Östrojen ve FSH reseptörlerinin hızlı olarak uyarılmasını sağlamaktadır (McNatty ve ark 1980).
Kumulus hücreleri preovulator dönemde gonadotropin sonrasında karateristik değişiklikler gösterir. Bu zaman içerisinde HA ve mukopolisakkarit sentezinde laktat ve progesteron üretiminde, oksijen tüketiminde biyokimyasal değişiklikler oluşur. FSHın bu dönemde HA sentezini ve musinlemesini kumulus hücre kompleksinde arttırarak kumulus ooforus maturasyonunda rol oynadığı düşünülmektedir.
Granüloza hücrelerinde preovulatuvar dönemde FSH ve LH reseptör sayısı artarak folikül gelişimi uyarılır. Bu etki ilk önce granüloza hücrelerinde yapılan östrojen ile kuvvetlenir (Beck 1989).
1.5.2. Lüteinize Hormon (LH)
LH; olgulaşan folikülün patlamasını ve ovumun dışarı atılmasını sağlar. Ayrıca corpus luteumdan progesteron salınımını stimüle eder. Plazma ve antral sıvıda LHın erken yükselmesi durumunda granülozadaki mitotik aktivite azalmakta, dejeneratif değişiklikler başlamakta ve folikül içindeki androjen düzeyleri artmaktadır (Atabekoğlu 1998).
LH kendi reseptörleri üzerine etki ederek dominant foliküldeki granülozanın progesteron üretimiyle sonuçlanan luteinizasyonu hızlandırmaktadır. LHın ani artışı, oositteki mayozun yeniden başlamasını, granüloza hücrelerinin luteinizasyonunu, kumulus büyümesini ve folikül rüptürü için gerekli olan prostaglandinlerin sentezini sağlar. LHın ani artışı ile foliküldeki progesteron düzeyleri, ovulasyon zamanına kadar artmaya devam etmektedir. LH pik düzeyine ulaştığında östradiol seviyeleri düşmektedir.
Teka hücrelerinde LH etkisi ile yapılan androjenler (testosteron ve androstenedion) granüloza hücrelerine taşınır ve FSHın aromataz enzimlere etkisi ile burada östrojenlere dönüşür (Dujikers ve ark 1997).
11



18. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

Oosit maturasyonunun folliküler sıvı hormon parametreleri ile ilişkisi - Sayfa 10
FSH'ın varlığında östrojen follikül sıvısındaki ana madde halini almaktadır. Buna karşın FSH yokluğunda androjenler hakim olmaktadır (13-14). Kumulus oophorus hücreleri preovulatuar gonadotropin piki sonrasında karakteristik değişiklikler gösterir. Bu dönemde mukopolisakkarit ve özellikle hyaluronik asit sentezinde, laktat ve progestin üretiminde ve oksijen tüketiminde biyokimyasal değişiklikler ...
Folikül stimülan hormon reseptör (fshr) mutasyonları ve over cevabı - Sayfa 12
3.4. Antral foliküller Granülozada en üst düzeyde farklılaşma oranı ile antral foliküller; en fazla östradiol üreten, sağlıklı oosit barındırma ihtimali en yüksek olan foliküllerdir. Sistemik dolaşıma da geçen östradiol, negatif geri bildirim etkisiyle FSH’ı azaltmaya başladığında, sadece en fazla FSH reseptörüne sahip olan baskın folikül hayatta kalabilecektir. FSH reseptörleri yeterli olmayan an...
İnfertil hastalarda antral folikül sayısının ovulasyon indüksiyonu başarısı ve gebelik oranına etkilerinin araştırılması - Sayfa 26
15 LH kendi reseptörleri üzerinden etki göstererek, dominant foliküldeki granülozanın progesteron üretimi ile sonuçlanan luteinizasyonunu hızlandırmaktadır. LH reseptörü bir kez ortaya çıktıktan sonra hücrenin büyümesini baskılamakta ve enerjisini steroidogeneze odaklamaktadır (bu etki IGF-I tarafından arttırılmaktadır). Progesterondaki artış preovulatuar folikülün bulunduğu Overin venöz akımında...

18. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

etki
hücreleri
reseptör
granüloza
hücre
östrojen


18. SAYFA ICERIGI

Östrojen ve FSH reseptörlerinin hızlı olarak uyarılmasını sağlamaktadır (McNatty ve ark 1980).
Kumulus hücreleri preovulator dönemde gonadotropin sonrasında karateristik değişiklikler gösterir. Bu zaman içerisinde HA ve mukopolisakkarit sentezinde laktat ve progesteron üretiminde, oksijen tüketiminde biyokimyasal değişiklikler oluşur. FSHın bu dönemde HA sentezini ve musinlemesini kumulus hücre kompleksinde arttırarak kumulus ooforus maturasyonunda rol oynadığı düşünülmektedir.
Granüloza hücrelerinde preovulatuvar dönemde FSH ve LH reseptör sayısı artarak folikül gelişimi uyarılır. Bu etki ilk önce granüloza hücrelerinde yapılan östrojen ile kuvvetlenir (Beck 1989).
1.5.2. Lüteinize Hormon (LH)
LH; olgulaşan folikülün patlamasını ve ovumun dışarı atılmasını sağlar. Ayrıca corpus luteumdan progesteron salınımını stimüle eder. Plazma ve antral sıvıda LHın erken yükselmesi durumunda granülozadaki mitotik aktivite azalmakta, dejeneratif değişiklikler başlamakta ve folikül içindeki androjen düzeyleri artmaktadır (Atabekoğlu 1998).
LH kendi reseptörleri üzerine etki ederek dominant foliküldeki granülozanın progesteron üretimiyle sonuçlanan luteinizasyonu hızlandırmaktadır. LHın ani artışı, oositteki mayozun yeniden başlamasını, granüloza hücrelerinin luteinizasyonunu, kumulus büyümesini ve folikül rüptürü için gerekli olan prostaglandinlerin sentezini sağlar. LHın ani artışı ile foliküldeki progesteron düzeyleri, ovulasyon zamanına kadar artmaya devam etmektedir. LH pik düzeyine ulaştığında östradiol seviyeleri düşmektedir.
Teka hücrelerinde LH etkisi ile yapılan androjenler (testosteron ve androstenedion) granüloza hücrelerine taşınır ve FSHın aromataz enzimlere etkisi ile burada östrojenlere dönüşür (Dujikers ve ark 1997).
11

İlgili Kaynaklar







single.php