Farklı endikasyonlara göre kolesistektomi yapılan olgularda sistik arterlerin histopatolojik olarak incelenmesi










































2.1.5. Safra kesesinin lenfatikleri Safra kesesi lenfatikleri karaciğer içine, portal ven ve koledok boyunca yüzeyde yerleşik lenf düğümüne (Lund’un sistik lenf düğümü, sentinel lenf düğümü) drene olmaktadır. Bu lenf düğümü sistik kanalın koledok ile birleşme yerinde lokalizedir. Sistik lenf düğümü, sistik arter için çok iyi bir rehberdir. Bu düğümden çıkan afferent lenfatikler karaciğer hilusuna ve çöliak lenf düğümlerine girmektedir. Safra kesesinin subserozal lenfatik damarları da karaciğerin subkapsüler lenf düğümlerine drene olmaktadır. Bu nedenle safra kesesi kanserleri sıklıkla karaciğere yayılmaktadır (14). 2.1.6. Sistik arterin anatomik varyasyonları Vücutta en fazla varyasyon gösteren oluşumların başında safra kesesi ve yolları ile vasküler yapıları gelmektedir (15). Hepatik ve sistik arterlerin anatomik değişkenlik göstermesi cerrahi yönden çok önemlidir (Şekil 1). Sistik arter genellikle sağ hepatik arterden çıkmaktadır ve %25 oranında iki tanedir. Sistik arter gerek orjini gerekse takip ettiği yol bakımından birçok anatomik varyasyon göstermektedir. %5 olguda sol gastrik arterden çıkan geniş bir aksesuar sol hepatik arter saptanmaktadır. %1020 hastada sağ hepatik arter superior mezenter arterden kaynaklanmaktadır. Cerrahi açıdan en önemli varyasyonlar, sağ hepatik arterin safra kesesine çok yakın seyretmesi veya koledoğun önünden geçmesidir (16). Bu varyasyonlar farkına varılmaz ise sağ hepatik arter ameliyat sırasında bağlanabilmektedir. Sistik kanal ve sistik arter ameliyat sırasında tamamen emin olunmadan bağlanmamalı ve kesilmemelidir (17).
10



10. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Biliyer sistem anatomisi ve varyasyonlarının manyetik rezonans kolanjiopankreatografi ile değerlendirilmesi - Sayfa 39
27 sağlayan majör hepatik dallar, segmental duktusların birleşmesi ile meydana gelmektedir (2). Dorsokaudal seyir göstererek karaciğerin VI. ve VII. segmentlerini drene eden posterior ve ventrokranyal seyir göstererek V. ve VIII. segmentleri drene eden anterior duktuslar birleşerek sağ hepatik kanalı oluşturmaktadır. Sağ hepatik kanalın, II-IV. segmentleri drene eden sol hepatik kanal ile porta h...
Akalküloz akut kolesistit modelinde l-arginin ve aminoguanidin tedavisinin safra kesesi inflamasyonu ve kontraktilitesi üzerine etkileri - Sayfa 18
3 Safra kesesi karaciğerin alt yüzünde, sağ ve sol lopları anatomik olarak ayıran olukta yerleşmiş olup, yaklaşık 8-12 cm uzunluğunda, en geniş yeri yaklaşık 3-4.5 cm, siyah mavi renkte, armut şeklinde bir kesedir. Ortalama kapasitesi 30-50 ml’dir (7,8,10,14). Fundus, korpus, infindibulum ve kollum olmak üzere dört anatomik kısma ayrılır (8,10,14).Fundus safra kesesinin en çok düz kas içeren bölü...
Safra yolları varyasyonlarının 3 Tesla MRKP ile degerlendirilmesi - Sayfa 18
valv şeklinde oluşumlar yapabilirler (Heister valvleri). Bunların bir kapak fonksiyonu olmadığı kabul edilir. (11, 17-19). SAFRA KESESİ VE YOLLARININ DAMAR VE SİNİRLERİ Arterleri Sistik arter (a. cystica) (%12 oranında çift bulanabilir) safra kesesi ve sistik kanalın beslenmesini sağlar. Normalde sistik arter; karaciğer, sistik kanal ve birleşik hepatik kanal arasındaki üçgenden (trigonum cysto-h...

10. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

safra
kesesi
hepatik
sistik
kanal
kanalın


10. SAYFA ICERIGI

2.1.5. Safra kesesinin lenfatikleri Safra kesesi lenfatikleri karaciğer içine, portal ven ve koledok boyunca yüzeyde yerleşik lenf düğümüne (Lund’un sistik lenf düğümü, sentinel lenf düğümü) drene olmaktadır. Bu lenf düğümü sistik kanalın koledok ile birleşme yerinde lokalizedir. Sistik lenf düğümü, sistik arter için çok iyi bir rehberdir. Bu düğümden çıkan afferent lenfatikler karaciğer hilusuna ve çöliak lenf düğümlerine girmektedir. Safra kesesinin subserozal lenfatik damarları da karaciğerin subkapsüler lenf düğümlerine drene olmaktadır. Bu nedenle safra kesesi kanserleri sıklıkla karaciğere yayılmaktadır (14). 2.1.6. Sistik arterin anatomik varyasyonları Vücutta en fazla varyasyon gösteren oluşumların başında safra kesesi ve yolları ile vasküler yapıları gelmektedir (15). Hepatik ve sistik arterlerin anatomik değişkenlik göstermesi cerrahi yönden çok önemlidir (Şekil 1). Sistik arter genellikle sağ hepatik arterden çıkmaktadır ve %25 oranında iki tanedir. Sistik arter gerek orjini gerekse takip ettiği yol bakımından birçok anatomik varyasyon göstermektedir. %5 olguda sol gastrik arterden çıkan geniş bir aksesuar sol hepatik arter saptanmaktadır. %1020 hastada sağ hepatik arter superior mezenter arterden kaynaklanmaktadır. Cerrahi açıdan en önemli varyasyonlar, sağ hepatik arterin safra kesesine çok yakın seyretmesi veya koledoğun önünden geçmesidir (16). Bu varyasyonlar farkına varılmaz ise sağ hepatik arter ameliyat sırasında bağlanabilmektedir. Sistik kanal ve sistik arter ameliyat sırasında tamamen emin olunmadan bağlanmamalı ve kesilmemelidir (17).
10







single.php