16
Müzik gibi öğretim programları kullanılmaktadır. İlköğretim birinci sınıftan itibaren okuma yazma, temel matematik becerisi kazanma gibi akademik beceriler önemli bir yere sahiptir.
Yetersizliği olan öğrenciler genel eğitim için hazırlanmış olan bu programları takip etme ve başarılı olmada çeşitli engellerle karşılaşmaktadırlar. Bu engeller yetersizliği olan çocuğun sahip olduğu özellikler yanında program, öğretim süreci ve değerlendirme uygulamalarından da kaynaklandığı belirtilmektedir. Bu nedenle yetersizliği olan çocuklar için eğitimin bireyselleştirilmesi gereği vurgulanmaktadır. Eğitim faaliyetleri yetersizliği olan çocuğun özelliklerine göre düzenlenip yürütüldüğünde anlamlı ve başarılı olacaktır. Bu nedenle yapılan yasal düzenlemelerde kaynaştırma eğitimine devam eden çocuklar için bireyselleştirilmiş eğitim programı hazırlanması ve uygulanması gerektiği vurgulanmıştır (Akçamete ve Kargın, 1991; Özyürek, 2005; Varol, 1992; Fiscus ve Mandell, 1997).
2.9.Türkiyede Yapılan Araştırmalar
Atay (1995) tarafından ilkokul öğretmenlerinin kaynaştırma programlarına karşı tutumlarını ve bu tutumlarla ilişkili faktörleri belirlemek amacıyla yapılan araştırmada entegrasyona karşı tutum ölçeği ve anket formu kullanılmıştır. Araştırmaya 1992-1993 öğretim yılında Ankara il merkezinde özel eğitime ihtiyacı olan çocukların devam ettiği ilkokullarda görev yapan 96 öğretmen katılmıştır. Veri toplama araçları sonucu elde edilen verilerin analizi sonucunda, öğretmenlerin yeterince hizmetiçi eğitim alamadıkları, Milli Eğitim Bakanlığı ile yeterince iletişim kuramadıkları, öğretmenlerin ek kaynak ve materyal gerektirmeyen çocukların kaynaştırma eğitimi almalarına yönelik olumlu yaklaştıkları, ek materyal veya kaynak gerektirten çocukların kaynaştırma eğitimine devam etmelerine karşı olumsuz yaklaştıkları, öğretmenlerin kaynaştırma eğitimine karşı olumlu yaklaşmalarında istekli olmalarının, sınıflarında kaynaştırma eğitimi yürütüyor olmalarının, özel eğitim hizmetleri ile ilgili nereden yardım alabileceklerini bilmelerinin ve öğretmenlerin kendi yeteneklerini yeterli görmelerinin etkili olduğu gözlenmiştir.



26. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

İzmir ilinde kaynaştırma öğrencileri ile çalışan okul öncesi öğretmenlerinin empatik eğilimleri ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi - Sayfa 57
38 öğrenciler, özel gereksinimli öğrenciye yardım etme, özel gereksinimli öğrenciyi kabul etme ile onlarda güven duygusunu geliştirmede yardım ettiklerini belirtmişlerdir. Çulhaoğlu-İmrak (2009) okul öncesi dönemde kaynaştırma eğitimine ilişkin öğretmen ve ebeveyn tutumları ile kaynaştırma eğitimi uygulanan sınıflarda akran ilişkilerini incelemiştir. Çalışma grubu, Adana ilinde bulunan MEB’e bağ...
Sosyal uyum bozukluğu gösteren çocukların uyumsal davranışlarına kaynaştırılmış ders dışı hareket ve oyun etkinliklerinin etkisi - Sayfa 72
2.4.7.4.Kaynaştırma Eğitiminin Öğretmenlere Sağlayabileceği Yararlar Şartsız kabul, hoşgörü, sabır, bireysel özelliklere saygı davranışı gelişir. Bireyselleştirilmiş eğitim programları hazırlama ve uygulamada daha başarılı olurlar. Eğitimde ekonomiklik sağlanır. Disiplinle ilgili değerlendirme ölçütü gelişir ( 37, s: 8). Şartsız kabul, sabır, hoşgörü, bireysel özelliklere saygı davranışları gelişi...

26. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

olumlu
karşı
öğretmen
tutum
etme
eğitim


26. SAYFA ICERIGI

16
Müzik gibi öğretim programları kullanılmaktadır. İlköğretim birinci sınıftan itibaren okuma yazma, temel matematik becerisi kazanma gibi akademik beceriler önemli bir yere sahiptir.
Yetersizliği olan öğrenciler genel eğitim için hazırlanmış olan bu programları takip etme ve başarılı olmada çeşitli engellerle karşılaşmaktadırlar. Bu engeller yetersizliği olan çocuğun sahip olduğu özellikler yanında program, öğretim süreci ve değerlendirme uygulamalarından da kaynaklandığı belirtilmektedir. Bu nedenle yetersizliği olan çocuklar için eğitimin bireyselleştirilmesi gereği vurgulanmaktadır. Eğitim faaliyetleri yetersizliği olan çocuğun özelliklerine göre düzenlenip yürütüldüğünde anlamlı ve başarılı olacaktır. Bu nedenle yapılan yasal düzenlemelerde kaynaştırma eğitimine devam eden çocuklar için bireyselleştirilmiş eğitim programı hazırlanması ve uygulanması gerektiği vurgulanmıştır (Akçamete ve Kargın, 1991; Özyürek, 2005; Varol, 1992; Fiscus ve Mandell, 1997).
2.9.Türkiyede Yapılan Araştırmalar
Atay (1995) tarafından ilkokul öğretmenlerinin kaynaştırma programlarına karşı tutumlarını ve bu tutumlarla ilişkili faktörleri belirlemek amacıyla yapılan araştırmada entegrasyona karşı tutum ölçeği ve anket formu kullanılmıştır. Araştırmaya 1992-1993 öğretim yılında Ankara il merkezinde özel eğitime ihtiyacı olan çocukların devam ettiği ilkokullarda görev yapan 96 öğretmen katılmıştır. Veri toplama araçları sonucu elde edilen verilerin analizi sonucunda, öğretmenlerin yeterince hizmetiçi eğitim alamadıkları, Milli Eğitim Bakanlığı ile yeterince iletişim kuramadıkları, öğretmenlerin ek kaynak ve materyal gerektirmeyen çocukların kaynaştırma eğitimi almalarına yönelik olumlu yaklaştıkları, ek materyal veya kaynak gerektirten çocukların kaynaştırma eğitimine devam etmelerine karşı olumsuz yaklaştıkları, öğretmenlerin kaynaştırma eğitimine karşı olumlu yaklaşmalarında istekli olmalarının, sınıflarında kaynaştırma eğitimi yürütüyor olmalarının, özel eğitim hizmetleri ile ilgili nereden yardım alabileceklerini bilmelerinin ve öğretmenlerin kendi yeteneklerini yeterli görmelerinin etkili olduğu gözlenmiştir.

İlgili Kaynaklar







single.php