Kumulus hücrelerinin yüzey artırıcı mikrovillus ve sitoplazmik çıkıntılarının zona pellusida üzerinde oosit sitoplazma zarının mikrovillusları ile gap-junction ve desmozom tipi bağlantılarla oosite küçük moleküllerin (proteoglikanların) ve kendi salgıladıkları az miktardaki gonadotropinlerin transportunu sağlar. Ayrıca reseptör artışını indüklemek suretiyle östrojen, progesteron ve kısmende androjen salgısında artışa yol açar. Bunun yanı sıra insülin benzeri büyüme faktörü (IGF) salgılayarak oosit olgunlaşmasına katkıda bulunurlar (Mlynarcikova ve ark 2008).
Kumulus hücreleri kültür mediumu içeriğinin pHsını stabilize ederler, istenmeyen maddeleri (oksidatif ajanlar, hypoksantin gibi) ortadan kaldırırlar. Aynı zamanda embriyo gelişimini destekleyen bazı maddeler salgılarlar. Kumulus hücrelerinin ürettiği steroid ve proteinlerin embriyoların erken gelişim döneminde olumlu etkisi vardır (Fabbri ve ark 2000).
Kumulus hücre matriksinin ovulasyon ve fertilizasyon başarısı için vazgeçilmez olduğu bilinmektedir. Kumulus matriks gelişiminin, oosit büyüme potansiyeli ile bağlantılı olduğu, genler aracılığı ile oosit ve kumulus hücrelerinin etkileştiği gösterilmiştir (Russel ve Robker 2007).
Kumulus ooforus ve korona radiata (granüloza hücreleri) oositin IVMda pozitif etkiler olup KOK hücrelerinin oosit maturasyonunda direkt etkili olduğu ve ayrıca KOK matriksini intraselüler sinyalleşmede önemli rolleri olduğu vurgulanmıştır (Resim 1.1.). Bu hücreler salgıladıkları gonodotropinlerle oositin ilk gelişimini reseptörler aracılığı ile sağladığı düşünülmektedir (Hampl ve Eppig 1995).
13



20. SAYFAYA BENZER SAYFALAR

İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu ? embriyo transferi sikluslarında otolog kumulus hücre - oosit kompleksinin kültür ortamı olarak kullanılmasının embriyo gelişim kalitesine, implantasyon ve gebelik oranlarına etkisinin - Sayfa 49
Ovulasyon öncesi dönemde oosit etrafında kumulus matriksinin hızla oluşumu yegane ve dinamik biyolojik bir olaydır. Somatik over hücreleri ve oosit tarafından üretilen proteinler ve dolaşan hormonlar sayesinde kumulus hücrelerinin kompleks genlerinin regulasyonu ile kumulus matriksi oluşur. Bu kompleksin düzgün oluşumu ve birleşimi, folikül çatlaması, oositin transportu ve fertilizasyonu gibi kadı...
İntrasitoplazmik sperm enjeksiyonu ? embriyo transferi sikluslarında otolog kumulus hücre - oosit kompleksinin kültür ortamı olarak kullanılmasının embriyo gelişim kalitesine, implantasyon ve gebelik oranlarına etkisinin - Sayfa 51
polimeraz chain reaksiyonu analizi ile hCG enjeksiyonu sonrasında fare COC ‘da inter-α- tripsin inhibitörü (IαI) yokluğunda 29 genin regulasyonunun aktifleştiği, 5 genin regulasyonunun ise inhibe olarak ovulasyon yetmezliğine neden olduklarını bulmuşlardır (189). Wu ve ark. yaptıkları diğer bir çalışmada kumulus hücre varlığının oosit üzerindeki oksidatif stresi azalttığını ortay...

20. SAYFADAKI ANAHTAR KELIMELER

kumulus
hücreleri
hücreler
hücre
büyüme
oosit


20. SAYFA ICERIGI

Kumulus hücrelerinin yüzey artırıcı mikrovillus ve sitoplazmik çıkıntılarının zona pellusida üzerinde oosit sitoplazma zarının mikrovillusları ile gap-junction ve desmozom tipi bağlantılarla oosite küçük moleküllerin (proteoglikanların) ve kendi salgıladıkları az miktardaki gonadotropinlerin transportunu sağlar. Ayrıca reseptör artışını indüklemek suretiyle östrojen, progesteron ve kısmende androjen salgısında artışa yol açar. Bunun yanı sıra insülin benzeri büyüme faktörü (IGF) salgılayarak oosit olgunlaşmasına katkıda bulunurlar (Mlynarcikova ve ark 2008).
Kumulus hücreleri kültür mediumu içeriğinin pHsını stabilize ederler, istenmeyen maddeleri (oksidatif ajanlar, hypoksantin gibi) ortadan kaldırırlar. Aynı zamanda embriyo gelişimini destekleyen bazı maddeler salgılarlar. Kumulus hücrelerinin ürettiği steroid ve proteinlerin embriyoların erken gelişim döneminde olumlu etkisi vardır (Fabbri ve ark 2000).
Kumulus hücre matriksinin ovulasyon ve fertilizasyon başarısı için vazgeçilmez olduğu bilinmektedir. Kumulus matriks gelişiminin, oosit büyüme potansiyeli ile bağlantılı olduğu, genler aracılığı ile oosit ve kumulus hücrelerinin etkileştiği gösterilmiştir (Russel ve Robker 2007).
Kumulus ooforus ve korona radiata (granüloza hücreleri) oositin IVMda pozitif etkiler olup KOK hücrelerinin oosit maturasyonunda direkt etkili olduğu ve ayrıca KOK matriksini intraselüler sinyalleşmede önemli rolleri olduğu vurgulanmıştır (Resim 1.1.). Bu hücreler salgıladıkları gonodotropinlerle oositin ilk gelişimini reseptörler aracılığı ile sağladığı düşünülmektedir (Hampl ve Eppig 1995).
13

İlgili Kaynaklar







single.php