Farklı endikasyonlara göre kolesistektomi yapılan olgularda sistik arterlerin histopatolojik olarak incelenmesi










































2.2. Kolelitiazis 2.2.1.Epidemiyoloji Safra taşı hastalığı toplumda ortalama %1015 sıklıkta görülür, sıklıkla asemptomatik seyreden bir hastalıktır. Kolelitiazis kadınlarda %17, erkeklerde %7 oranında rastlanan yaygın bir patolojidir. ABD’de 2025 milyon kişide safra kesesi taşı bulunmakta olup yılda yaklaşık 500.000 kolesistektomi girişimi gerçekleştirilmektedir (18). Etyolojisi multifaktöriyeldir. Genetik bir predispozisyon vardır. Diyet, vücut ağırlığı, cinsiyet, doğum sayısı, sedanter yaşam, ileri yaş hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştıran faktörlerdir. Hastalık 20 yaş altında nadiren görülür ve 40 yaş üstünde insidans artmaya başlar. Obesite, taş oluşumuna zemin hazırlar (19). Hemolitik anemi ile seyreden çeşitli hastalıklar, oral kontraseptifler, antihiperlipidemik ajanlar, tiazid gurubu diüretikler, siklosporin, antikoagülan ilaçlar da safra taşı oluşumunda rol oynayabilmektedir (20 24). Kadınlarda erkeklere nazaran daha sık görülen ve çoğunlukla orta yaş üzerinde rastladığımız akut ve kronik safra kesesi hastalıklarının en sık sebebi safra taşlarıdır (25). 2.2.2.Klinik Safra taşı hastalıklarında klinik tablo oldukça değişkendir ve çoğu vaka uzun süre asemptomatik kalabilmektedir. Safra taşına bağlı semptomlar, sıklıkla, taşın sistik kanalı ve koledoğu tıkayarak obstrüksiyona yol açması sonucunda oluşur. Bu obstrüksiyon genellikle geçicidir ve hastada 12 saat süren kolik ağrılara yol açar. Obstrüksiyonun devam etmesi inflamasyona ve akut kolesistite yol açar. Tipik safra koliği genellikle yemekten 12 saat sonra başlayan ve 4 saatten az süren hipokondriyum ve/veya epigastrik bölgeye lokalize olan ve sağ skapula altına yayılabilen bir ağrı tipidir (25,26). Sıklıkla beraberinde bulantı vardır. Kusma safra yollarına taşın geçmesiyle görülebilir. Ateş, titreme ve sarılık kolesistit geçirmeyen olgularda görülmez. Safra taşlarının özel bir fizik muayene bulgusu yoktur. Nadiren içi mukusla dolan hidropik kese palpe edilebilir (25,26).
12



12. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Pankreatikobiliyer patolojilerde manyetik rezonans kolanjiopankreatografinin tanısal değeri ve gözlemciler arasındaki uyumun değerlendirilmesi - Sayfa 33
ilişkilidir. En sık semptomu, sistik kanalın bir safra taşı tarafından geçici tıkanması sonucu oluşan biliyer koliktir [84]. Asemptomatik safra taşı ile oluşan komplikasyonlar nadirdir ve akut kolesistit, akut pankreatit, koledokolitiazis, daha nadir olarak biliyer fistül, safra taşı ileusu ve Mirizzi sendromunu kapsar [46, 84]. 2.4.2.2. Akut Kolesistit: Akut kolesistit, sıklıkla safra kesesi boy...
Ekstrahepatik kolestaz olgularında manyetik rezonans kolanjiyopankreatikografi ve endoskopik retrograt kolanjiyopankreatikografi'nin karşılaştırılması - Sayfa 16
2.4.2 Safra Yolları Patolojileri 2.4.2.a Safra Taşı Hastalıkları Güneybatı Amerika ülkelerinde oldukça yüksek, üçüncü dünya ülkelerinde nadirdir. Prevalans yaşla artar ve 50-65 yaşlarda pik yapar. Erkek/kadın oranı 1/2’dir. Kadınlarda 2050 yaşları arasında prevalans %5-20, 50 yaş sonrasında ise % 25-30’dur. Yetmişli yaşlardaki kadınların %50’sinde, erkeklerin %16’sında; 90’lı yaşlardaki kadın ve ...
Acil serviste akut karın tanısı düşünülen hastaların ayırıcı tanısında 5-hidroksi indol asetik asit ve sensitif C-reaktif protein'in yeri - Sayfa 36
ile karşılaşılırsa antibiyotik tedavisine takiben 6 hafta ile 3 ay arasında elektif apandektomi yapılır (27, 34). 3.6.3 Safra Yolu Enfeksiyonları ve Toksik Kolanjit 3.6.3.1 Akut kolesistit Kolesistit, safra taşlarının duktus sistikusu tıkamasına sonucu oluşan sekonder safra kesesi inflamasyonudur (38). Safra taşı hastalığı batı ülkelerinin genel popülasyonunun % 10’unda bulunur ve bunların da %...

12. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

akut
kese
safra
kesesi
kolesistit
taşı


12. SAYFA ICERIGI

2.2. Kolelitiazis 2.2.1.Epidemiyoloji Safra taşı hastalığı toplumda ortalama %1015 sıklıkta görülür, sıklıkla asemptomatik seyreden bir hastalıktır. Kolelitiazis kadınlarda %17, erkeklerde %7 oranında rastlanan yaygın bir patolojidir. ABD’de 2025 milyon kişide safra kesesi taşı bulunmakta olup yılda yaklaşık 500.000 kolesistektomi girişimi gerçekleştirilmektedir (18). Etyolojisi multifaktöriyeldir. Genetik bir predispozisyon vardır. Diyet, vücut ağırlığı, cinsiyet, doğum sayısı, sedanter yaşam, ileri yaş hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştıran faktörlerdir. Hastalık 20 yaş altında nadiren görülür ve 40 yaş üstünde insidans artmaya başlar. Obesite, taş oluşumuna zemin hazırlar (19). Hemolitik anemi ile seyreden çeşitli hastalıklar, oral kontraseptifler, antihiperlipidemik ajanlar, tiazid gurubu diüretikler, siklosporin, antikoagülan ilaçlar da safra taşı oluşumunda rol oynayabilmektedir (20 24). Kadınlarda erkeklere nazaran daha sık görülen ve çoğunlukla orta yaş üzerinde rastladığımız akut ve kronik safra kesesi hastalıklarının en sık sebebi safra taşlarıdır (25). 2.2.2.Klinik Safra taşı hastalıklarında klinik tablo oldukça değişkendir ve çoğu vaka uzun süre asemptomatik kalabilmektedir. Safra taşına bağlı semptomlar, sıklıkla, taşın sistik kanalı ve koledoğu tıkayarak obstrüksiyona yol açması sonucunda oluşur. Bu obstrüksiyon genellikle geçicidir ve hastada 12 saat süren kolik ağrılara yol açar. Obstrüksiyonun devam etmesi inflamasyona ve akut kolesistite yol açar. Tipik safra koliği genellikle yemekten 12 saat sonra başlayan ve 4 saatten az süren hipokondriyum ve/veya epigastrik bölgeye lokalize olan ve sağ skapula altına yayılabilen bir ağrı tipidir (25,26). Sıklıkla beraberinde bulantı vardır. Kusma safra yollarına taşın geçmesiyle görülebilir. Ateş, titreme ve sarılık kolesistit geçirmeyen olgularda görülmez. Safra taşlarının özel bir fizik muayene bulgusu yoktur. Nadiren içi mukusla dolan hidropik kese palpe edilebilir (25,26).
12







single.php