Uluslararası kılavuzlar HBeAg pozitif kronik hepatit B hastalarının tedavisinde PEG-IFN ya da nükleoz(t)id analoglarının kullanılabileceğini belirtmektedir. Yapılan çalışmalar ise HBeAg pozitif hastalarda entekavir ve tenofovir tedavilerinin viral replikasyonu baskılamada en güçlü ilaçlar olduğunu ve pegile interferondan daha başarılı olduğunu göstermektedir. Çeşitli çalışmalarda 48-52 haftalık tedavi ile entekavir alan hastaların %67, tenofovir alanların %76, PEG-IFN -2a ve 2b ile sırasıyla %14 ve %7sinin HBV DNAsının 60-80 IU/mlnin altında olduğu saptanmış; 5 yıldan uzun süreli entekavir ve tenofovir tedavisi ile bu oranların %98-99 düzeyine yükseldiği görülmüştür. Tedavi bitiminden sonra interferon alan hastaların çok küçük bir bölümünün düşük HBV DNA düzeylerini koruyabildiği; yaklaşık %13ünün HBV DNAsının 2000 IU/mlnin altında olduğu bulunmuştur. Bir yıllık tedavi değerlendirmelerinde PEG-IFN ile %32, entekavir ve tenofovir tedavisi ile %21 oranında anti-HBe serokonversiyon oranları saptanmıştır (61).
Bizim çalışmamızda tedavi gruplarındaki hasta sayılarının az olması nedeniyle HBeAg pozitif ve negatif hasta grupları incelenememiş, veri yetersizliği nedeniyle HBsAg kaybı ve anti HBe serokonversiyonu değerlendirilememiştir.
Son yapılan çalışmalarda lamivudin kronik hepatit B tedavisinde 1. basamak tedavi olarak önerilmemektedir. Aynı öneri düşük antiviral etkileri ve direnç sorunları nedeniyle adefovir ve telbivudin için de yapılmaktadır. Güçlü antiviral etkileri ve dirence karşı yüksek genetik bariyerleri nedeniyle entekavir ve tenofovir HBVye karşı öncelikli tercih edilen ajanlar olmaktadır. Ancak bu ilaçların da pahalı olması nedeniyle özellikle HBVnin yaygın olduğu gelişmekte olan toplumlarda tedavi maliyetlerinin karşılanması mümkün görünmemektedir. Bu nedenlerle Soriano ve ark. (62) lamivudinin daha stratejik kullanımını önermektedir. Bunun için de rölatif olarak daha düşük HBV DNAsı olan (<106 İÜ/ml), sirozu olmayan veya sirozlu olup HBV DNAsı 105 İÜ/mlnin altında olan ve ALTsi normalin iki katının altında olan hastaların lamivudin alabileceğini belirtmektedir. Böylelikle çok sayıda HBeAg negatif hastaya lamivudinin güvenle birinci basamak tedavi olarak 49



57. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Kronik hepatit b(KHB) infeksiyonunun pegile-interferon(PEG-IFN) ile tedavisinde erken virolojik yanıtın kalıcı virolojik yanıta etkisi - Sayfa 34
29 Tablo 7: KHB iNFEKSiYONUNDA TEDAVi KRiTERLERi • HBeAg-pozitif,; HBV-DNA diizeyleri 2:105 kopya/ml, yiiksek ALT, tedavi verilir. • HBeAg-pozitif, ; HBV-DNA diizeyleri 2:105 kopya/ml, normal ALT; eger karaciger biyopsisinde belirgin inflamasyon bulgulan varsa tedavi dii~iiniiliir. • HBeAg-pozitifhastalarda HBV-DNA < 105 kopya/ml, normal ALT; tedavi verilmez, izlenir* • HBeAg-negatif, HBV-DNA ...
Kronik aktif hepatit b tanılı hastaların tedavi yanıtlarının değerlendirilmesi - Sayfa 35
dekompansasyon, HCC ve ölüm riski taşımaktadır. İdeal tedavi amacı HBsAg’ nin kaybı veya Anti-HBs oluşumudur. Ancak HBsAg serokonversiyonu antiviral tedavi ile nadiren sağlanabilir. HBeAg pozitif hastalarda HBeAg serokonversiyonunu ve bunun devamlılığını sağlamak amaçlanır. HBeAg negatif hastalarda ve HBeAg pozitif olup HBeAg serokonversiyonu sağlanamamış hastalarda tedavi ile HBV DNA’ nın ölçülem...

57. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

hasta
tedavi
hbeag
lamivudin
interferon
tedavisi


57. SAYFA ICERIGI

Uluslararası kılavuzlar HBeAg pozitif kronik hepatit B hastalarının tedavisinde PEG-IFN ya da nükleoz(t)id analoglarının kullanılabileceğini belirtmektedir. Yapılan çalışmalar ise HBeAg pozitif hastalarda entekavir ve tenofovir tedavilerinin viral replikasyonu baskılamada en güçlü ilaçlar olduğunu ve pegile interferondan daha başarılı olduğunu göstermektedir. Çeşitli çalışmalarda 48-52 haftalık tedavi ile entekavir alan hastaların %67, tenofovir alanların %76, PEG-IFN -2a ve 2b ile sırasıyla %14 ve %7sinin HBV DNAsının 60-80 IU/mlnin altında olduğu saptanmış; 5 yıldan uzun süreli entekavir ve tenofovir tedavisi ile bu oranların %98-99 düzeyine yükseldiği görülmüştür. Tedavi bitiminden sonra interferon alan hastaların çok küçük bir bölümünün düşük HBV DNA düzeylerini koruyabildiği; yaklaşık %13ünün HBV DNAsının 2000 IU/mlnin altında olduğu bulunmuştur. Bir yıllık tedavi değerlendirmelerinde PEG-IFN ile %32, entekavir ve tenofovir tedavisi ile %21 oranında anti-HBe serokonversiyon oranları saptanmıştır (61).
Bizim çalışmamızda tedavi gruplarındaki hasta sayılarının az olması nedeniyle HBeAg pozitif ve negatif hasta grupları incelenememiş, veri yetersizliği nedeniyle HBsAg kaybı ve anti HBe serokonversiyonu değerlendirilememiştir.
Son yapılan çalışmalarda lamivudin kronik hepatit B tedavisinde 1. basamak tedavi olarak önerilmemektedir. Aynı öneri düşük antiviral etkileri ve direnç sorunları nedeniyle adefovir ve telbivudin için de yapılmaktadır. Güçlü antiviral etkileri ve dirence karşı yüksek genetik bariyerleri nedeniyle entekavir ve tenofovir HBVye karşı öncelikli tercih edilen ajanlar olmaktadır. Ancak bu ilaçların da pahalı olması nedeniyle özellikle HBVnin yaygın olduğu gelişmekte olan toplumlarda tedavi maliyetlerinin karşılanması mümkün görünmemektedir. Bu nedenlerle Soriano ve ark. (62) lamivudinin daha stratejik kullanımını önermektedir. Bunun için de rölatif olarak daha düşük HBV DNAsı olan (<106 İÜ/ml), sirozu olmayan veya sirozlu olup HBV DNAsı 105 İÜ/mlnin altında olan ve ALTsi normalin iki katının altında olan hastaların lamivudin alabileceğini belirtmektedir. Böylelikle çok sayıda HBeAg negatif hastaya lamivudinin güvenle birinci basamak tedavi olarak 49

İlgili Kaynaklar







single.php