleriyle sarılır ve sadece birkaç aksonun eski endonöral tabakaya girdiği görülür. Rejenere filizler, yeni schwann hücre ara yüzeyi boyunca ilerler. Erişkinlerde aksonal filizler distal endonöral tüpe ulaştığında, büyüme birçok faktöre bağlı olarak günde 1-2 milimetre arasında devam eder (15).
Onarım yapılmış sinirin rejenerasyonunu olumsuz etkileyen diğer bir faktör; yara iyileşmesi sonucu, kontrol dışı gelişen sinir proksimal ve distal uçları arasında skar oluşumudur (21). Bu skar oluşumu, aksonun ileriye doğru büyümesini fiziksel olarak engeller ve sinir büyüme konisinin dallanmasına, ayrılmasına, geriye dönmesine veya sonlanmasına neden olur (9). Sonuçta nörinom oluşur ki, bu da periferik sinir onarımı sonrası iletim bloğuna neden olur. Çalışmamızda; kontrol grubunda altı deney hayvanında nörinom oluşumu gözlenirken, nifedipinli gruptaki deney hayvanlarında nörinom oluşumu gözlenmedi. Makroskopik olarak kontrol grubunda görülen bu nörinom oluşumunu, yaptığımız immünohistokimyasal inceleme sonucunda da destekledik. Kesi alanında kontrol grubunda çok dağınık, distal sinire ulaşmamış ve çok fazla sayıda aksonlar bulunmaktaydı fakat buna karşılık nifedinli grupta, akson kesi alanında akson sayısı az olmakla birlikte, bu aksonlar genelde hedefe ulaşmış aksonlar şeklindeydi.
53

İlgili Kaynaklar







single.php