Farklı endikasyonlara göre kolesistektomi yapılan olgularda sistik arterlerin histopatolojik olarak incelenmesi










































Bu çalışmada sistik arterde saptanan histopatolojik değişikliklerin yaş, cinsiyet gibi demografik faktörler ve yandaş tıbbi hastalıklar, ayrıca sigara içilmesi vd klinik risk faktörlerle ilişkisi araştırılarak, saptanan biliyer patolojiler üzerinde sistik arter değişikliklerinin etkisinin olup olmadığı araştırıldı.
Franklin ve ark. (65) yapmış oldukları çalışmada hipertansiyonun, ateroskleroz için major risk faktörü olduğunu belirtmişlerdir Bizim çalışmamızda ise hipertansiyonun sistik arterde histopatolojik değişiklik görülmesi üzerine anlamlı risk taşımadığı görüldü.
Aterosklerozun erken lezyonları çocukluk çağında görülmesine rağmen asıl hastalık insidansı her dekad artmaya devam eder. Maseri (66) altmış yaşından sonra aterosklerozun görülme riskinin artığını belirtmiştir.
Bizim çalışmamızda cinsiyet ve yaşın sistik arterde histopatolojik değişiklik gelişmesi üzerinde anlamlı etkisinin olmadığı bulundu.
Diabet Kontrol ve Komplikasyonlarını Araştırma Grubunun yapmış olduğu çalışmada diyabetin ateroskleroz için major risk faktörü olduğu belirtilmiştir (67,68). Bizim çalışmamızda diabetes mellitusun hastalarda, sistik arter histopatolojik değişiklikleri görülmesi üzerine risk taşımadığı bulundu.
Sigaranın aterosklerotik dejenerasyon için majör risk faktörü olduğu bilinmektedir (69). Bizim çalışmamızda, sigara içen olgulardaki sistik arterde histopatolojik değişiklikleri anlamlı bulunmadı.
Aterosklerotik değişiklikler için majör risk faktörü olarak kabul edilen hipertansiyon, diyabet, yaş, erkek cinsiyet, vd klinik risk faktörlerinin sistik arter patolojileri ile korelasyonunun anlamlı bulunmaması, aterosklerotik değişikliklerin büyük ve orta ölçekli damarlarda görülmesi, ancak sistik arterin organizmadaki terminal/küçük arter olması ile açıklanabilir; sistik arter değişiklikleri için, bilinen risk faktörlerinin dışında araştırılması gereken ayrı risk faktörleri olsa gerektir
Çalışmada, kolesistektomi için cerrahi endikasyon oluşturan farklı biliyer patolojilerle sistik arter değişikliklerinin ilişkileri de araştırıldı. Bu çalışma planlandığında, sistik arterin terminal arter olma özelliği nedeni ile, akut kolesistit gelişimi ile sistik arter dejeneratif değişiklikleri arasında, arteryal perfüzyon bozukluğunun akut kolesistit etyopatogenezde rolü olabileceği düşüncesi ile, korelasyon bulunacağı umuluyordu. Ancak, çalışmada akut kolesistitli olgu sayımızın az olması istatistiksel gücü azaltmakla birlikte, akut kolesistitli olgularda sistik arter histopatolojik değişiklikleri anlamlı bulunmadı.
33



30. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

arter
değişiklik
çalışma
olma
değişiklikler
çalışmada


30. SAYFA ICERIGI

Bu çalışmada sistik arterde saptanan histopatolojik değişikliklerin yaş, cinsiyet gibi demografik faktörler ve yandaş tıbbi hastalıklar, ayrıca sigara içilmesi vd klinik risk faktörlerle ilişkisi araştırılarak, saptanan biliyer patolojiler üzerinde sistik arter değişikliklerinin etkisinin olup olmadığı araştırıldı.
Franklin ve ark. (65) yapmış oldukları çalışmada hipertansiyonun, ateroskleroz için major risk faktörü olduğunu belirtmişlerdir Bizim çalışmamızda ise hipertansiyonun sistik arterde histopatolojik değişiklik görülmesi üzerine anlamlı risk taşımadığı görüldü.
Aterosklerozun erken lezyonları çocukluk çağında görülmesine rağmen asıl hastalık insidansı her dekad artmaya devam eder. Maseri (66) altmış yaşından sonra aterosklerozun görülme riskinin artığını belirtmiştir.
Bizim çalışmamızda cinsiyet ve yaşın sistik arterde histopatolojik değişiklik gelişmesi üzerinde anlamlı etkisinin olmadığı bulundu.
Diabet Kontrol ve Komplikasyonlarını Araştırma Grubunun yapmış olduğu çalışmada diyabetin ateroskleroz için major risk faktörü olduğu belirtilmiştir (67,68). Bizim çalışmamızda diabetes mellitusun hastalarda, sistik arter histopatolojik değişiklikleri görülmesi üzerine risk taşımadığı bulundu.
Sigaranın aterosklerotik dejenerasyon için majör risk faktörü olduğu bilinmektedir (69). Bizim çalışmamızda, sigara içen olgulardaki sistik arterde histopatolojik değişiklikleri anlamlı bulunmadı.
Aterosklerotik değişiklikler için majör risk faktörü olarak kabul edilen hipertansiyon, diyabet, yaş, erkek cinsiyet, vd klinik risk faktörlerinin sistik arter patolojileri ile korelasyonunun anlamlı bulunmaması, aterosklerotik değişikliklerin büyük ve orta ölçekli damarlarda görülmesi, ancak sistik arterin organizmadaki terminal/küçük arter olması ile açıklanabilir; sistik arter değişiklikleri için, bilinen risk faktörlerinin dışında araştırılması gereken ayrı risk faktörleri olsa gerektir
Çalışmada, kolesistektomi için cerrahi endikasyon oluşturan farklı biliyer patolojilerle sistik arter değişikliklerinin ilişkileri de araştırıldı. Bu çalışma planlandığında, sistik arterin terminal arter olma özelliği nedeni ile, akut kolesistit gelişimi ile sistik arter dejeneratif değişiklikleri arasında, arteryal perfüzyon bozukluğunun akut kolesistit etyopatogenezde rolü olabileceği düşüncesi ile, korelasyon bulunacağı umuluyordu. Ancak, çalışmada akut kolesistitli olgu sayımızın az olması istatistiksel gücü azaltmakla birlikte, akut kolesistitli olgularda sistik arter histopatolojik değişiklikleri anlamlı bulunmadı.
33







single.php