Bu gelişim yeteneğine; kumulus morfolojisi, folikül büyüklüğü, folikül sağlığı, ovaryum stimülasyonu ve kültür öncesi manüplasyonlar olmak üzere 5 ana faktör etkili olabilmektedir.
Granüloza hücrelerinin (kumulus ooforus ve korona radiata ) oositin IVMye pozitif etkileri vardır. Bu hücreler salgıladıkları gonadotropinlerle reseptörler aracılığıyla oositin ilk etkileşimini sağlamaktadırlar (Sirard ve Blondin 1996).
Sitoplazma olgunlaşması ve oosit aktivasyonu çekirdek maturasyonu ile paralel yürür. IVM için kültür sistemlerinin başarısının farklı parametrelere bağlı olduğu bilinmektedir. Oositlerin IVMsi kumulus korona oosit kompleksinin bütün elemanlarının katıldığı morfolojik, fizyolojik ve biyokimyasal değişikliklerin bir sonucudur (Cihangir 2009).
Kumuluslar özellikle çekirdek maturasyonu ve ileriki gelişme kapasitesi için gereklidir. Çünkü kumulusları temizlenen oositlerde IVMnun düşük olması, gerekli substansların oosite taşınmasının yeterince sağlanamadığını akla getirmektedir.
Kumulus hücrelerinin etkisi ile oositte protein sentezi uyarılır, özellikle steroid salınımı artar. Spermle karşılaşınca M IIdeki oositin sitoplazma olgunlaşması daha da indüklenir. Bu olaylar dizisi oosit aktivasyonu olarak tanımlanır (Leeson ve ark 1988).
1.5. Hormonlar
Ovaryum, salgıladığı östrojen ve progesteron hormonlarıyla, kadın genital sisteminin bütün organları üzerinde etkili olan, genital döngüyü düzenleyen bir organdır.
Ovaryumlarda erginlik evresinden başlayarak, bir grup primordiyal folikülde foliküler büyüme olarak adlandırılan süreç başlar. Bu süreç oositler, granüloza hücreleri ve folikülleri çevreleyen stromadaki fibroblast benzeri hücrelerdeki değişimleri kapsar. Büyüme sürecine geçen foliküllerin, çok sayıda primordiyal folikül arasından nasıl seçildiği tam olarak bilinmemektedir (Lindner ve ark 1988, Koyabashi ve ark 1991).
9



16. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Yaşlanmaya koşut sıçan ovaryumunda folikül ince yapısı ve folikül uyaran hormon reseptörlerinin (FSHR) östrojen reseptörlerinin (ER), Progesteron reseptörlerinin (PR) immünohistokimyasal olarak belirlenmesi. - Sayfa 7
1.GİRİŞ Ovaryum (ovarium), salgıladığı östrojen ve progesteron hormonlarıyla, kadın genital sisteminin bütün organları üzerinde etkili olan, genital döngüyü düzenleyen bir organdır. 1 Ovaryumlarda erginlik evresinden başlayarak, bir grup primordiyal folikülde foliküler büyüme olarak adlandırılan süreç başlar. Bu süreç oositler, granüloza hücreleri ve folikülleri çevreleyen stromadaki fibroblast ...
Kedi oositlerinin in vitro gelişimi üzerine EGF ve IGF-1 büyüme faktörlerinin etkilerinin araştırılması - Sayfa 35
26 1.6.3. Hormonlar Oositlerin gelişimlerini tamamlayabilmeleri için hormon uyarımına maruz kalmaları gereklidir. Buna karşın ovaryumlardan IVM’a tabi tutulmak amacıyla elde edilen oositlerin çoğu preovulatör foliküllerden değil immatür foliküllerden elde edilirler. Bu oositler FSH ve LH gibi hormonların etkisine maruz kalmamışlardır. Bu nedenle maturasyon medyumlarına hormon ilave edilmesi önem...

16. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

hücreler
oosit
hücreleri
hücrelerinin
büyüme
granüloza


16. SAYFA ICERIGI

Bu gelişim yeteneğine; kumulus morfolojisi, folikül büyüklüğü, folikül sağlığı, ovaryum stimülasyonu ve kültür öncesi manüplasyonlar olmak üzere 5 ana faktör etkili olabilmektedir.
Granüloza hücrelerinin (kumulus ooforus ve korona radiata ) oositin IVMye pozitif etkileri vardır. Bu hücreler salgıladıkları gonadotropinlerle reseptörler aracılığıyla oositin ilk etkileşimini sağlamaktadırlar (Sirard ve Blondin 1996).
Sitoplazma olgunlaşması ve oosit aktivasyonu çekirdek maturasyonu ile paralel yürür. IVM için kültür sistemlerinin başarısının farklı parametrelere bağlı olduğu bilinmektedir. Oositlerin IVMsi kumulus korona oosit kompleksinin bütün elemanlarının katıldığı morfolojik, fizyolojik ve biyokimyasal değişikliklerin bir sonucudur (Cihangir 2009).
Kumuluslar özellikle çekirdek maturasyonu ve ileriki gelişme kapasitesi için gereklidir. Çünkü kumulusları temizlenen oositlerde IVMnun düşük olması, gerekli substansların oosite taşınmasının yeterince sağlanamadığını akla getirmektedir.
Kumulus hücrelerinin etkisi ile oositte protein sentezi uyarılır, özellikle steroid salınımı artar. Spermle karşılaşınca M IIdeki oositin sitoplazma olgunlaşması daha da indüklenir. Bu olaylar dizisi oosit aktivasyonu olarak tanımlanır (Leeson ve ark 1988).
1.5. Hormonlar
Ovaryum, salgıladığı östrojen ve progesteron hormonlarıyla, kadın genital sisteminin bütün organları üzerinde etkili olan, genital döngüyü düzenleyen bir organdır.
Ovaryumlarda erginlik evresinden başlayarak, bir grup primordiyal folikülde foliküler büyüme olarak adlandırılan süreç başlar. Bu süreç oositler, granüloza hücreleri ve folikülleri çevreleyen stromadaki fibroblast benzeri hücrelerdeki değişimleri kapsar. Büyüme sürecine geçen foliküllerin, çok sayıda primordiyal folikül arasından nasıl seçildiği tam olarak bilinmemektedir (Lindner ve ark 1988, Koyabashi ve ark 1991).
9

İlgili Kaynaklar







single.php