İşçinin özen borcu ve özen borcunu ihlalinin hukuki sonuçları


















































































45
sözleşme ilişkilerine nispetle oldukça daraltmakta ve hukuki geçerliliğini tartışmalı kılmaktadır.
Yasal mevzuat iş sözleşmelerinin işveren ya da işçiden biri tarafından tek taraflı sonlandırılması ve hukuki sonuçları üzerine kurulmuştur. Tek taraflı sonlandırma bu hukuki sonuca yönelik bir irade beyanı ile gerçekleşir ki fesih diye adlandırılan bu hukuki işlem bozucu yenilik doğuran nitelikte olup dayanağını öncelikle ve genel manada sözleşme özgürlüğünde (irade muhtariyetinde) bulmaktadır; bir hukuk kişisi sözleşme akdetme hakkına sahip olduğu gibi hukuk düzeninin kabul ettiği sınırlar içinde bu sözleşme ilişkisine son verebilme hakkına da sahip olabilmelidir. Hukuk düzeni işçi yönünden bu hakkı mutlak olarak tanırken, işveren yönünden kimi hizmet ilişkileri bakımından bu temel hakkın saf (serbest) halini fesih için yeterli görürken kimi hizmet ilişkilerinde bu hakkın gerekçelendirilmesini, bir başka deyişle bir ifa engeline dayandırılmasını aramaktadır. Diğer taraftan hizmet ilişkisinin her iki tarafı da sözleşmeye devamı çekilmez kılan bir ifa engeliyle karşılaştıklarında fesih hakkına sahip olmaktadırlar. Özen ihlali, iş sözleşmesinin feshinde somut duruma göre bir saik olabileceği gibi ifa engeli niteliği kazanarak feshe hukuki bir gerekçe de olabilmektedir.
C) İŞÇİNİN İŞ GÖRME BORCUNU İHLALİ HALİNDE İŞVERENİN FESİH HAKKI
1) GENEL OLARAK FESİH
Fesih, ifa engeline dayanıp dayanmamasına, ifa engelinin niteliğine, ihbar eden tarafa göre farklı hukuki hükümlere tabi olmakla beraber ortak bazı özellikler taşımaktadır. Fesih, sürekli borç ilişkisinin taraflarından birinin diğer tarafın katılımı olmaksızın tek taraflı irade beyanı ile mevcut hukuki ilişkiyi ileriye etkili olmak üzere sona erdirmesi hukuki işlemi olup mevcut bir hukuki ilişkiyi ortadan kaldırarak yeni bir hukuki durum meydana getirmekle tek taraflı bozucu yenilik doğurucu hukuki işlem niteliği göstermektedir. Bu tür hukuki işlemlerle ilgili olarak açık ve genel yasal hükümler bulunmamakla beraber mevzuat bazı hukuki müesseseler içinde bazı genel ve özel hükümler koymuştur. Bu hükümlerden doğrudan fesihle ilgili olmayanlar kıyas yolu ile uyarlanarak, kalan hususlarda ise MK. m.1 gereğince kanun boşluğu



49. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

tabs_sener_yagiz_191898 - Sayfa
...


49. SAYFA ICERIGI

45
sözleşme ilişkilerine nispetle oldukça daraltmakta ve hukuki geçerliliğini tartışmalı kılmaktadır.
Yasal mevzuat iş sözleşmelerinin işveren ya da işçiden biri tarafından tek taraflı sonlandırılması ve hukuki sonuçları üzerine kurulmuştur. Tek taraflı sonlandırma bu hukuki sonuca yönelik bir irade beyanı ile gerçekleşir ki fesih diye adlandırılan bu hukuki işlem bozucu yenilik doğuran nitelikte olup dayanağını öncelikle ve genel manada sözleşme özgürlüğünde (irade muhtariyetinde) bulmaktadır; bir hukuk kişisi sözleşme akdetme hakkına sahip olduğu gibi hukuk düzeninin kabul ettiği sınırlar içinde bu sözleşme ilişkisine son verebilme hakkına da sahip olabilmelidir. Hukuk düzeni işçi yönünden bu hakkı mutlak olarak tanırken, işveren yönünden kimi hizmet ilişkileri bakımından bu temel hakkın saf (serbest) halini fesih için yeterli görürken kimi hizmet ilişkilerinde bu hakkın gerekçelendirilmesini, bir başka deyişle bir ifa engeline dayandırılmasını aramaktadır. Diğer taraftan hizmet ilişkisinin her iki tarafı da sözleşmeye devamı çekilmez kılan bir ifa engeliyle karşılaştıklarında fesih hakkına sahip olmaktadırlar. Özen ihlali, iş sözleşmesinin feshinde somut duruma göre bir saik olabileceği gibi ifa engeli niteliği kazanarak feshe hukuki bir gerekçe de olabilmektedir.
C) İŞÇİNİN İŞ GÖRME BORCUNU İHLALİ HALİNDE İŞVERENİN FESİH HAKKI
1) GENEL OLARAK FESİH
Fesih, ifa engeline dayanıp dayanmamasına, ifa engelinin niteliğine, ihbar eden tarafa göre farklı hukuki hükümlere tabi olmakla beraber ortak bazı özellikler taşımaktadır. Fesih, sürekli borç ilişkisinin taraflarından birinin diğer tarafın katılımı olmaksızın tek taraflı irade beyanı ile mevcut hukuki ilişkiyi ileriye etkili olmak üzere sona erdirmesi hukuki işlemi olup mevcut bir hukuki ilişkiyi ortadan kaldırarak yeni bir hukuki durum meydana getirmekle tek taraflı bozucu yenilik doğurucu hukuki işlem niteliği göstermektedir. Bu tür hukuki işlemlerle ilgili olarak açık ve genel yasal hükümler bulunmamakla beraber mevzuat bazı hukuki müesseseler içinde bazı genel ve özel hükümler koymuştur. Bu hükümlerden doğrudan fesihle ilgili olmayanlar kıyas yolu ile uyarlanarak, kalan hususlarda ise MK. m.1 gereğince kanun boşluğu

İlgili Kaynaklar







single.php