bulunmaması fertilizasyon oranının düşük kalmasına neden olmaktadır. Bunların IVMleri sağlanabilirse YÜTün başarısı artacaktır. İnsemine edilen oositin maturitesi arttıkça gebelik oranları da artmaktadır. Bugün in vitro fertilizasyonda (IVF) kullanılan oositler MII oositlerdir (Lopata 1988).
1.4.1. Kumulus Hücreleri ve Oosit Maturasyonu
Kumulus hücrelerin maturasyona etkisi araştırıldığında bir çalışmada kumulus hücreleri uzaklaştırılmış oositlerde ya maturasyon gerçekleşmemiştir ya da düşük düzeyde saptanmıştır. Çevresi kumulus hücreleri ile kaplı oositlerde ise IVM oranları yüksek bulunmuştur (Younis ve ark 1989).
Kumulus hücrelerinin fonksiyonu, oositle çevre arasındaki ilişkiyi sağlamaktır. Oosit maturasyonu için anahtar bir faktör olan LH, düzenleyici rolünü kumulus hücrelerini etkileyerek yapmaktadır. Benzer şekilde mayotik maturasyon ve kumulus ekspansiyonunda görev yapan epidermal büyüme faktörlerinin (EGF) olumlu etkisi kumulus hücrelerinin varlığında ortaya çıkmaktadır (Soom ve Kruif 1996).
Sığır oositlerinin sitoplazmik ve nükleer maturasyonunu, kumulus/granulosa hücrelerinin uyardığı ve yine bu hücrelerin fertilizasyon oranını ve sonraki gelişim potansiyelini artırdığı bilinmektedir (Buccione ve ark 1990, Greve ve ark 1993).
1.4.2. Yardımcı Üreme Tekniklerinde Sağlıklı Oositler
YÜTün başarısı yeterli sayıda olgun oositin ve sağlıklı embriyonun elde edilmesine bağlı bulunmaktadır. Toplanan ovulasyon öncesi oositlerin mayotik statülerinin MIIde olması, normal fertilizasyon ve embriyonik gelişme şansını belirleyen en can alıcı nokta olmaktadır.
İn vitro gelişimini etkileyen faktörlere baktığımızda bir oositin gelişme yeteneğine sahip olması; mayotik programı yeniden başlatması ve tamamlaması, fertilizasyonu başarabilmesi ve embriyonik gelişimi sağlayabilmesi şeklinde açıklanmaktadır (Gliedt ve ark 1996).
8



15. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Sığır oositlerinin in vitro maturasyonuna follikül uyarıcı hormon ve insan menopozal gonadotropini'nin etkisi - Sayfa 46
37 tarafından bildirilmiştir. Maturasyonda kullanılan kumulus ve granulosa hücre yoğunluğunun 3-5x106/ml oranında olduğu kaydedilmiştir (Greve ve ark., 1993; Gordon, 1994). Richard ve Sirard (1996) ise çalışmalarında granulosa hücrelerini 1x106/ml oranında kullanmışlar ve maturasyonu uyardığını bildirmişlerdir. Granulosa hücrelerinin sekresyonları, oositin glutathione (yglutamylcysteinylglycine...
Gonadotropin stimülasyonundan sonra aspire edilen ovulasyon öncesi oositlerin yardımcı üreme yöntemleriyle döllenebilme özelliklerinin olgunlaşma (Maturite) evreleri yönünden ışık ve elektron mikroskop düzeylerinde incelenmesi - Sayfa 29
YÜT'de indüksiyonun arkasından genellikle çapı 16 mm.'den büyük olan fol!iküllerden ovulasyon öncesi (preovulatuar) oositıer aspire edilmektedir. Bunlardan fertilizasyon yeteneği yüksek olanlar 1. Kutup hücresinin görülebildiği Metafaz il (matür oosit) oositlerdir. Toplanan oositlerin bir kısmının döllenebilme yeteneğinin olmayışı fertilizasyon oranının düşük olmasına neden olmaktadır. Bunların İn...
Sığır oositlerinin in vitro maturasyonuna follikül uyarıcı hormon ve insan menopozal gonadotropini'nin etkisi - Sayfa 38
29 follikülerdeki follikül sıvısında FSH ve LH konsantrasyonları sırasıyla 2 ng/ml ve 6 ng/ml olmasına rağmen IVM çalışmalarında sırasıyla 1O µg/ml ve 1 µg/ml civarında kullanılmasıdır. Diğeri ise küçük ve orta tipteki 2-8 mm çaplı folliküllerden alınan oositlerde IVM denemelerinin yapılmasıdır. Bu folliküllerin mural granulosa hücrelerinde, FSH reseptör mRNA bulunmasına rağmen preovulatör follik...

15. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

oositlerin
oositle
oosit
kumulus
oositler
vitro


15. SAYFA ICERIGI

bulunmaması fertilizasyon oranının düşük kalmasına neden olmaktadır. Bunların IVMleri sağlanabilirse YÜTün başarısı artacaktır. İnsemine edilen oositin maturitesi arttıkça gebelik oranları da artmaktadır. Bugün in vitro fertilizasyonda (IVF) kullanılan oositler MII oositlerdir (Lopata 1988).
1.4.1. Kumulus Hücreleri ve Oosit Maturasyonu
Kumulus hücrelerin maturasyona etkisi araştırıldığında bir çalışmada kumulus hücreleri uzaklaştırılmış oositlerde ya maturasyon gerçekleşmemiştir ya da düşük düzeyde saptanmıştır. Çevresi kumulus hücreleri ile kaplı oositlerde ise IVM oranları yüksek bulunmuştur (Younis ve ark 1989).
Kumulus hücrelerinin fonksiyonu, oositle çevre arasındaki ilişkiyi sağlamaktır. Oosit maturasyonu için anahtar bir faktör olan LH, düzenleyici rolünü kumulus hücrelerini etkileyerek yapmaktadır. Benzer şekilde mayotik maturasyon ve kumulus ekspansiyonunda görev yapan epidermal büyüme faktörlerinin (EGF) olumlu etkisi kumulus hücrelerinin varlığında ortaya çıkmaktadır (Soom ve Kruif 1996).
Sığır oositlerinin sitoplazmik ve nükleer maturasyonunu, kumulus/granulosa hücrelerinin uyardığı ve yine bu hücrelerin fertilizasyon oranını ve sonraki gelişim potansiyelini artırdığı bilinmektedir (Buccione ve ark 1990, Greve ve ark 1993).
1.4.2. Yardımcı Üreme Tekniklerinde Sağlıklı Oositler
YÜTün başarısı yeterli sayıda olgun oositin ve sağlıklı embriyonun elde edilmesine bağlı bulunmaktadır. Toplanan ovulasyon öncesi oositlerin mayotik statülerinin MIIde olması, normal fertilizasyon ve embriyonik gelişme şansını belirleyen en can alıcı nokta olmaktadır.
İn vitro gelişimini etkileyen faktörlere baktığımızda bir oositin gelişme yeteneğine sahip olması; mayotik programı yeniden başlatması ve tamamlaması, fertilizasyonu başarabilmesi ve embriyonik gelişimi sağlayabilmesi şeklinde açıklanmaktadır (Gliedt ve ark 1996).
8

İlgili Kaynaklar







single.php